Propaganda nedir, Propaganda ne demek

Propaganda; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca

"Propaganda" ile ilgili cümle

  • "Sinemaları sansür etmek, onların propagandalarına alet olmamak demektir." - N. Hikmet

Propaganda hakkında bilgiler

Propaganda çok sayıda insanın düşünce ve davranışlarını etkilemek amacını taşıyan önceden planlanmış bir mesajlar bütünüdür. Propaganda tarafsız bilgi sağlama yerine, en temelde kendi kitlesini etkileyecek bilgiyi sunar. Mesaj doğru olsa da yönlü olabilir ve olayın tümünü dengeli bir şekilde sunmayabilir. Genellikle politikada kullanılır ve hükümetler ve politik partiler tarafından desteklenir.

Bilginin benzer bir manipülasyonu örnek olarak reklamda kullanılır ama buna genellikle propaganda denilmez. Propaganda kelimesi reklamın tersine kuvvetli bir olumsuz anlam taşır.

Propaganda ve halkla ilişkiler, her ikisi de ikna etmeye yönelik çalışmalar yürüten disiplinler olması ve bunun yanında benzer kitle iletişim araçlarını kullanması nedeniyle gerek toplum gerekse bazı uzmanlar tarafından karıştırılan disiplinlerdendir. Oysa amaç ve ilkeler yönünden ayrışırlar. Halkla ilişkiler gerçeği abartarak farklılaştırarak doğru olmayanı yaymak değildir. Abartı ve gerçeği saklama propaganda teknikleri içinde yer alır, hatta etki bırakmak için oldukça fazla kullanılır. Propaganda ikna yoluyla kitleleri etkilemeye çalışırken, halkla ilişkiler açıklama yapıp doğruları söyler. Propaganda tek yönlü, halkla ilişkiler ise çift yönlü bir iletişim uygular.

 

Propaganda reklamla birçok benzer tekniği kullanır. Reklama, bir ticari ürün için yapılmış olan propaganda denilebilir. Ancak, propaganda genellikle politik veya milliyetci temalar içerir. Propaganda broşürler, posterler, TV veya radyo yayınları ve bunların dışındaki her türlü bilgi taşıyan medya aracılığıyla yapılır.

Propaganda ile ilgili Cümleler

  • Nükleer soykırım senaryosu sadece eski propagandadır. Silah depoları sınırlı ve paslı.
  • Propagandan çok acemice; ki bunu psikoloji konusunda uzman biri olarak söylüyorum.
  • Bu kaygan propagandayı yutma.
  • Joseph Goebbels Kamu Aydınlatma ve Propaganda Nazi bakanıydı.
  • Propagandadan ben sorumluyum.

Propaganda anlamı, kısaca tanımı:

Düşünce : Niyet, tasarı. Tasa, kaygı, sıkıntı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea.

 

Yaymak : Işık kaynağı, ışığı kendinden dışarıya doğru çeşitli yönlere göndermek. Bir şeyi açarak, düzelterek bir alanı örtecek biçimde sermek. Koyun, inek vb.ni otlatmak. Çevreye dağılmasına sebep olmak. Dağınık ve düzensiz bir biçimde saçmak, dağıtmak. Sınırı genişletmek. Birçok kimseye duyurmak.

Çalışma : Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Çalışmak işi, emek, say.

Propagandacı : Propaganda yapan kimse.

Propagandacılık : Propaganda yapma işi.

Öğreti : Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü.

Tanıtmak : Bir kişinin kim olduğunu başkasına bildirmek, tanıştırmak, takdim etmek, prezante etmek. Bir kimsenin veya bir şeyin tanınmasını sağlamak.

Benimsetmek : Birinin benimsemesini sağlamak.

Gerçek : Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Doğruluk. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Gerçeklik. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl.

Yayma : Yaymak işi. Yaymacının sattığı şeylerden oluşan sergi.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

Propaganda filmi : Belirli bir düşüncenin aşılanması amacıyla gerçekleştirilmiş film.

Propaganda izlencesi : Belirli bir düşüncenin aşılanması amacıyla hazırlanmış izlence.

Propaganda oyunu : Seyirciye belirli bir düşünceyi siyasal, toplumsal vb. görüşleri benimsetmek amacı ile yazılmış oyun.

Diğer dillerde Propaganda anlamı nedir?

İngilizce'de Propaganda ne demek? : n. information spread in order to promote a particular goal

n. propaganda, information spread in order to promote a particular goal

n. propaganda, electioneering

Fransızca'da Propaganda : propagande [la], battage [le]

Almanca'da Propaganda : n. Propaganda, Werbung, Zugmittel

Rusça'da Propaganda : n. пропаганда (F), агитация (F), популяризация (F)