Döviz nedir, Döviz ne demek

Döviz; bir ekonomi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Ülkeler arası ödemelerde kullanılabilecek para, çek, poliçe vb. her türlü ödeme aracı.
  • Herhangi bir konuyu tanıtma, duyurma, propaganda yapma amacıyla üzerine yazı yazılmış bez veya karton
  • Yabancı ülke parası.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kâğıt ve madeni para.

Bilimsel terim anlamı:

Yabancı ülkeler için verilen çek, ödek, para aktarımı buyruğu gibi işlemlerde ödemenin yapılacağı para.

İngilizce'de Döviz ne demek? Döviz ingilizcesi nedir?:

exchange, foreign exchange, foreign cheque

Döviz hakkında bilgiler

Döviz, dar anlamda (çek, poliçe gibi) yabancı parayı temsil eden belgeler. Türkçede yabancı ülkelerin paralarına da döviz denmektedir. Herhangi bir ülkenin parasının, başka bir ülkenin (veya ülkelerin) parasına dönüştürülmesiyle ilgili işlemlere de döviz işlemi veya kambiyo işlemi denir. Döviz kelimesi dilimize Fransızca'daki deviseden geçmiştir. Genel olarak döviz dendiğinde milletlerarası ödemelerde kullanılan ödeme araçlarının tamamı ifade edilir.

Ekonomik açıdan bakıldığında döviz, iktisadi anlamda bir mal niteliğindedir. Döviz borsaları bazı özel nitelikleri olan piyasalardır. Kısaca belirtmek gerekirse, New York, Londra, Tokyo, Frankfurt, Zürich ve Paris en büyük döviz borsaları arasında bulunmaktadır. Ancak, döviz piyasalarını belirli bir yer veya mekanla sınırlı piyasalar olarak düşünmek doğru değildir.

 

Döviz borsaları, muayyen coğrafi bölgelerde faaliyet gösterseler de, çeşitli elektronik haberleşme araçlarıyla birbirleriyle sürekli olarak ilişki içinde bulunurlar. Denilebilir ki, günün her saatinde dünyadaki döviz piyasalarından herhangi birisi açık bulunur. Mesela ABD'in batısında yer alan San Fransisco'da borsalar kapandığında Uzak Doğuda Tokyo, Hong Kong ve Singapur borsaları, ayrıca bu borsalardaki çok uluslu Amerikan ve Avrupa bankalarının şubeleri yeni açılmışlardır. Uzak Doğu borsaları kapandığında ise Orta Doğunun mali piyasaları ve merkezleri iki saatten beri çalışmakta olup Avrupa borsaları mesaiye yeni başlamaktadır. Avrupa ile ortak çalışma saatleri sırasında New York borsasında faaliyet hacmi yoğunlaşmaktadır. Londra bankaları coğrafi konumları dolayısıyla, günlük çalışma süresi içinde öteki Avrupa piyasaları ve Kuzey Amerika dahil olmak üzere, Uzak Doğu ve Orta Doğu piyasalarıyla işlem yapabilmektedirler.

 

Milletlerarası döviz borsaları 24 saat sürekli olarak çalıştıkları için döviz fiyatları (kurları) sürekli olarak değişirler. Döviz bir iktisadi mal gibi işleme tabi tutulduğundan, dövizin bir arz ve talebi ve dolayısıyla da bir fiyatı vardır. Döviz fiyatlarına döviz kuru (exchange rate) denmektedir.

Döviz ile ilgili Cümleler

  • Dolar döviz kuru önemli ölçüde arttı.
  • Onlar bir bankaya gitselerdi, daha iyi bir döviz kuru alırlardı.
  • Hangi dövizi istersiniz?
  • Doların döviz kuru önemli ölçüde düştü.
  • Dövizi nerede değiştirebilirim?
  • Yen için döviz kuru dolar karşısında yükseldi.
  • Dolar ve Avro arasındaki döviz kuru nedir?
  • Dolar için döviz kuru nedir?

Döviz anlamı, tanımı:

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Poliçe : Belirli bir sürenin sonunda belirli bir parayı kendi adına veya bir başkasının emrine ödemesi için alacaklının borçluya yazdığı bildiri. Sigorta senedi.

Yabancı : Başka bir milletle ilgili olan. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Tanınmayan, bilinmeyen, yad. Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan.

Döviz kaçırmak : Yurt dışına izinsiz döviz çıkarmak.

Döviz işlemi : Yerli paranın herhangi bir yabancı paraya veya yabancı bir paranın yerli paraya çevrilmesi işi.

Döviz kuru : Yabancı paranın millî paraya karşı değeri.

Efektif döviz : Yabancı ülkelerin nakit biçimindeki para birimi.

Dövizzede : Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Aracı : Ara bulucu. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Tanıtma : Tanıtmak işi, takdim, prezantasyon.

Duyurma : Duyurmak işi.

Propaganda : Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca.

Yapma : Yapay. Yapmak işi. Yapmacık, sahici karşıtı.

Karton : Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter. Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj.

Temsil : Özümleme. Birinin veya bir topluluğun adına davranma. Oyun. Söz gelişi.

Döviz alım belgesi : Bankalar ile özel finans kurumlarının kendilerine satılan döviz karşılığında düzenledikleri belge.

Döviz alış kuru : Döviz işlemleri yapan kuruluşların döviz satın almak için önerdikleri fiyat.

Döviz arakazancı : Dövizin ucuz olduğu piyasadan satın alınıp pahalı olduğu piyasada satılarak, diğer bir deyişle kur farklarından yararlanarak elde edilen kazanç.

Döviz beyan tutanağı : Dışsatım yükümlülüklerini yerine getiren kişilerin yurtdışından getirdikleri dövizi gümrük kapılarında beyan etmeleri üzerine düzenlenen belge.

Döviz bonosu : Bir bankada bulunan belirli bir mevduat karşılığında taşıyana veya isme düzenlenen değerli kâğıt.

Döviz büfesi : Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2002-32/27 Tebliğde belirtilen usûl ve yöntemler çerçevesinde Hazine Müsteşarlığının izni ile kurulan, döviz ve efektif alım-satımı yapan yetkili müesseseler. krş. yetkili müesseseler

Döviz çapası : Ekonomideki fiyat istikrarını sağlamak amacıyla kurdaki dalgalanmaları önlemek için döviz kurunu belirli bir değerdeşlikte tutma.

Döviz darboğazı : Ülkenin belirli bir dönemde döviz giderlerinin artması ve/veya gelirlerinin azalması yüzünden ciddi bir döviz sıkıntısı içine düşmesi.

Döviz denetimi : Döviz kazançlarının belli bir fonda toplanması ve döviz isteklerinin de yine bu fonda devlet kurallarına göre yapılması, bu konudaki sunu ve istemi gözönünde bulunduracak döviz geçer değerini durağan ve elverişli bir oranda tutma çabası.

Döviz dengesi : Ülkenin belli bir dönemde uluslararası iktisadi işlemleri sonucu döviz kazançlarının döviz giderlerine denk olması.

Diğer dillerde Döviz anlamı nedir?

İngilizce'de Döviz ne demek? : n. foreign currency, currency

Fransızca'da Döviz : devise [la]

Almanca'da Döviz : n. Devise, Motto

Rusça'da Döviz : n. валюта (F), лозунг (M)

adj. валютный