Alacaklı nedir, Alacaklı ne demek

Alacaklı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı

"Alacaklı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Gelir desen dar gelir / Günaşırı alacaklılar gelir" - O. V. Kanık

Bilimsel terim anlamı:

Herhangi bir veriyi ve özellikle ödeneği istemeğe hakkı olan kişi.

Başkasına borç para ya da başka bir şey veren kişi.

İngilizce'de Alacaklı ne demek? Alacaklı ingilizcesi nedir?:

creditor, obligee

Osmanlıca Alacaklı ne demek? Alacaklı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

dayin

Alacaklı kısaca anlamı, tanımı:

Alacaklı çıkmak : Alacağı vereceğinden çok olmak.

Alacaklı olmak : Birinden alacağı bir şey bulunmak.

Alacak : Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

Alaca : Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. İki veya daha çok renkli. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala.

Alacaklılık : Alacaklı olma durumu.

Borçlunun duacısı alacaklıdır : "borçlunun ölmemesi ve para kazanması için en çok dua eden alacaklısıdır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Borçlu : Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan. Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı.

Verecek : Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Alacaklı indirimi : Gecikme, açık verme ya da herhangi bir dokunca nedeniyle alacaklısınca kabul edilen vazgeçme ya da indirim.

Alacaklı kalıntı : Sayışım ya da sayışımlardan arta kalan alacak.

Alacaklı sayışım : Genel olarak alacak kalıntısı veren sayışımlar.

Alacaklı ulus : Yurda mal getirme ve yurttan mal çıkarma konularında, alacaklarının toplamı, borçlarının toplamından çok olan ülke.

Alacaklı ülke : Dış kesimden sağladığı gelirleri giderlerinden büyük olan ülke.

Alacaklı ürem : Dengelemde, alacaklar bölümündeki borçlu sayışımlara yürütülen kâr payı.

Alacaklılar sayışımı : Bir işletmenin alacaklıları için açılan sayışım.

Alacaklılarla anlaşma : Borçlunun, batkınlık durumu dışında, alacaklısı ile ödeme kuralları üzerinde yapmış olduğu özel anlaşma.

Alacaklının direnmesi : Kendisine yapılacak ödeme ya da verilecek nesne için borçlusunca kurallara uygun davranış ve işlemler yapıldığı halde alacaklısının bunları kabul etmemesi.

Alacaklının temerrüdü : Alacaklının haklı bir neden olmaksızın alacağın yerine getirilmesinden kaçındığı durum.

Alacaklı ile ilgili Cümleler

  • Ali çek alacaklısı olarak Mary'nin adını yazdı.
  • Alacaklıları onun peşinde.

Diğer dillerde Alacaklı anlamı nedir?

İngilizce'de Alacaklı ne demek? : adj. unpaid, not paid

n. creditor, claimant, encumbrancer, obligee, payee

Fransızca'da Alacaklı : créancier/ière [le][la], créditeur/trice [le][la]

Almanca'da Alacaklı : n. Gläubiger, Hypothekar

adj. gut

Rusça'da Alacaklı : n. кредитор (M), заимодатель (M)