Currencies türkçesi Currencies nedir
- Dolaşım.
- Yaygınlık.
- Tedavül.
- Değer.
- Geçerlilik.
- Para.
- Döviz.
- Devir.
- Geçerlik.
Currencies ile ilgili cümleler
English: European currencies weakened against the dollar.
Turkish: Avrupa para birimleri dolar karşısında zayıfladı.
Currencies ingilizcede ne demek, Currencies nerede nasıl kullanılır?
Basket of currencies : Kendi mevcut değerleriyle çeşitli yabancı dövizler derlemesi. Para kokteyli. Hesap birimi. Para sepeti. Döviz sepeti. Para birimleri sepeti.
Currency : Döviz. Dolaşım. Sirkülasyon. Tedavül. Para birimi. Değer. Yaygınlık. Güncellik. Revaç. Geçerlik.
Currency account : Cari hesap. Döviz hesabı.
Currency area : Ortak para biriminin kullanıldığı ülke grubuna verilen ad. ulusal para birimlerinin sabit kurlardan birbirine bağlandığı ülke grubu. Para alanı.
Currency basket : Sepet kur. Sepet para. Herhangi bir ülkede tedavüldeki para miktarı. Para sepeti. Birden fazla para biriminin eşit veya farklı ağırlıklarıyla oluşturulan hesap birimi. Döviz sepeti.
Currency circulation : Bir birim paranın belirli bir dönemde mal ve hizmet satın alımlarında iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Para tedavülü. Paranın dolaşımı.
Currency convertibility : Ülkeler arası para çevrimi. Dönüştürebilirlik. Paranın konvertibilitesi. Bir ülke parasının yabancı ülke paralarına çevrilebilirle özgürlüğü.
Currency bill : Yabancı poliçe. Kambiyo senedi.
Currency format : Para birimi biçimi.
Currency decimal symbol : Para birimi ondalık simgesi.
İngilizce Currencies Türkçe anlamı, Currencies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Currencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Currency : Güncellik. Sürümdeki para.
Feasibility : Uyarlık. Olurluk. Kent ve kasabaların düzentasarlarının, türlü etmenler hesaba katılarak, gerçekleştirilmesinin olanaklı ve ussal olup olmadığını belirlemeye yarayacak koşullar. bunu elde etmeye yarayan inceleme ve araştırma türü. Elverişlilik. İmkan. Yapılabilirlik. Uygulama olanağı. Yapılabilirlik çalışması. Fizibilite.
Banknote : Saymaca kağıt para. Altın ya da gümüş karşılığı olmayan kağıt para. devlet gücüyle dönüştürülen zorunlu bir borçlanmadan başka bir anlam ve niteliği olmayan kağıt para. Kağıt para. Banknot. Papel. Kaime.
Moral : Ahlak. Mutlak olarak iyi olduğu düşünülen veya belli bir yaşam anlayışından kaynaklanan davranış kuralları bütünü. bir kimsenin iyi niteliklerini veya kişiliğini ifade eden tutum ve davranışlar bütünü, mizaç. Ders. Ahlaklı. İçgüdü. Törel. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hisse.
Costliness : Pahalılık. Yüksek fiyatlılık. Pahalıya malolma. Zenginlik. İhtişam. Lüks. Paha.
Brassing : Bando. Yüzsüzlük. Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Pirinçle kaplamak. Cüret. Küstahlık. Pirinç. Tıngır.
Generality : Genel konu. Genelleme içeren söz. Çoğunluk. Ekseriyet. Belli bir durum ya da bağlam için geçerlenmiş olmakla birlikte, henüz yeterli bir güvenirlik düzeyine ulaşmamış nedensel ilişki, bk. yasa. Yuvarlak laflar. Genel sözler. Belirsizlik. Umumiyet.
Placard : Afiş yapıştırmak. Duvar ilanı. Yafta. Afiş. Pankart. Afişlerle duyurmak. Levha. Poster.
Meaning : Gaye. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim. Maksat. Kasıtlı. Anlamlı. Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb. Meal. Manalı. Kasıt.
Mise : Masraflar. Paha.
Currencies synonyms : legitimacies, currentness, universality, prevalence, assignments, premium, coffering, international exchange, extensiveness, bread, age, relevance, generalness, cessions, cycle, circuit, funny money, alienation, validness, bunce, brought forward, chip, brass, generalities, cashes, assignations, relevances, cycles, usualness, precious, foreign currency, legitimacy, amount.

Bu kısımda Currencies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Currencies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Currencies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Currencies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.