Overtaking türkçesi Overtaking nedir

Overtaking ingilizcede ne demek, Overtaking nerede nasıl kullanılır?

Overtake : Ansızın yakalamak. Geçmek. Başına gelmek. Bastırmak (yağmur vb). Yakalamak. Araba sollamak. Ele geçirmek. Birinin ya da bir şeyin kontrolünü ele geçirmek. Birden karşısına çıkmak. Yetişmek.

Overtaken : Yakalamak. Sollamak. Yetişmek. Yetişen. Yetişip geçmek. Yetişmiş. Bastırmak (yağmur vb).

Overtakes : Yakalamak. Yetişip geçmek. Geçmek. Birden karşısına çıkmak. Arkadan yetişmek. Birinin ya da bir şeyin kontrolünü ele geçirmek. Başına gelmek. Ele geçirmek. Yetişmek. Sollamak.

Overtask : Fazla külfet yüklemek. Fazla iş vermek.

Overtax : Aşırı vergi uygulamak. Ağır vergi koymak. Sınırını zorlamak. Taşırmak (sabır). Fazla vergi istemek. Aşırı yüklenmek. Aşırı derecede zorlamak (vücudun bir organını). Fazla vergi almak. -e fazla vergi koymak. Aşırı derecede yormak (vücudun bir organını).

Overtaxed : Aşırı vergi uygulamak. Taşırmak (sabır). Ağır vergi koymak. Aşırı derecede yormak (vücudun bir organını). -e fazla vergi koymak. Fazla vergi almak. Aşırı yüklenmek. Aşırı derecede zorlamak (vücudun bir organını).

 

Overtaxes : Aşırı derecede zorlamak (vücudun bir organını). Aşırı derecede yormak (vücudun bir organını). Ağır vergi koymak. -e fazla vergi koymak. Taşırmak (sabır). Aşırı yüklenmek. Aşırı vergi uygulamak. Fazla vergi almak.

Overtaxing : Aşırı yüklenmek. Ağır vergi koymak. Aşırı vergi uygulamak. Aşırı vergi koyma. Taşırmak (sabır). Aşırı yükleme.

İngilizce Overtaking Türkçe anlamı, Overtaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overtaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overreaches : Ötesine geçmek. Dolandırmak. Hile ile yenmek. Uzanmak. Aldatmak. Arka ayağı ön ayağına değmek (at). Boyunu aşmak.

Overtaken : Yetişen. Yetişmiş.

Arrive : Bir ereğe ulaşmak. Gelmek. Dayanmak. Doğmak. Ulaşmak. Gelip çatmak. Vasıl olmak. Ayak basmak. Varmak. Başarmak.

Lapsing : Geçmek. Düşmek. Akıp gitmek. Kaçmak. Zimmete para geçirme. Bitmek. Geçme (zaman). Poliçe iptali. Hata yapmak. Dolmak.

Interventions : Aracılık. Nüfuzunu kullanma. Müdahale. Araya girme. Arada olma. Karışma.

Caught : Tutmak. Basmak. Baskın yapmak. Çekmek. Takılmak. Kavramak. Geçmek. Tutuşmak. Yakalanmış.

Changeover : Geçiş (bir uygulamadan başka bir uygulamaya). Yöntem değiştirme. Büyük değişiklik. Kale değişimi. Aktarma. Devralma. Değiştirme. Konum değiştirmek. Köklü değişim.

Apprehends : Endişe etmek. Anlamak. Tevkif etmek. Tutuklamak. Korkuyla beklemek. Kavramak. Korkmak. İdrak etmek.

Dissemination : Yayılma. Yaygınlaştırma. Yayma. Saçılma. Yayılım. Dağılma. Dağıtım (bilgi vb). Sirayet. Dağıtım. (bilgi) yayımlama.

Apprehending : Anlamak. Tevkif etmek. İdrak etmek. Kavramak. Tutuklamak. Korkuyla beklemek. Endişe etmek. Korkmak.

 

Overtaking synonyms : cast salt on the tail of, gradations, run, joggle, catch up with, modulation, dowel, overreach, overtake, catch up, attain to, get by, do, overhaul, detournement, passage, encroachment, acquire, catch hold of, be brought up, progression, fitting, overreached, modulations, arrest, encroachments, dovetailed, progressions, come up with, drawn up, crossing, disseminations, overhauls.