Potter türkçesi Potter nedir

  • New york eyaletinde yerleşim yeri.
  • Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
  • Vakit geçirmek.
  • Çömlekçi.
  • Ufak işlerle oyalanmak.
  • Oyalanmak.
  • Georgia eyaletinde şehir.
  • Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.

Potter ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't know much about pottery.
Turkish: Ali çömlekçilik hakkında çok şey bilmiyor.

English: I'm not sure what I should read: Harry Potter or the Bible?
Turkish: Ne okumam gerektiği konusunda emin değilim: Harry Potter'mu yoksa Kutsal Kitap mı?

English: What's your favorite Harry Potter book?
Turkish: Favori Harry Potter kitabın hangisidir?

English: I think that the Harry Potter series is longer than the Bible.
Turkish: Harry Potter serisinin İncil'den daha uzun olduğunu düşünüyorum.

English: I like the Harry Potter books.
Turkish: Harry Potter kitaplarını severim.

Potter ingilizcede ne demek, Potter nerede nasıl kullanılır?

Potter about : Oyalanmak. Sinek avlamak. Ufak tefek işlerle uğraşmak. Ufak işlerle oyalanmak.

David potter : İngiliz bilgisayar şirketi psionun yönetim kurulu başkanı.

Harry potter : Adı geçen hayal romanlarının kahramanı ve erkek çocuk büyücüsü. İngiliz yazar j.k. rowling tarafından yazılan hayal ürünü romanlar koleksiyonu. Harry potter kitaplarını temel alan filmler dizisi.

 

Pottered : Vakit geçirmek. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Oyalanmak. Çömlekçi. New york eyaletinde yerleşim yeri. Sinek avlamak. Ufak işlerle oyalanmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir.

Potteries : Çömlek imalathanesi. Çömlek atölyesi. Çömlek işi. Orta batı ingiltere'de bir bölge (16'ncı yüzyıldan bu yana çini ve çanak çömlek üretim merkezi). Toprak kaplar. Çömlekçilik. Çanak çömlek. Çömlekcilik.

Brazilian spotted fever : Brezilya lekeli humması. Rocky dağı lekeli humması.

Spotter : Dedektif. Gözcü. Gözleyici. Gözetleyici. Nöbetçi. Lekeleyici. Mağaza güvenlik görevlisi.

Be spotted : Lekelenmek.

Pottering : Oyalanmak. Sinek avlamak. Çömlekçi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Vakit geçirmek. Ufak işlerle oyalanmak. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.

Potted : Kısaltılmış. Bilardo topunu deliğe sokmak. Özet. Cebe indirmek. Yemek içim avlamak. Lazımlığa oturtmak. Rasgele ateş edip öldürmek. Saksıya dikmek. Konservelemek.

İngilizce Potter Türkçe anlamı, Potter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Potter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mess around : Amaçsızca takılmak. Ağırdan almak. Dalgasına bakmak.

Bum around : Aylakça zaman harcamak. Aylaklık etmek. Serserilik etmek. Aylak aylak dolaşmak. Boş boş gezinmek. Başıboş dolaşmak. Başıboş takılmak.

Be amused : Eğlenmek.

Dallies : Eğlenmek. Haylazlık etmek. Zaman öldürmek. İşi ağırdan almak. Vakit öldürmek. Oynaşmak. Sallanmak.

Tinker : Tamircilik. Bir şeyi düzeltmeye çalışmak. Denemeler yaparak bir sonuca varmaya çalışmak. Üstünkörü tamir etmek. Tamirci (kötü). Tamirci. Bir şeyi tamir etmeye çalışmak (tamirci olmayan biri). Kurcalamak. Tenekeci. Oynamak.

 

Dawdled : Ağır davranmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Sallanmak. Zaman harcamak. İşi ağırdan almak. Salınmak. Eğlenmek. Aylaklık etmek. Boşa geçirmek.

Ambrose : Kaba ve yabani ot içeren bir bitkiler familyası. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Hoş kokulu bir baharat.

Putter : Amaçsızca hareket etmek. Golf sopası. Düz yüzlü golf sopası.

Journeyman : Usta oyuncu. Yövmiyeli işçi. Kalitesiz işçi. Günlük işçi. Usta. Ustabaşı. Kalfa.

Fiddle around : Aylaklık etmek. Vaktini boşa harcamak. Vakit öldürmek.

Potter synonyms : arlington, aragon, baden, adrian, fools, potters, dawdle along, be amusing, spend time, craftsman, burn daylight, dawdle, dally, muck around, ceramicist, kill time, ceramicists, fooled, abba, muck about, puddle, ceramist, augusta, bainbridge, adeling, dallied, pottering, artificer, baldwin, be pleased with, ceramists, dallying, monkey around.

Potter zıt anlamlı kelimeler, Potter kelime anlamı

Idle : Oyalanmak. Boşta. Avarelik etmek. Aylak. Çalışmayan. Verimsiz. Başıboş. Boşta çalışmak. Boş durmak.

Stand still : Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak.

Potter ingilizce tanımı, definition of Potter

Potter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pother. To poke. To labor with little purpose, energy, of effect. To confuse. One whose occupation is to make earthen vessels. Also, to disturb. To busy one`s self with trifles. To push. To trifle. To bother.