Licensure türkçesi Licensure nedir

  • Lisanslama.
  • Lisans verme.

Licensure ingilizcede ne demek, Licensure nerede nasıl kullanılır?

Licensable : İzin belgesi verilebilir. Lisans verilebilir. Ruhsat verilebilir.

License : Özgürlüğün kötüye kullanılması. Aşırı serbestlik. Ruhsat vermek. Lisans. İzin belgesi vermek. Oynama belgesi. Ehliyet ve ruhsat vermek. Lisanslama yapmak. Ehliyet. Ruhsat.

License agreement : Lisans anlaşması. Kullanıcının bir ürünü kullanabilmesi için gereken şartları belirten sözleşme.

License manager : Lisans yöneticisi.

License number : Plaka numarası. Lisans numarası.

Licensee : Lisans sahibi. İmtiyaz sahibi. Yetki belgesi. Ruhsatlı kişi. Berat sahibi. Ayrıcalıklı kimse. İşletme ruhsatı sahibi. Lisansı olan. Lisansiye. Ruhsat sahibi.

Licensers : Müsaade veren kimse. Ruhsat veren kimse. Lisans veren.

Licenses : Evlenme cüzdanı. Ruhsatlar. Aşırı serbestlik. Lisans. Ehliyet. Ruhsat. Özgürlüğün kötüye kullanılması. Lisanslar.

License tag : Plaka.

Licenser : Müsaade veren kimse. Lisans veren. Ruhsat veren kimse.

İngilizce Licensure Türkçe anlamı, Licensure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Licensure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Marriage license : Evlenme izin kağıdı. Evlenme izni. Evlilik cüzdanı. Evlilik izni.

 

Licencing : Ruhsat verme. Lisans anlaşması. Ruhsat vermek. Belgelendirme. Ruhsatlanma. Ruhsatlama. İzin vermek. Yetki vermek.

Liberty : Serbestlik. Hürriyet. İstiklal. Özgürlük. İmtiyaz. Serbestiyet. Küstahlık. Saygısızlık. İzin. Muafiyet.

Permit : Yasa tarafından kısıtlanmış veya düzenlenmiş bir şeyin yapılması için, kamu yetkesince verilen ve devredilemeyen izin. İzin. İzin belgesi. İzin kağıdı. Ruhsat. Yolcu geçmeliği. İzin vermek. Bırakmak. Elvermek. Ruhsatname.

Pass : Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Vermek. Devretmek. Bildirmek. Söylemek. Dinmek. Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama. Spor pas vermek. Uzatmak. Pas vermek.

Licence : Lisanslama yapmak. İzin vermek. Aşırı serbestlik. Ruhsat vermek. Kılıçoyunu yarışmalarına katılabilmek için, yetkili kurullardan alınması gereken belge. Ruhsatlandırmak. Yetkilendirmek. Evlenme cüzdanı. Özel izin. Lisans.

Legal document : Resmi evrak. Yasal belge.

Marriage licence : Evlenme ruhsatı. Evlilik izni. Nikah kağıdı. Evlenme izni. Evlenme ehliyet belgesi.

Wedding license : Evlilik izni. Evlenme izni.

Driving license : Ehliyet. Sürücü belgesi. Oto ehliyeti. Sürücü ehliyeti.

Licensure synonyms : fishing licence, liberty chit, driver's licence, letter of mark and reprisal, fishing license, occupation license, legal instrument, driver's license, occupation licence, fishing permit, poetic license, wedding licence, hunting permit, learner's permit, liquor licence, liquor license, hunting licence, hunting license, official document, letters of marque, instrument, driving licence, letter of marque, licensing, building permit, game license.

 

Licensure zıt anlamlı kelimeler, Licensure kelime anlamı

Decertify : Bir belgeyi reddetmek. Bir lisansı iptal etmek. (bir belgenin vb) geçerliliğini bozmak. Bir ruhsatı iptal etmek. Resmi bir belgeyi iptal etmek. İptal etmek. Bir belgeyi iptal etmek.

Disapprove : Uygun görmemek. Kabul etmemek. Karşısında olmak. Tasvip etmemek. Onaylamamak. Kınamak. Reddetmek. Onamamak. Beğenmemek.

Approbation : Tasdik. Övgü. Resmi izin. Takdir. Onama. Tasvip. Tensip. Beğenme. Onaylama. Onay.

Licensure ingilizce tanımı, definition of Licensure

Licensure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A licensing.