Fool türkçesi Fool nedir

Fool ile ilgili cümleler

English: A fool always believes that it is the others who are fools.
Turkish: Bir aptal her zaman başkalarının da aptal olduğuna inanır.

English: A fool with a tool is still a fool.
Turkish: Eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir.

English: A fool that considers himself smart is worse than any other fool.
Turkish: Kendini akıllı zanneden bir aptal başka bir aptaldan daha kötüdür.

English: A fool and his money are soon parted.
Turkish: Aptal parasının kıymetini bilmez.

English: A fool always finds a greater fool to admire him.
Turkish: Bir aptal her zaman kendisine hayran olacak daha büyük bir aptal bulur.

Fool ingilizcede ne demek, Fool nerede nasıl kullanılır?

Fool about : Vaktini boşa harcamak. Maskaralık etmek. Aptalca davranmak. Oyalanmak. Aptallık etmek. Aylak aylak dolaşmak. Aylaklık etmek. Avare avare dolaşmak. Tembellik etmek.

Fool around : Çevresine şakalar yapmak. Tembellik etmek. Zaman harcamak. Maskaralık etmek. Aylak aylak dolaşmak. Aptalca davranmak. Dalgasına bakmak. Oyalanmak. Siftinmek. Şakalaşmak.

Fool around with : - ile flört etmiş veya sevişmiş. - ile ilişkisi olmuş. İle oynamak. Bir hobi olarak (bir şey) ile ilgilenmek. - ile eşini veya sevgilisini aldatmış.

 

Fool away : Harcamak. Boşa geçirmek. Aptalca harcamak. Çarçur etmek. Delice sarf etmek.

Fool people : İnsanları aldatmak. İnsanları aptal yerine koymak. İnsanları dolandırmak. İnsanları kandırmak.

Fool proof : Hatasız. Basit kullanımlı. İnsan hatalarını önleyecek şekilde tasarlanmış. Anlaşılması kolay.

A bit of a fool : Çok aptal.

Fool someone : Birini aptal yerine koymak.

Act like a fool : Eşeklik etmek. Aptallık etmek.

Making a fool of oneself : Kendini gülünç duruma düşürmek. Gülünç olmak.

İngilizce Fool Türkçe anlamı, Fool eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fool ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buy time : Vakit kazanmak. Geciktirmek. Zaman kazanmak.

Fiddle around : Vakit öldürmek. Aylaklık etmek. Vaktini boşa harcamak.

Jested : Takılmak. Mizah. Alay. Latife. Şaka söylemek. Şaka etmek. Espri. Şaka. Latife etmek.

Goofball : Aptal. Yatıştırıcı. (argo terim) yatıştırıcı. Aptal insan. Aptal veya salak kimse. Uyku ilacı. Uyku hapı. Mankafa. Sakinleştirici.

Dimwits : Aptal. Alık. Geri zekalı. Beyinsiz. Salak kimse.

Pass the time : Zaman harcamak.

Asshole : Aşağılık herif. Dangalak. Puşt. Anüs. İbne. Kıç deliği. Büzük. Göt deliği. Pislik.

Spend time : Zaman geçirmek. Harcanılan zaman. Kalmak. Vakit harcamak. Zaman harcamak.

Burn daylight : Gereksiz işler yapmak. Boş yere calışmak. Karanlıktan önce ışıkları yakmak. Zamanı boşa harcamak. Zaman harcamak.

Barren : Kıraç. Kısır. Sonuçsuz. Anlamsız. Budala (argo terim). Boş. Yavan. Çorak. Bereketsiz.

 

Fool synonyms : meshuggener, putz, meshuggeneh, morosoph, tomfool, fall guy, chump, jester, pottering, amusing oneself, bamboozle, baited, befooling, barmcake, joked, amuse oneself, bird brain, boob, jackass, airhead, budging, clod, delights, argues, arse, clown, twat, goof, mark, blockheads, dance, cockeyed, goose.

Fool zıt anlamlı kelimeler, Fool kelime anlamı

Undeceive : Uyarmak. Bilgi vermek. Uyandırmak. Aklını başına getirmek. Gözünü açmak.

Fool ingilizce tanımı, definition of Fool

Fool kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To infatuate. To play the fool. An idiot. One destitute of reason, or of the common powers of understanding. To toy. A natural. A compound of gooseberries scalded and crushed, with cream. To spend time in idle sport or mirth. To make foolish. Commonly called gooseberry fool. To trifle.