Meaning türkçesi Meaning nedir
- Önem.
- Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim.
- İçerik.
- Mana.
- Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb.
- Manalı.
- Kasıt.
- Kasıtlı.
- Maksat.
- Anlam.
- Gramer alanında kullanılır.
- Anlamlı.
- Amaç.
- Değer.
- Yorum.
- Gaye.
- Meal.
- Niyetli.
Meaning ile ilgili cümleler
English: Ali wants to understand the meaning of life.
Turkish: Ali yaşamın anlamını anlamak istiyor.
English: An application of a qualifier precludes non-partaking instances from the compound meaning of a term.
Turkish: Bir terimin birleşik anlamından dolayı, bir niteleyicinin kullanımı benzemeyen örnekleri engeller.
English: Ali's been meaning to clean out his badly cluttered garage for years.
Turkish: Ali yıllardır kötü bir şekilde darmadağın edilmiş garajını temizlemeye niyetleniyor.
English: Ali didn't know the meaning of "anglophobia," so he did a quick web search to see if he could find out what it meant.
Turkish: Ali "anglophobia"'nın anlamını bilmiyordu, bu yüzden onun ne demek olduğunu bulabilmek için hızlı bir web araştırması yaptı.
English: "A is equivalent to B" has the same meaning as "A is true if and only if B is true".
Turkish: "A, B'ye eşittir" önermesi, "Eğer ve yalnızca eğer B doğruysa A doğrudur" ile aynı anlama gelmektedir.
Meaning ingilizcede ne demek, Meaning nerede nasıl kullanılır?
Change of meaning : Halk kültürünü oluşturan ürün ve olaylarda görülen aynı zamanda yatay oluşum adıyla anılan anlam değişmesi, bk. değer değişimi, yatay oluşum, krş. durum değişimi. Anlamsal değişim.
Connotative meaning : Yananlam.
Contextual meaning : Bağlamsal anlam. Kapsam.
Devoid of meaning : Önemi olmayan. Anlamsız. Önemsiz. Anlamı olmayan.
Double meaning : Çifte anlam. Çift anlamlı.
Same meaning : Aynı anlam.
Main meaning : Bir kelimenin karşıladığı ilk kavram, ana kavram: ayak kelimesinin asıl anlamı «insan ve hayvanda yürüme organı»dır. bu kelimenin masa ayağı, sandalye ayağı örneklerinde olduğu gibi herhangi bir nesnenin ayağı, bir ırmağın ayağı veya «halk şiirindeki kafiye» anlamlarını kazanması, anlam dallanması yoluyla sonradan oluşmuş yan anlamlardır. bunun gibi yol kelimesinin asıl anlamı «üzerinde yürünen veya üzerinden geçilen yer»dir. «usul, metod» anlamı ise sonradan oluşmuştur. aynı durum yürek «kalp» kelimesinde de vardır. bunun «cesaret» anlamı sonradan ortaya çıkmıştır. bk. sözlük anlamı krş. yan anlam. Asıl anlam.
Figurative meaning : Mecazi anlam. Mecaz anlam.
Equivalent meaning : Eşdeğer anlam. Birbiri yerine geçebilecek anlamlardan her biri.
Lexical meaning : Kelime anlamı. Sözcüksel anlam. Sözlük anlamı.
İngilizce Meaning Türkçe anlamı, Meaning eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Meaning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contexts : Şartlar. Sözün gelişi. Durum. Genel durum. Bağlam. Kaynak. Kontekst. Ortam.
Currencies : Para. Döviz. Dolaşım. Geçerlik. Devir. Tedavül. Yaygınlık. Geçerlilik.
Exegeses : Kutsal kitap yorumu. Şerh. Tefsir.
Gist : Özet. Başlıca fikirler. Meselenin ruhu. Hulasa. Anafikir. Ana çekitler. Öz. Esas anlam. Asıl. Ana fikir.
Thought : İlgi. Sanı. Düşünüş. Görüş. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey. Fikir. Düşünme. Tasavvur. Düşün. Olay, durum ve nesneler üzerinde çözümleyici ve bireştirici işlemlerde bulunmaya olanak sağlayan kavrama ve açıklama yetisi.
Reference : İlişki. İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen ve görevini iyi yaptığını belirten belge. Başvurma. Kaynak kullanma (bir yazıyı hazırlarken). Havale. Arıtlama. Bahsetme. Bonservis. Dayanak. Kastetme.
Studious : Dikkat eden. Özenli. Hevesli. Ders çalışmayı seven. Çalışkan. Gayretli. Bir konu üzerinde araştırma yapmayı seven. Dikkatli. Üzerinde çalışılmış.
Designedly : Tasarlayarak. Kasıtlı olarak. Bilerek. Mahsus. Bile bile. Özellikle. Kasten. Tasarlanarak.
Burden : Yük taşıma. Sıkıntı çektirmek. Sıkıntı vermek. Yüklemek. Ağır yük. Ağırlık. Sırtına yüklemek. Yük. Sorumluluk. Yüklenmek.
Semantics : Anlam bilimi. Dilleri oluşturan simgelerle anlamları arasındaki ilişkileri inceleyen bilim. Semantik. Dildeki birimleri anlam bakımından ele alıp inceleyen dil bilimi dalı. anlam bilimi kendi içinde de durgun veya eş zamanlı anlam bilimi, gelişmeli veya alt zamanlı anlam bilimi olarak iki alt dala ayrılmaktadır. dilin belirli bir zaman kesitindeki durumunu tarihi değişme ve gelişmelere girmeden inceleyen anlam bilimi dalı eş zamanlı anlam bilimi (synchronische semantik) adını alır. bu dalda, dilin kelimeleri; anlamları, kavram alanları ve kapsamları ile eş anlamlılık, çok anlamlılık, eş seslilik vb. açılardan ele alınmaktadır. || art zamanlı (diachronische semantik) anlam bilimi ise, dilin anlamla ilgili olaylarını tarihi değişme ve gelişme süreci içinde ele almaktadır. bk. eş zamanlı anlam bilimi ve art zamanlı anlam bilimi. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Anlambilim.
Meaning synonyms : grammatical meaning, guts, merit, mise, lesson, sense, denotation, richer, abstract noun, significance, constructions, sententious, intention, interpreation, ambling, consummations, destinations, aim, moral, explications, connotation, pregnant, interpretation, point, bourne, copious, bourns, intents, context, construction, account, purposed, object.
Meaning zıt anlamlı kelimeler, Meaning kelime anlamı
Meaningless : Manasız. Pestenkerane. İpsiz sapsız. Abes. Boş. Pestenkerani. Anlamsız. Absürt. İçeriksiz. Abidik gubidik.
Hostile : Muhalif. Hasmane. Düşmana ait. Hasım. Düşmana özgü. Düşman. Saldırgan. Dövüşken. Düşmanca.
Meaning ingilizce tanımı, definition of Meaning
Meaning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Purpose. Object. Intent. That which is meant or intended. As, a mischievous meaning was apparent. Aim.

Bu kısımda Meaning kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Meaning ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Meaning anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Meaning ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.