Inference türkçesi Inference nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Çıkarsama.
  • Sonuç çıkarma.
  • Öngörüde bulunma.
  • Kavramlar arasındaki ilişkilere dayanarak birtakım yargılara varma ve bu yargıların yardımıyla anlam ve sonuç çıkarma.
  • Anlam çıkarma.
  • Anlam.
  • Çıkarım.
  • Netice.
  • Sonuç.
  • Dolaylı çıkarım.

Inference ingilizcede ne demek, Inference nerede nasıl kullanılır?

Classical inference methods : Klasik çıkarsama yöntemi.

Indirect inference model : Dolaylı çıkarım modeli.

Bayesian inference : Bayesçi çıkarsama. Bayesci sonuç çıkarımı.

Bayesian unit root inference : Bayesçi birim kök çıkarsama.

Causal inference : Nedensel çıkarsama.

Inferences : Sonuç çıkarma. Anlam. Sonuç.

Make inferences : Sonuca varmak. Sonuç çıkarmak.

Smoothed inference : Düzgünleştirilmiş çıkarsama.

Statistical inference : İstatistiksel anlam çıkarma. İstatistiksel çıkarsama. İstatistiksel çıkarım. İstatistiksel sonuç. İstatistiki çıkarım.

Large sample inference : Geniş örneklem çıkarsaması.

İngilizce Inference Türkçe anlamı, Inference eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inference ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Meaning : Maksat. Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim. Yorum. Kasıt. Mana. Amaç. İçerik. Anlamlı.

 

Eventualities : Takdir. İmkan. Olası netice. Olasılık. Olası sonuç. İhtimal.

Corollaries : Bir kaziyenin neticesi. Doğal sonuç. Bir şeyin doğal sonucu. Gerekçe.

Consequence : Serencam. Akıbet. Önem. Semere. Eser. Ehemmiyet. Önemli sonuç.

Concernment : Kaygı. Karışma. Özel ilgi. Endişe. Önem.

Backwashes : Dümen suyu. Sonraki etki. Serpinti. Geriye gelen dalga. Olayın yankıları. Dalganın geri çekilmesi. İkincil etki. Geri yıkama. Ters yıkama.

Meanings : Mana. Kasıt. Amaç. Anlamlar. İçerik.

Abulia : İstem yitimi. İstenç yitimi. Abuli. İrade kaybı. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade yitimi. Kayıtsızlık. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abulya.

Analogy : Karşılaştırma. Analogi. Analog. Mukayese. Kökenlerinin benzer olmasına gerek olmaksızın, aynı görevi gören. Benzeşim. İki şey arasında kimi yönlerden uygunluk durumu. bir ya da birkaç bakımdan benzerlik gösteren şeylerin başka bakımlardan da benzerlik göstereceğini ileri süren bir tür çıkarsama. benzerliklerin yardımıyla bilinmeyeni elde etme yolu. Kıyas. Bilgisayar, biyoloji, hukuk, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Benzetim.

 

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Inference synonyms : entailment, logical thinking, academic year, construction, denouement, event, acceptation, aftermath, avail, attendant, conclusion, academic intelligence, implication, achromatopsia, abstract thought, effect, constructions, accustoming, educt, extrapolation, close, denouements, illation, abstract reasoning, presumption, derivation, reasoning, consequences, conclusions, denotation, ability group, denotations, corollary.

Inference ingilizce tanımı, definition of Inference

Inference kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of inferring by deduction or induction.