Obliged türkçesi Obliged nedir

Obliged ile ilgili cümleler

English: Following the demographic data, the government was obliged to adopt a policy that would stimulate birth rate.
Turkish: Demografik verileri izleyerek, hükümet doğum oranını teşvik edecek bir politika benimsemek zorunda kalmıştı.

English: I'd be much obliged if you could give me a lift into town.
Turkish: Beni kasabaya kadar götürebilirsen çok minnettar olurum.

English: I am much obliged to you for your kindness.
Turkish: Ben nezaketin için sana çok minnettarım.

English: From the age of 14 one is obliged to carry ID in Holland.
Turkish: 14 yaşından itibaren Hollanda'da kimlik taşımak zorunluluğu vardır.

English: I was obliged to go out yesterday.
Turkish: Dün dışarı çıkmak zorunda kaldım.

Obliged ingilizcede ne demek, Obliged nerede nasıl kullanılır?

Be obliged to : Meşrut. Mecbur olmak. Zorunda kalmak. Muktazi olmak. Mecburiyetinde kalmak. Minnettar olmak.

Be obliged to do something : Bir şeyi yapmaya mecbur olmak. Mahkum olmak.

Felt obliged to : Zorunlu hisseden. Mecbur hisseden.

See oneself obliged to : Kendini borçlu hissetmek.

Be obliged : Minnet duymak. Zorunda olmak. Müteşekkir olmak. Mükellef olmak. Mahkum olmak. Mecbur olmak. Minnettar olmak.

 

Oblige with : Razı olmak. Kabul etmek.

Obliger : İyilik eden kimse. Zorlayıcı. Borçlu. Taahhüt altına girmiş borçlu.

Oblige : Zorunlu kılmak. Minnettar kılmak. Bağlamak (anlaşma). Zorunda bırakmak. Minnetar bırakmak. Minnettar bırakmak. (anlaşma vb) bağlamak. İyilik etmek. Bağlamak (anlaşma vb.). İyilikte bulunmak.

Unobliged : Zorunlu olmayan. Söz vermeyen. Minnettar olmayan. Vaat etmeyen.

Disobliged : Hatırını kırmak. Yardımı reddetmek. Ricasını yerine getirmemek. Gücendirmek.

İngilizce Obliged Türkçe anlamı, Obliged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obliged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obliger : Zorlayıcı. Taahhüt altına girmiş borçlu. İyilik eden kimse.

Incumbent : Düşen. Görev olarak yükletilmiş. Üzerine düşen. Boynunun borcu. Görevdeki. Üzerine vazife olan. Memur. Görevli. Ödevli.

Obligator : Zorunda bırakan kimse. Zorlayan kimse. Mecbur eden kimse.

Grateful : Minettar. Kadirşinas. Değerbilir. Güzel. Verimli. Teşekkür borçlu. Makbul. Memnun. Müteşekkir.

Apodictic : Su götürmez. Belli. Örnekle açıklanmış olması nedeniyle tartışılmaz olan. Bariz. (matematik). İnkar edilemez. Aşikar. Şüphesiz olarak doğru. Müsellem.

Injected : Enjekte edilen. Enjekte. Bir madde ile doldurulmuş. Aşılanmış. Enjekte edilmiş.

Drawee : Poliçe muhatabı. Muhatap. Keşide edilen. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üzerine poliçe keşide edilen kişi. Poliçe keşide edilen kişi. Senet alan kimse. Havale alan. Belgit, ödek ve çek paralarını ödeyecek olan kişi.

Appreciatory : Değerini bilen. Teşekkür borçlu. Takdir eden.

 

Coercible : Tazyik edilebilir. Mecburi. İcbarı mümkün. Zorlanabilir.

In debt : Borcu olan. Para borcu olan.

Obliged synonyms : responsible, in hock, forced, drawees, in charge of, debtor, taxpayer, farfetched, doomed, tied up, answerable, debtors, tax payer, in the red, compelled, thankful, inflicted, liable, costliest, bound to, compulsive, obligate, constrained, incumbents, obligated, indebted, forcedly, touched, appreciative, beholden, compulsory, borrower, debited.

Obliged zıt anlamlı kelimeler, Obliged kelime anlamı

Unobligated : Rehin bırakılmamış. Söz verilmemiş. Mecbur edilmemiş. Zorunda bırakılmamış.