Vade nedir, Vade ne demek

Vade; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Zaman

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir borcun ödenmesi veya bir işin yapılması için borcu veren veya işin yapılmasını isteyen kişi tarafından tanınan süre.

İngilizce'de Vade ne demek? Vade ingilizcesi nedir?:

term

Vade hakkında bilgiler

Vade ya da ecel Borçlunun, ödemeyi belirli bir süre sonra yerine getireceği durumlarda yararlanacağı, sözleşmeyle veya kanunen belirlenmiş süre.

Vade taraflarca belirlenebileceği gibi, hukuki işlemin özelliklerinden ve niteliğinden de çıkarılabilir. Bunun dışında vadenin kanun tarafından yedek olarak belirlendiği durumlar da vardır. Vade, taraflar arasında bir takvim günü olarak saptanabilir veya taraflardan birine bırakılabilir. Tek taraflı saptamada yetkili bulunan tarafın ihbarıyla vade belirlenmiş olur. Vadenin kesinlikle belirlenmediği durumlarda, örnek olarak ödemenin ekonomik durumun iyileşmesine bağlandığı bir durumda; vade yerine şarttan söz etmek daha doğrudur. Hukuki işlemin özellikleri vadenin varlığını belirleyebilir. Örneğin, bir tablonun yapılması için ressama verilen sipariş, doğal olarak belirli bir süreyi bağrında taşır.

 

Vade bazı durumlarda kanundan kaynaklanabilir. Bu durum, tarafların vadeyi karşılaştırmamaları halinde, yasa hükmünün tamamlayıcı olarak işlev kazanması sonucunu doğurur. Örneğin, ödünç sözleşmesinde iadeye ilişkin bir vade kararlaştırılmamışsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 312. maddesine göre, ödüncün ilk istemden itibaren altı hafta içinde iade olunması gerekir.

Vade ile ilgili Cümleler

  • Herhangi bir şey vadetme.
  • Kiramın yarın vadesi doldu.
  • Tinder'deki birçok kişi sadece kısa vadeli bir ilişki arıyor.
  • Tom'un senedinin vadesinin geçtiğini fark etmedim.
  • Yarın raporumun vadesi doluyor.
  • Uzun vadeli çıkarların uğruna, biz geliştirme departmanını satmaya karar verdik.
  • Bazı insanlar sigaranın kısa vadeli etkilerini anlamayı daha kolay buluyor.

Vade anlamı, tanımı:

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Vadesi gelmek : Süresi dolmak, zamanı gelmek. ömrü sona ermek, eceli gelmek.

Vadesi yetmek : Ölmek.

Vade bitimi : Süre sonu.

Vade sonu : Süre sonu.

Vadeli : Vadesi olan. Süresi sınırlanmış.

Vadeli hesap : Belirli bir süre için açılmış banka hesabı, vadeli mevduat.

Vadeli mevduat : Vadeli hesap.

Vadeli satış : Karşılığı ileride ödenmek üzere yapılmış olan satış.

Vadesiz : Süresi sınırlandırılmamış. Vadesi olmayan.

 

Vadesiz hesap : Süresi belirlenmemiş, paranın istenildiği zaman çekilebilmesine imkân tanıyan banka hesabı, vadesiz mevduat.

Vadesiz mevduat : Vadesiz hesap.

Vadetme : Vadetmek işi.

Vadetmek : Davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek. Bir işi yerine getireceğine söz vermek.

Gelecek vadetmek : İyi şeyler olacağını önceden sezdirmek.

Kısa vadeli : Süresi az olan.

Uzun vadeli : Süresi uzun olan.

Ödenme : Ödenmek işi.

Mühlet : Vade.

Mehil : Bir işin tamamlanması için tanınan ek süre, önel. İş sözleşmesine göre işçinin işine son verileceğinin işten çıkarılmadan önce işveren tarafından kendisine bildirilme süresi.

Borçlu : Borcu kalmış olarak. Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Manevi bir yükümlülük altında bulunan. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Çıkar. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.

Vadeli akreditif : Vadeli bir poliçe düzenlenmeksizin, akreditif bedelinin belirli bir vade sonunda ödendiği akreditif türü.

Vadeli döviz iskontosu : Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki negatif fark.

Vadeli döviz işlemleri : Döviz riskinden kaçınmak amacıyla belirlenmiş bir tarihte teslim edilmek üzere önceden belirlenmiş bir fiyattan belli bir miktarda dövizin teslim edilmesine yönelik alım satım işlemleri.

Vadeli döviz kuru : Vadeli döviz işlemlerinde uygulanan döviz kuru.

Vadeli döviz piyasası : Vadeli döviz işlemlerinin yapıldığı piyasa.

Vadeli döviz primi : Herhangi bir dövizin vadeli kuru ile anında teslim piyasasındaki kuru arasındaki pozitif fark.

Vadeli döviz sözleşmesi : Vadeli döviz işlemlerine ilişkin taraflar arasında yapılan sözleşme.

Vadeli farkı : Döviz kurunun anında teslim fiyatı ile vadeli fiyatı arasındaki fark.

Vadeli fiyat : Belirlenmiş bir tarihte teslim edilecek belli miktarda mal, taşınır değer, para veya başka bir mali aracın teslim tarihindeki fiyatı.

Vadeli işlem : Belirlenmiş bir tarihte teslim edilmek üzere önceden belirlenmiş bir fiyattan belli bir miktarda mal, taşınır değer, para veya başka bir mali aracın teslim edilmesine yönelik alım satım işlemleri.

Diğer dillerde Vade anlamı nedir?

İngilizce'de Vade ne demek? : [Vade] n. vade, part of the term "vade mecum" (in Latin - guidebook, handbook)

n. satchel, small bag with a shoulder strap used to carry books or small items

n. credit, date, deferment, expiration, expiry, matureness, maturity, prompt, tenor, time

Fransızca'da Vade : délai [le], crédit [le], échéance [la], terme [le], vallée [la]

Almanca'da Vade : die Frist, der Verfalltag

Rusça'da Vade : n. срок (M), отсрочка (F)