Stockbroker türkçesi Stockbroker nedir

  • Mübayaacı.
  • Borsacı.
  • Borsa simsarı.
  • Aracı kurum.
  • Banker.
  • Kendi ya da müşterileri adına sermaye piyasası araçları alıp satan ve sermaye piyasası kurulunca yetkili kılınmış banka ve kurumlar.
  • Borsa tellalı.
  • Broker.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Borsa acentesi.
  • Borsa acentası.

Stockbroker ile ilgili cümleler

English: Ali isn't your typical stockbroker.
Turkish: Ali sizin tipik borsacınız değil.

English: I'm Tom's stockbroker.
Turkish: Ben Tom'un borsacısıyım.

Stockbroker ingilizcede ne demek, Stockbroker nerede nasıl kullanılır?

Stockbrokers : Borsa simsarı. Aracı kurumlar. Aracı firmalar. Borsa tellalı. Broker.

Stockbreeder : Büyükbaş hayvan yetiştiricisi. Gerçek ya da tüzel kişilerle tecimsel ortaklıkların buyrukları gereğince bunların adına ya da sayışımına borsada bulunarak pay ve borç belgiti ya da mal alan kişi. alıcıları olan kişiler, sayca kuruluşları. Büyükbaş yetiştiren çiftçi. Borsa temsilcisi. Sığır yetiştiricisi. Büyükbaş hayvan. Besici.

Stockbreeding : Besicilik. Hayvan besiciliği. Hayvancılık.

İngilizce Stockbroker Türkçe anlamı, Stockbroker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stockbroker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Stockjobber : Tecim belgitlerinin değerlerini düşürme ya da yükseltmekle uğraşan kişi. Alavereci. Borsa oyuncusu.

Speculator : Alavereci. Spekülasyon yoluyla kar elde etmeye çalışan kişi. Spekülasyon yapan. Spekülatör. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Aferist. Borsa yatırımcısı. Ederinden daha üstün istemle mal satan kişi. Vurguncu.

Stockbrokers : Aracı kurumlar. Aracı firmalar.

Bankers : Bankacılar. Bankocu. Bankacı. Bankerler.

Stock broker : Borsa bankeri. Borsa aracısı. Menkul değer alım ve satımıyla uğraşan mali aracılık şirketi.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

 

Stockbroker synonyms : bull, traders, a change in individual demand, a shift in demand, broker, financier, a type mutual funds, a change in supply, a shift in individual demand, a change in demand, exchange broker, a pass through certificate, seth, abnormal budget receipts, brokerage firm, stock market broker, abolition of forced labour convention, jobber, trader, brokerage house, speculators, abnormal budget, jobbers, agent, factor, a group shares, stock market agency, financial intermediary, banker.

Stockbroker ingilizce tanımı, definition of Stockbroker

Stockbroker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A broker who deals in stocks.