Dövizzede nedir, Dövizzede ne demek

Dövizzede; kökeni farsça, fransızca dillerine dayanır.

  • Bankalara dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse

Dövizzede anlamı, kısaca tanımı:

Döviz : Yabancı ülke parası. Ülkeler arası ödemelerde kullanılabilecek para, çek, poliçe vb. her türlü ödeme aracı. Herhangi bir konuyu tanıtma, duyurma, propaganda yapma amacıyla üzerine yazı yazılmış bez veya karton.

Banka : Bankacılık işleminin yapıldığı yapı. Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş.

Borç : Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

Pahasına : Karşılığında, uğruna.

Çıkarmak : Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Sağlamak, elde etmek. Yayımlamak. Gidermek. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Boşaltmak. Yapmak, üretmek. Sunmak. Resim yapmak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Yollamak, göndermek. Bulmak, ortaya koymak. Göstermek. Hatırlamak. Söylemek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Fotoğraf çektirmek.

 

Kalan : Bölme işleminde bölünenden artan sayı. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Kalma işini yapan.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.