Pass türkçesi Pass nedir
- Aşmak.
- Dönüşmek.
- Açmak (kilit).
- Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi.
- Pas vermek.
- Geçiş izni.
- Geçit.
- Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi.
- Geçmek.
- Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama.
- Derbent.
- Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi.
- Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi.
- Bitmek.
- Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz.
- Geçiş.
- Söylemek.
- Briç pas demek.
- Dinmek.
- Uzatmak.
- Pasavan.
- Spor pas vermek.
- Vermek.
- Piyasaya sürmek.
- Bildirmek.
- Onaylanmak.
- Futbol, bilgisayar, bilişim, iktisat, tarih, voleybol alanlarında kullanılır.
- Gezdirmek.
- Geçirmek.
- Aktarma.
- Devretmek.
Pass ile ilgili cümleler
English: Ali asked Mary to pass him the salt and pepper.
Turkish: Ali Mary'den ona tuz ve biberi uzatmasını istedi.
English: Ali asked Mary to pass him the gravy.
Turkish: Ali Mary'nin ona sosu uzatmasını istedi.
English: "Will you pass me the sugar?" "Here you are."
Turkish: "Şekeri uzatır mısınız?" "Buyrun."
English: "Would you pass me the salt, please?" "Here you are."
Turkish: "Lütfen bana tuzu uzatır mısın?" "Buyrun."
English: Ali always says hi to me when we pass each other on the street.
Turkish: Ali sokakta birbirimizi geçerken bana her zaman merhaba diyor.
Pass ingilizcede ne demek, Pass nerede nasıl kullanılır?
Pass a bill : Yasa tasarısını kabul etmek. Kanun tasarısını kabul etmek. Yasa tasarısını onaylamak.
Pass a check : Çeki tahsil etmek.
Pass a law : Yasa çıkartmak. Kanunu onaylama.
Pass a remark : Görüşlerini açıklamak. Fikir beyan etmek. Fikrini söylemek vermek.
Pass a resolution : Önergeyi onaylamak. Önergeye onay vermek. Önergeyi meclisten geçirmek.
Pass around : Elden ele gezmek.
Pass a test : Sınav vermek.
Pass book : Tasarruf cüzdanı. Hesap cüzdanı. Banka defteri. Bankalarca cari hesap sahiplerine verilen, hesap hareketlerinin kaydedildiği küçük defter. Banka cüzdanı. Mevduat cüzdanı. Banka hesap cüzdanı.
Pass beyond : Üstün olmak. Geçmek. Aşmak.
Pass along : Bir bilginin geçerliliğinin kaybolmaya yüz tutması. (bir bilgiyi veya haberi veya mesajı) iletmek veya vermek.
İngilizce Pass Türkçe anlamı, Pass eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Work : Seğirmek. Çalışma. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Çalıştırmak. Çabalamak. Eser. Oynamak. İşletmek. Etkili olmak. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
Alleyways : Binaları bağlayan geçit. Sokak arası. Dar yol. Geminin yan kısımlarında bulunan geçit veya koridor.
Bab : (arapça) kapı. Giriş (daha çok yer adlarının bir parçası olarak kullanılır, örneğin bab el mandeb).
Gradation : Merhale. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Derece derece çıkma. Sınıflandırma. Kerteleme. Derecelenme. Boylanma. Bir oyunun duygu, akımında yükselme, artma. Geçişme.
Passes : Geçişler.
Carries : Menzili olmak. Götürmek. Kaldırmak. Yayımlamak. Bulundurmak. Büyülemek. Taşımak. Elde etmek. Başarı kazanmak.
Overtaking : Sollamak. Geçme. Yetişip geçmek. Yetişmek. Yetişen tekne. Atak yapma. Bastırmak (yağmur vb). Yakalamak. Sollama.
Cut across : Ötesine gitmek. Ötesine geçmek. Geniş kapsamlı olmak. Üstün olmak. Keseden gitmek. Sınırlarını aşmak. Kestirmeden gitmek. Karşı gelmek. Yolu kısaltmak.
Lead around : Bir yere getirmek. Dolaştırmak.
Administer : Hizmet etmek. Uygulamak. Tayin etmek. İdare etmek. Vermek (ilaç, ceza vb). Tatbik etmek. Sağlamak. İcra etmek. Ettirmek. Yönetmek.
Pass synonyms : squeak by, go across, go past, run by, whisk by, negociate, move through, locomote, adaptations, carry, ascribe, adaptation, climb over, walk around, articulates, let up, crack, deal a blow, belabors, annunciate, adjourn, promenaded, betters, circle, get across, pass across, aisles, announced, guard, grew, go, affirm, draw out.
Pass zıt anlamlı kelimeler, Pass kelime anlamı
Stay in place : Yerinde kalmak.
Pass ingilizce tanımı, definition of Pass
Pass kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An opening, road, or track, available for passing. To pass to the rear, under the yoke, over the bridge, across the field, beyond the border, etc. A ford. Especially, one through or over some dangerous or otherwise impracticable barrier. To go by, beyond, over, through, or the like. As, a mountain pass. As, to pass a house, a stream, a boundary, etc. To go. To pass swiftly, directly, smoothly, etc. To make a transit. Usually with a following adverb or adverbal phrase defining the kind or manner of motion. To move. To proceed from one side to the other of. To be moved or transferred from one point to another. To transfer the ball, etc., to another player of one`s own side. In football, hockey, etc., a transfer of the ball, etc., to another player of one`s side, usually at some distance. In football, hockey, etc., to make pass. As, to pass on, by, out, in, etc. To proceed. A passageway. A defile.

Bu kısımda Pass kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pass ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pass anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pass ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.