Crops türkçesi Crops nedir
- Ekip biçme.
- Verim.
- Kalabalık.
- Kesikler.
- Mahsulat.
- İşleme.
- Kısa kesilmiş saç.
- Kırpıntılar.
- Ekin.
- Hasat.
- Ürün.
- Mahsul.
- Kursak.
Crops ile ilgili cümleler
English: The crops need rain.
Turkish: Ekinlerin yağmura ihtiyacı var.
English: Thanks to the nice weather, we were able to harvest all of the crops in a day.
Turkish: Güzel hava sayesinde, tüm ürünleri bir gün içinde hasat edebildik.
English: Low-lying lands will flood. This means that people will be left homeless and their crops will be destroyed by the salt water.
Turkish: Deniz seviyesinin altında olan toprakları su basacak. Bu, insanların evsiz kalması ve ürünlerinin tuzlu su tarafından tahrip edileceği anlamına gelir.
English: He raises crops and cows on his farm.
Turkish: O, çiftliğinde bitkisel ürün ve inek yetiştiriyor.
English: Opponents say genetically engineered crops can cross-pollinate and damage other crops.
Turkish: Karşıtlar genetik mühendisliği bitkilerin çapraz döllenme yapabileceğini ve diğer bitkilere zarar verebileceğini söylüyorlar.
Crops ingilizcede ne demek, Crops nerede nasıl kullanılır?
Catch crops : Ara ürün.
Field crops : Tarla ürünleri. Çok büyük miktarlarda yetiştirilen ürün. Tarla bitkileri.
Food crops : Besin ürünleri.
Hoe crops : Çapa ürünleri. Çapa ürünü.
Horticultural crops : Bahçe ve bağ ürünleri. Bahçe bitkileri.
Macropsia : Makropsi.
Industrial crops : Sanayi bitkisi. İşleyim bitkileri. Şeker pancarı, pamuk vb. ürünlerin kaldırılmasından sonra fabrikada işlenerek herhangi bir gereksinme özdeği ya da nesnesi durumuna getirilen bitkilerin tümüne verilen ad. İşleyim bitkisi.
Tuber crops : Yumrulu mahsul. Yumru bitkiler.
Methodic necropsy method : Metodik nekropsi yöntemi. Yerleşim ve görev yönünden ilişkili organların birlikte çıkarılması, ilkesine dayanan kadavra inceleme yöntemi.
Lean crops : Az olan hasat. Verimsiz mahsuller. Düşük mahsul verimi.
İngilizce Crops Türkçe anlamı, Crops eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Crops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embroidery : İşlemecilik. Nakış. Nakış işleme. Abartı. Oya. Süs.
Output : Belirli bir dönemde, belirli bir miktarda üretim faktörü kullanılarak elde edilen ürün miktarı. Verim gücü. Tüm giderler çıkarıldıktan sonra elde olunan para. belgitin indirimden sonraki değeri. Faaliyet. Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç. Bilgisayar, bilişim, fizik, gitar, iktisat, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir süreç içinde işlenip çoğunlukla ürün olarak dışarıya çıkan özdek, erke ya da bilgilerin tümü. Bir işlergeden alınan yararlı güç.
Get across : Aktarmak. Beğenilmek. Kızdırmak. Anlaşılmak. Birbirinin karşıtı olmak. Zorlukla sıyrılmak. Benimsenmek. Anlaşılmasını sağlamak. Açıklamak. Anlaşılmasına neden olmak.
Machining : Talaşlı imalat. Talaşlı işleme. Makine ile yapmak. Makine ile işleme. Mekanik işleme. Talaşlı. Talaş kaldırma. Makinede işleme.
Debit : Deftere kaydedilen borç. Borç kaydetmek. -in zimmetine geçirmek. Verecek. Zimmetine geçirmek. Borçlandırmak. Açık. Akım. Birinin borcuna kaydetmek.
Offspring : Çoluk çocuk. Zürriyet. Oğul döl. Yavru hayvan. Yavrular. Evlat. Füru. Bir bireyin meydana getirdiği ve yine kendi tipini meydana getirecek özellikteki bireyler; çocuk. oğul döl. Oğul.
Croppers : Demirci makası. Kırpma makinesi. Çok fena düşüş. Yıkım. Maraba. Kursağını şişirebilen güvercin. Betonarme demiri makası. Başarısızlık. Ekinci.
Craws : Hayvan midesi. Mide (hayvan). Gaklamak. Kansa.
Corn : Tuzlamak. Mısır. Tahıl. Salamura etmek. Darı. Yerel basınç uygulanan bölgelerde hiperkeratozis ve epidermis kalınlaşmasıyla belirgin iyi sınırlı, kabarık ve gri renkte deri kalınlaşması ve sertleşmesi, kallus, tilom. kemik çıkıntılarının bulunduğu diz, dirsek ve göğüs kemiği gibi bölgelerde daha çok görülür. Tane. Yulaf (irlan., ıskoç.). Mısır viskisi.
Track : Geçmek (çöl vb.). Üstü taş, kum, kömür tozu, kiremit kırığı gibi bir karışımla ya da yapay bir özdekle (tartan gibi) sıkılaştırılıp koşular için özel olarak yapılmış 6-8 koşaklı yol. Kaydırmayla elde edilmiş çekim. Mıknatıslı görüntü kuşağı ya da televizyon plağında televizyon iminin oluşturduğu iz. İzini aramak. Ray döşemek. Bir ses kuşağında yer alan ve ses imlerini taşıyan bir ya da birkaç daracık yol. sesli filmlerde, görüntü kuşağının bir ya da birkaç yerinde bulunan ve ses imlerini taşıyan yollar. İzini takip etmek. İzini takibetmek. Patika.
Crops synonyms : go across, production, hop, bridge, make, products, handiwork, stomachs, capacity, gizzards, stride, congested, crop, dupe, stomaching, pick, pass, harvest, reaping, feats, fruitage, engravings, emblements, deliveries, embroiders, goods, cropper, gizzard, childing, outputs, ingluvies, film processing, takes.
Crops zıt anlamlı kelimeler, Crops kelime anlamı
Lengthwise : Uzunluğuna. Boylu boyunca. Bkz.lengthways. Uzunlamasına. Boylamasına. Boyuna.
Good natured : Yumuşak. Hoşgörülü. Babacan. Yardımsever. İyi huylu.

Bu kısımda Crops kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Crops ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Crops anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Crops ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.