Borçlu nedir, Borçlu ne demek

Borçlu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı.
  • Borcu kalmış olarak
  • Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan.
  • Manevi bir yükümlülük altında bulunan.

"Borçlu" ile ilgili cümle

  • "Öğrettiklerinden dolayı öğretmenime karşı borçlu birisiyim."
  • "Hayatımı ona borçluyum doğrusu." - A. Ş. Hisar
  • "Merhumu borçlu yatırmak istemezmişiz elbet." - Y. Z. Ortaç

Borçlu kısaca anlamı, tanımı:

Borçlu bulunmak : Borçlu duruma düşmek.

Borçlu çıkmak : Görülen hesapta vereceği kalmak.

Borçlunun dili kısa gerek : "borcu olan kimse, alacaklısına karşı ileri geri konuşmamalı, aşağıdan almalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Borçlunun duacısı alacaklıdır : "borçlunun ölmemesi ve para kazanması için en çok dua eden alacaklısıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Gönül borçlusu : Minnettar.

Borç : Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

Borçlu ölmez benzi sararır : "borç kişiyi öldürmez ancak hasta edecek kadar üzer" anlamında kullanılan bir söz.

Borçluluk : Borçlu olma durumu.

Borçluluk dengesi : Bir ülkenin belli bir tarihe kadar birikmiş dış borç ve alacaklarını gösteren durum veya belge.

 

Dilenciye borçlu olma ya düğünde ister ya bayramda : "çıkarından başka bir şey düşünmeyen kimse ile ilişki kurma, seni nerede rahatsız edeceği belli olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Hayatını borçlu olmak : Birinin yaşamı bir başkasının desteği ile sağlanmış olmak. biri tarafından ölümden kurtarılmış olmak.

Selam verdik borçlu çıktık : "küçük bir ilgi gösterdik, üzerimize büyük bir iş yüklendik" anlamında kullanılan bir söz.

Verecek : Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

Medyun : Verecekli, borçlu.

Alacaklı : Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Manevi : Görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.

Yükümlülük : Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.

Altın : Bu elementten yapılmış. Üstün nitelikli, değerli. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke.

Bir : Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Sadece. Beraber. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda.

Borçlu ile ilgili Cümleler

  • Ali bana oldukça çok para borçlu.
  • Bunu Tom'un ona gerçeği söylemesine borçlusun.
  • Borçlu olduğu parayı geri ödemek istiyor.
  • Bana borçlu olduğun şeyi istiyorum ve onu şimdi istiyorum.
  • Hayatımı Tom'a borçluyum.
  • Sana bir açıklama borçluyum.
  • Bana gerçeği borçlusun.
  • Bana bir şey borçlu değilsin.
  • Borçlu ölmek istemem kimseye ne gönül borcu ne maddi borç gidince bakamam yüzüne Allah'ın.
 

Diğer dillerde Borçlu anlamı nedir?

İngilizce'de Borçlu ne demek? : adj. indebted, beholden, owing, in the red

adv. in hock

n. debtor, obligor, payer

Fransızca'da Borçlu : redevable adj

Almanca'da Borçlu : n. Debitor, Schuldner

Rusça'da Borçlu : n. дебитор (M), должник (M)

adj. обязанный