Been türkçesi Been nedir

Been ile ilgili cümleler

English: "How have you been doing?" "I can't complain."
Turkish: "Nasıl gidiyor?" "Bir şikayetim yok."

English: "Have you ever been told that you look like Moustapha Cruise?" "Ah, people tell me that sometimes, but I don't think we look alike at all myself."
Turkish: Hiç Mustafa Cruise'a benzediğin söylendi mi? " " Ah, insanlar bazen onu bana söylüyor, ama bizim kendimize benzediğimizi sanmıyorum."

English: "Have you ever been to New York?" "Yes, I've been there a couple of times."
Turkish: "Sen hiç New York'a gittin mi?" "Evet birkaç kez orada bulundum."

English: "Have you ever been here before?" "No, It's my first time here."
Turkish: "Daha önce hiç burada geldin mi?" "Hayır, bu benim buraya ilk gelişim."

English: "He's been sick." "Oh really, I hope it's nothing serious."
Turkish: "O hastaydı." "Oh gerçekten mi, umarım ciddi bir şey değildir."

Been ingilizcede ne demek, Been nerede nasıl kullanılır?

Been around the block : Belirli bir konuda çok tecrübeli. Çok deneyimli.

Been through the mill : Yorgun argın.

Had it not been for : Eğer o – yapmasaydı. - için değilse. Eğer o olmasaydı.

Has been entered : İçine girmiş. Erişilmiş. Girmiş. Nüfuz olmuş.

 

Has been through : Başından geçirdi. Geride bıraktı. Görüp geçirdi. Deneyim yoluyla öğrendi. Çekti.

There has been a break in : Bir hırsızlık oldu.

The decision has been made : Karar verildi. Mesele veya konu bir karara bağlandı. Konuya karar verildi.

There has been an accident : Bir kaza oldu.

Have been through : Başından geçirdi. Görüp geçirdi. Çekti. Deneyim yoluyla öğrendi. Geride bıraktı.

Have been around : Deneyimli. Görmüş geçirmiş. Bilgelik kazanmış. Görmüş geçirmiş olmak. Gezip görmüş. Çok deneyimli olmak.

İngilizce Been Türkçe anlamı, Been eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Been ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Becomes : Güzel durmak. Laşmak. Uymak yakışmak. Yaraşmak. Kesilmek. Leşmek. Haline gelmek.

Knock back : Devirmek. Hızla içmek. İçmek. Mal olmak (pahalıya vb) patlamak. Şaşırtmak. Reddetme. Patlamak.

Be situated : Olmak (yerinde). Bir yerde bulunmak.

Come to rest : Hedefine ulaşıp durmak.

Consists : Dayanmak. Meydana gelmek. İbaret olmak. Oluşmak. Uymak.

Existed : Geçinmiş. Mevcut. Yaşamak. Var olmuş. Yaşamış.

Had : Yapmak. Have fiilinin ikinci hali. Kabul etmek. Almak. Dolandırmak. Elde etmek. Sahip olmak. Etmek.

Been synonyms : golden ager, old person, were, be found, come to being, be of, be set, oldster, consisting, add up, come to hand, becometh, connoting, denote, be discovered, endure, be located, was, amounting, boh, discontinued, exists, becomings, back number, baume, be at a standstill, ceased, abide, likewise, ceases, come to a stop, become of, consisted.