Cease türkçesi Cease nedir

Cease ile ilgili cümleler

English: He warned us to cease talking.
Turkish: O, bizi konuşmayı kesmemiz için uyardı.

English: We decided to cease financial support.
Turkish: Finansal desteği durdurmaya karar verdik.

English: You never cease to impress me.
Turkish: Beni etkilemekten asla vazgeçmiyorsun.

English: Please cease from quarreling.
Turkish: Lütfen tartışmayı kesin.

English: You never cease to amaze me.
Turkish: Asla beni şaşırtmaya son vermezsin.

Cease ingilizcede ne demek, Cease nerede nasıl kullanılır?

Cease and desist order : Haksız uygulamayı durdurma emri. Haksız uygulamayı durdurma emri (hukuk terimi). Bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir. Faaliyetten men. Yapı tatil tutanağı.

Cease braodcasting : Yayını durdurmak.

Cease fire : Silah bırakmak. Ateş kesmek. Ateşkes.

Cease fire agreement : Ateşkes antlaşması.

Cease fire line : Ötesinde düşmanca faaliyetlerin askıya alındığı hat. Ateşkes hattı.

Ceasefire agreement : Ateşkes anlaşması.

Cease fire violation : Ateşkes ihlali.

Cease fire observer : Ateşkes gözlemcisi.

The cease fire agreements : Ateşkes görüşmeleri. Ateşkes anlaşmaları. Bağımsızlık savaşı'ndan sonra israil ve arap ülkeleri arasındaki anlaşmalar. Ateşkes antlaşması.

 

Un cease fire monitoring forces : Bm ateşkes gözlem güçleri.

İngilizce Cease Türkçe anlamı, Cease eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cease ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Been : Tutmak (para). Be. Mal olmak. Bulunmak. Olmak. Anlamına gelmek. Var olmak.

Break off : Birdenbire durmak. Münasebeti kesmek. Bozmak (nişan vb.). Kopmak. Aniden kesmek. Kırılmak. İlişiğini kesmek. İlişik kesmek.

Abate : Eksilmek. Hafifletmek. Ceza indirimi yapmak. Yürürlükten kaldırmak. Azaltmak. Çekilmek. Yatıştırmak. Azalmak. Hafiflemek.

Come out : Yayımlanmak. Görünmek. Yayımlanmak (yayın). Sonuçlanmak. Belirmek. Anlaşılmak. Piyasaya çıkmak. Ayyuka çıkmak. Çıkmak (leke). Yayınlanmak.

Quiet down : Sessiz olun. Sakinleşmek. Susmak. Yatışmak.

Clots : Üzerinde toplanmak. Pıhtılaşmak.

Abdicating : Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tacını ve tahtını terketmek. El çekmek. Çekilmek. İstifa etmek. Tahttan çekilmek. Terketmek (tacını ve tahtını).

Abandons : El etek çekmek. Yüzüstü bırakmak. Terketmek. Yarıda kesmek. Viran hale getirmek. Terk etmek. Boşlamak.

Call it off : Bir ilişkiyi bitirmek.

Blocks : Engellemek. Bloklar. Tıkamak. Kalıplamak. Kapamak. Bloke etmek.

Cease synonyms : pull the plug, busts, pass, be at a standstill, discontinued, back away, close, end, carry out, discontinue, abided, became, barged, abdicate, allowing, go, boff, abnegate, be fond of, abstentions, bring to a close, abolishes, become, leave off, passes, be through, ceased, abridges, abandon, come off, abideth, boffs, call a halt to.

 

Cease zıt anlamlı kelimeler, Cease kelime anlamı

Continue : Kalmak. Devam ettirmek. Ertelemek. Olagelmek. İdame etmek. Uzamak. Devamı gelmek. Uzatmak. Sürdürmek. Sürmek.

Begin : Start vermek. Önayak olmak. Doğmak. Koyulmak. Başlamak. Başlatmak. Meydana gelmek. Girişmek. Vücut bulmak. Çığır açmak.

Cease ingilizce tanımı, definition of Cease

Cease kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the noise ceased. To put a stop to. To bring to an end. To desist. To stop. To come to an end. Extinction. To leave off or give over.