Vurguncu nedir, Vurguncu ne demek

Vurguncu; bir ticaret terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, alavereci, muhtekir, ihtikârcı, spekülatör
  • Yolsuz bir biçimde kazanç elde eden.

"Vurguncu" ile ilgili cümle

  • "Yukarıdaki hikâyemin kahramanlarıyla dolu binbir çarşıda, binbir vurguncuyu yakalamak imkânsızdır." - S. F. Abasıyanık
  • "Halkın vurguncuya, karaborsacıya hıncı vardır." - O. V. Kanık

Bilimsel terim anlamı:

Ederinden daha üstün istemle mal satan kişi.

İngilizce'de Vurguncu ne demek? Vurguncu ingilizcesi nedir?:

speculator

Vurguncu anlamı, tanımı:

Vurgun : Kolayca ve haksız ele geçen kazanç. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar. Silahla yaralanmış olan. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık, meftun. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm.

Vurgu : Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılmış olan baskı, aksan.

Vurgunculuk : İleride meydana gelebilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak haksız kazanç sağlama, alaverecilik, ihtikâr, ihtikârcılık, spekülasyon, spekülatörlük.

 

Vurgunculuk etmek : Haksız kazanç sağlamak için uğraşmak.

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Dalgalanma : Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı.

Yarar : Yarayan, elverişli, uygun. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar.

Kola : Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kolalama. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı.

Kazanç : Satılan bir mal, yapılmış olan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para, getiri, temettü. Yarar, çıkar, kâr.

Alavereci : Vurguncu.

Muhtekir : Vurguncu.

Diğer dillerde Vurguncu anlamı nedir?

İngilizce'de Vurguncu ne demek? : n. adventurer, dodger, fly by night, jobber, looter, profiteer, racketeer, spiv

Fransızca'da Vurguncu : profiteur/euse [le][la], tripoteur/euse [le][la]

Almanca'da Vurguncu : n. Preistreiber, Schieber

Rusça'da Vurguncu : n. спекулянт (M)