Banker nedir, Banker ne demek

Banker; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Banker" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Parayı aldıktan sonra harekete geçmediğinden aleyhine banker tarafından dava açılıyor." - R. H. Karay

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Banka sahibi kişi.

Bankaların dışında, yasal olarak para, altın, döviz ve taşınır değer gibi varlıkların alım satımıyla uğraşan kişi.

Bilimsel terim anlamı:

Para ve para karşılığı alınıp verilen tecimsel belgitlerin tecimi ile uğraşan kişi.

Banka yatırımları ve saygınlık işlemleri dışında belirli bir alanda banka işlemleri yapan kişi.

İngilizce'de Banker ne demek? Banker ingilizcesi nedir?:

banker

Banker hakkında bilgiler

[Bakınız: banka]

Banker ile ilgili Cümleler

  • Banker dolandırıcılık suçundan hapse girdi.
  • Kadın oyuncu, bir bankerle nişanlandığını söyledi.
  • Tom'un banker olan bir amcası var.

Banker anlamı, kısaca tanımı:

Banka : Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.

Bank : Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.

 

Bankerlik : Bankerin yaptığı iş. Banker olma durumu.

Bankerzede : Banker ile olan iş ilişkilerinde zarara uğrayan kimse.

Bankerzedelik : Bankerzede olma durumu.

Para : Kuruşun kırkta biri. Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Bu elementten yapılmış.

Taşınır : Para, çek, senet, tahvil vb. değerli kâğıt, taşınabilir, menkul. Taşınabilen (eşya).

Değer : Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün nitelik, meziyet, kıymet.

Ticaret : Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Ürün, mal vb. alım satımı. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

 

Uğraş : Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet. Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Zengin : Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Verimli. Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Çok, bol. Gösterişli.

Bankerlik olayı : Sermaye Piyasası Yasasından önce Türkiye'de 1979 yılında faizlerin piyasada belirlenmeye başlaması ile birlikte yüksek faizle fon toplayan bankerlerin 1982 yılında iflaslarıyla yaşanmış bunalım.

Diğer dillerde Banker anlamı nedir?

İngilizce'de Banker ne demek? : n. person who works in a bank; cashier, teller; dealer who keeps the bank in a casino; person who keeps the bank during a card game; sturdy wooden or stone workbench used by sculptors to support their work while carving or used by masons to cut their work

n. banker, person who works in a bank

n. banker

Almanca'da Banker : n. Bankier

Rusça'da Banker : n. банкир (M), толстосум (M)