Devir nedir, Devir ne demek
Devir; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası

- Dönme, dönüş.
- Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot.
- Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi.
- Aktarılma.
- Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme.
- Sürekli ve düzenli değişme, çevrim.
- Dolaşma.
"Devir" ile ilgili cümle örnekleri
- "Tekerin devri."
- "Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı." - B. Felek
- "Devir teslim töreni."
- "Malın arabadan vagona devri."
- "Şehrin çevresinde iki devir yaptık."
Yerel Türkçe anlamı:
Devir, zaman
Balta.
Zaman, çağ
Biyoloji'deki anlamı:
Jeolojik zamanlarda bir çağın alt bölümü. Örnek: Jura devri, Mezozoik çağın bir alt bölümüdür. Periyot.
İktisat alanındaki kelime anlamı:
Bir hakkın, bir hukuki çıkarın ya da bir nesnenin bir kimseden bir başka kimseye geçmesini sağlayan işlem.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem.
Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:
[Bakınız: dönem]
Bilimsel terim anlamı:
Cansızlardan başlayarak Tanrı'ya doğru bütün varlıkların bir daire düzeninde oluşumuna inanan tasavvuf kuramı, bk. devriye.
İngilizce'de Devir ne demek? Devir ingilizcesi nedir?:
period, turnover, transfer
Fransızca'da Devir ne demek?:
période
Devir hakkında bilgiler
Devir, Ezoterizm ve Sufilik’te kullanılan bir terimdir. Kimi sufilere göre madde aleminde ruhlar önce cansız madde, sonra bitki, sonra hayvan, sonra insan biçiminde doğarak, ‘insan-ı kamil’ olma yolunda sürekli olarak gelişir, olgunlaşırlar. Anlamı ruhçuluktaki terimlerle reenkarnasyon yoluyla ruhsal tekamüldür. Ruhun maddeye gömülüş yayına kavs-i nüzul, insan-ı kamil olma yolundaki yükseliş yayına ise kavs-i uruc adı verilir.
Devir ile ilgili Cümleler
- Yangın kapıyı devirdi.
- Devir kötü. Güçlü olmaya çalış!
- Doksanı devirmesi muhtemel.
- Rüzgar bu ağacı devirdi.
- Tom'un köpeği bizim çöp tenekesini devirdi.
- Biz bu diktatörlüğü devireceğiz.
- Jale bir kiraz ağacını devirdi.
- Devir kötü.
- Bu devirde artık eskisi kadar çocuk yapılmıyor.
Devir tanımı, anlamı:
Sürek : Hızlı süren, hızlı giden. Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü.
Devir açmak : Tarihte özellik taşıyan yeni bir çağ başlatmak.
Devrihindi : Türk müziğinde bir küçük usul.
Devrisaadet : Asrısaadet.
Cilalı taş devri : Tarihten önceki zamanların ayrıldığı üç devirden biri.
Kuluçka devri : Kuluçka dönemi.
Maden devri : Tarihten önceki zamanların ayrıldığı üç çağdan sonuncusu olan ve madenlerin kullanılmaya başladığı zaman dilimi.
Taş devri : İnsanın ortaya çıkışı ve taştan araçlar yapmasından başlayarak kalkolitiğin sonuna kadar geçen tarih öncesi dönem.
Yontma taş devri : Tarihten önceki zamanların en eski devri, Yontma Taş Çağı.
Devralmak : Bir şeyi devir yoluyla almak, teslim almak.
Devredilmek : Devretme işi yapılmak, devrolmak.
Devredilmezlik : İnsan haklarının niteliklerinden birini belirtmek için kullanılan terim.
Devretmek : Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Dönmek, dolaşmak. Aktarmak.
Devrialem : Dünyayı dolaşma.
Devridaim : Tam ve sürekli dönüş veya dolaşım.
Devrikebir : Türk müziğinde bir büyük usul.
Devrirevan : Türk müziğinde bir büyük usul.
Devrolunmak : Devredilmek.
