Criticizes türkçesi Criticizes nedir

  • Kritik etmek.
  • Ayıplamak.
  • Kusur bulmak.
  • Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek.
  • Tenkit etmek.
  • Yermek.
  • Eleştiri yöneltmek.
  • Eleştirmek.
  • Kritiğini yapmak.
  • Eleştiri getirmek.

Criticizes ile ilgili cümleler

English: Anyone who criticizes him is asking for trouble.
Turkish: Onu eleştiren herkes bela arıyor.

English: He criticizes everything.
Turkish: O her şeyi eleştirir.

English: He's not the kind of person who always criticizes others.
Turkish: O, her zaman diğerlerini eleştiren kişi türü değildir.

Criticizes ingilizcede ne demek, Criticizes nerede nasıl kullanılır?

Criticize maliciously : Çekiştirmek.

Criticize severely : Hakkında çok olumsuz yorumlar yaptı. Acımasızca eleştirmek. Sert biçimde eleştirmek. Sert bir biçimde eleştirdi.

Criticize : Yermek. Tenkit etmek. Ayıplamak. Kritik etmek. Eleştirmek. Eleştiri yöneltmek. Kritiğini yapmak. Kusur bulmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Eleştiri getirmek.

Criticized : Eleştirmek. Eleştirilen. Kritiğini yapmak. Tenkit etmek. Kusur bulmak.

Criticizer : Değer biçen kimse. Kusur bulan kimse. Eleştiren kimse. Yargılayan kimse (ayrıca criticiser).

Criticiser : Değer biçen kimse. Eleştiren kimse. Kusur bulan kimse. Yargılayan kimse (ayrıca criticizer).

Criticising : Eleştirme.

 

Was criticized severely : Çok ağır bir şekilde eleştirildi. Çok kötü bir şekilde yerildi.

Criticizers : Değer biçen kimse. Kusur bulan kimse. Yargılayan kimse (ayrıca criticiser). Eleştiren kimse.

Criticisable : Eleştirilebilen (ayrıca criticizable). Eleştirilebilir.

İngilizce Criticizes Türkçe anlamı, Criticizes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Criticizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inveigh : Azarlamak. Veryansın etmek. Paylamak. Çıkışmak.

Crucify : İşkence etmek. Çarmıha germek. Çarmıha gererek öldürmek. Bastırmak.

Chidden : Azarlamak. Fırça çekmek. Söylenmek. Fırça atmak. Paylamak. Çıkışmak.

Knock : Tartaklamak. Vurmak. Kapıyı vurmak. Çarpışmak. Çarpmak. Devirmek. Çalmak. Sertçe eleştirmek. Kapıyı çalmak.

Rag : Şamata. Zerre. Herkesi ayağa kaldırmak. Kaba şaka. Azarlamak. Değersiz şey. Şamata yapmak. Dalga geçmek. Adi gazete. Takılmak.

Blast : Kavurmak (soğuk). Kavurmak (bitki). Bangır bangır çalmak. İnfilak etmek. Kavurmak. Beddua etmek. Havaya uçurmak. Lanet etmek. Büyük patlama. Yıkmak.

Attack : Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Tecavüz etmek. Uğraşmak. Akın. Atılım. Vurmak. Hücum. Koyulmak. Dil uzatmak.

Critiques : Gözden geçirmek. Eleştiri yazısı. Tenkit. Kritik. Etüt. Eleştiri.

Cast reflection on somebody : Kınamak.

Backbite : Kötülemek. Arkasından dedikodusunu yapmak. İftira etmek. Gıybet etmek. Arkasından konuşmak. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. Çekiştirmek. Yokken kötülemek. Şikayet edip durmak.

 

Criticizes synonyms : harsh on, arraigning, judge, pick, belabor, scold, condemns, decries, burlesques, censuring, deplore, decry, snipe, denunciate, dispraise, backbitten, reprimand, lambast, criticises, reviewing, reviewed, round, dress down, chide, blames, chiding, criticise, condemn, pick apart, call down, point out, remonstrate, animadvert.

Criticizes zıt anlamlı kelimeler, Criticizes kelime anlamı

Flatter : Etek öpmek. Pohpohlamak. Yaltaklanmak. Yağ yakmak. Göklere çıkarmak. Dalkavukluk etmek. Kompliman yapmak. İyi göstermek (kendisini vb). Olduğundan güzel göstermek. Normalden iyi göstermek (kendisini vb).

Praise : Övme. (allah'a) hamdetmek. Gururunu okşamak. Övgüyle söz etmek. Hamdetmek. Tesenna. Methiye. Övmek. Övgü. Methetmek.