Alabaster türkçesi Alabaster nedir

  • [#alçı Alçı taşı].
  • Kaymaktaşından yapılan.
  • Sumermeri.
  • Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Sumermeri kaymaktaşından.
  • Su mermerinden yapılan.
  • Su mermeri.
  • Albatr.
  • Akmermer.
  • Kaymaktaşı.

Alabaster ingilizcede ne demek, Alabaster nerede nasıl kullanılır?

Alabastrine : Alabastrinle ilgili. Alabaster gibi. Alabastere benzer. Alabastere benzeyen. Alabastrine benzeyen.

Alabastron : İlk olarak alabasterden yapılan ve parfüm yağları saklamak için kullanılan kap (eski mısır ve yunanistan'da).

Alabas : Arapça bir soyadı.

Calabash : Su kabağı. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Su kabı. Sukabağı. Su kabağından yapılmış su kabı.

Calabash tree : Su kabağı. Oval meyvesi olan tropik bir ağaç.

Alabama state university : Montgomery'de (alabama, abd) yer alan bir büyük devlet üniversitesi. Alabama devlet üniversitesi.

Calabashes : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Su kabı. Sukabağı. Su kabağından yapılmış su kabı. Su kabağı.

Alabama : Amerika'da eyalet. New york eyaletinde yerleşim yeri. Birleşik devletler'in güneydoğusunda bir eyalet.

Alabamine : (kimya) astatin. Alabamin. Nadir bulunan radyoaktif element.

Alabandite : Alabandit.

İngilizce Alabaster Türkçe anlamı, Alabaster eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Alabaster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid salt : Asit tuzu. Aynı zamanda asit olan tuz. Sodyum klorit. Asit tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3).

Acid radical : Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asidin negatif parçası. Asit kökü. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe.

Activated coal : Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Etkin kömür. Aktif kömür. Etkinleştirilmiş kömür.

Gypsums : Alçıtaşı. Aktöz. Jips. Alçı.

Acier inoxydable : Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü. Paslanmaz çelik.

Plaster of paris : Alçı. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Caso4.1/2 h2o; ısıtılınca (100-200°c) suyunun 3/4'ünü yitirerek ak bir toza dönüşen ve su ile karıştırılınca ısı açığa çıkarıp bir süre sonra katılaşma özelliği gösteren özdek. Sıva. Toz alçı.

Alcoholometry : Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkol ölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolometri. Alkolölçüm.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

 

Alicyclic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler. Alisiklik bileşik.

Plaster stone : Jips. Alçıtaşı.

Alabaster synonyms : aldehydes, active passive metal, aliphatic compounds, active metals, white, alcohols, gypsum, acidimetry, additive, whiteness, additive properties.

Alabaster zıt anlamlı kelimeler, Alabaster kelime anlamı

Black : Uğursuz. Morarmış. Pis. Morartmak. İs. Koyu. Kızgın. Kararmak. Siyaha boyamak.

Alabaster ingilizce tanımı, definition of Alabaster

Alabaster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A compact variety or sulphate of lime, or gypsum, of fine texture, and usually white and translucent, but sometimes yellow, red, or gray. It is carved into vases, mantel ornaments, etc.