Yetki devri : Bir makam veya organın sahip olduğu yetkileri başka bir makam veya organa devretmesi.
Devirli : Eşit zaman aralıkları ile ardışık olarak tekrarlanan (hareket), devrî.
Devirmek : Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek. Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak. Belli bir yaş dönemini geride bırakmak. Hepsini kısa sürede içip bitirmek. Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek. Bir yana eğmek.
Dağ devirmek : Çok zor işleri başarmak.
Gözlerini devirmek : Öfke ile bakmak.
Kitap devirmek : Bir veya birden çok kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek.
Semeri devirmek : Eşek gibi kabaca yatmak.
Sitteisevir her saati bir devir : "fırtına günlerinde hava her saat değişikliğe uğrar" anlamında kullanılan bir söz.
Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Belirlenmiş olan an. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.
Parça : Pasaj. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne.
Dönme : Dönmek işi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi.
Dönüş : Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. Dönme işi.
Aktarılma : Aktarılmak işi.
Mülkiyet : Sahiplik.
Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.
Terim : Geleneksel mantıkta özne veya yüklem. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri.
Sürekli : Uzun süreli olarak, daima. Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak.
Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.
Düzenli : Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
Değişme : Değişim. Değişmek işi.
Çevrim : Devir. Bir elektrik akımının iletken üzerinde aldığı yol, devre. Elektrik enerjisinin bir başka enerjiye dönüştürülmesi.
Dolaşma : Dolaşmak işi.
Devir belgesi : Bir hakkın, bir hukuki çıkarın ya da bir nesnenin bir kimseden bir başka kimseye geçtiğini gösteren belge.
Devir süresi : Devirsel bir olayda, bağımsız değişkenin; aynı belirtilerin yeniden olması için gerekli en ufak aralığı. Not: Işınım olayında bağımsız değişken zaman'dır. [Bakınız: dönüm] [Bakınız: devir]
Devir ve temlik sözleşmeleri : Her türlü hakkın ve alacağın üçüncü bir kişiye devredilemesine ilişkin yapılan sözleşmeler.
Devirdük : Son sözünü hemen söyleyen kimse.
Devirebilme : Devirebilmek işi.
Devirebilmek : Devirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Devirgeç : Saçta pişirilen yufka ekmeği çevirmeye yarayan tahta aygıt. Sac üstünde ekmek çevirmeye yarayan tahta araç.
Devirgi : Yuvgu kapağı üzerinde ya da yanında bulunan, emme-atma kapaçlarını kaldıraç yöntemiyle çalıştıran parça. demiryolu: Bir kömür vagonunun en kısa sürede boşaltılmasını sağlayan düzen. elektrik: Akım geçmediğinde, kumanda akımının belirlediği en son durumda kalan ve yalnız iki konumda çalışan değiştirgeç.
Devirgi dingili dayanağı : Devirgi dingilini taşıyan destekler.
Deviriş : Devirme işi.
Diğer dillerde Devir anlamı nedir?
İngilizce'de Devir ne demek? : n. age, period, epoch, era, circulation, cycle, revolution, rotation, turnover, alienation, assignation, assignment, cession, circle, circumvolution, currency, disposal, Eyre, grant, gyration, release, rev, rounder, spin, take over, transfer
v. overturn, knock down, take down, down, strike down, capsize, upset, chop down, crumple, cut down, defeat, knock, knock back, knock over, overset, overthrow, quaff off, revolutionize, subvert, tilt, tip, give smth. a tip, topple, topple over
Fransızca'da Devir : âge [le], période [la], tour [le], cycle [le], révolution [la], transfert [le], transport [le]
Almanca'da Devir : n. Ära, Epoche, Torsion, Übereignung, Überschreibung, Übertrag, Umdrehung, Wirbel, Zeit, Zeitabschnitt, Zyklus
Rusça'da Devir : n. эпоха (F), пор`а (F), период (M), вращение (N), оборот (M), цикл (M), сдача (F), обход (M)
adj. вращательный

Bu kısımda Devir nedir? Devir ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Devir tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Devir hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.