Embroidery türkçesi Embroidery nedir

Embroidery ingilizcede ne demek, Embroidery nerede nasıl kullanılır?

Embroidery cotton : İşleme pamuğu.

Embroidery frame : Nakış kasnağı.

Embroidery machine : Nakış makinası.

Embroidery thread : Nakış çizgisi. Nakış sırası. Süsleme tasarımları yapılabilecek sıra.

Embroidery yarn : Nakış ipliği.

Embroideress : İşleyen kadın. Nakışla süsleyen kadın. Nakışlı iğne işi ile süsleyen kadın.

Embroil : Araya girmek. Karışmak.

Embroidered the facts : Gerçekleri abarttı. Olayları süsledi. Hikayeyi olduğundan abartılı gösterdi. Bire bin kattı. Olayları abartı.

Embroideries : Abartı. Süs. Nakış. Süslemeler. Oya.

Embroiderers : Nakışçı. Nakışla süsleyen kimse. Nakışlı iğne işi ile süsleyen. İşleyen.

İngilizce Embroidery Türkçe anlamı, Embroidery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embroidery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embellishes : Ayrıntılar eklemek. Renk getirmek. Renk katmak. Güzelleştirmek. Süsleyerek güzelleştirmek. Donamak. Güzelleştirme. Abartmak. Süslemek.

Excesses : Aşırılık. Fazla olan kısım. İfrat. Ölçüsüzlük. Fazlalık. İlave. Tecavüz. Aşırıya kaçma. Taşkınlık.

 

Exaggerated : Şişirilmiş. Aşırı. Abartmalı. Mübalağalı. Fahiş. Abartılmış. Abartılı.

Engravings : Oymabaskı. Hakkaklık. Oyma. Oyma işi. Hak. Hakkak işi. Oyma resim. Kazı. Gravür sanatı.

Handling : Muamele. Bakım. Dağıtım. Elle dokunma. İdare. Elleçleme. Tedavi. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Bir işi idare etme. Elleme.

Adornment : Ziynet. Donama. Bezek. Takı. Bezeme. Süsleme. Donatma. Güzelleştirme. Dekor.

Vignetted : Kitap süsü. Süslemek. Bir kişiyi veya durumu hoş bir biçimde betimlemek. Kaş. Vinyet. Süs çizmek. Kısa hikaye. Edebi bir eserde üzerine bir süreliğine yoğunlaşılan düşünce veya obje hakkında izlenim yaratılacak sahne. Skeç.

Attires : Giyim. Kılık. Giyinmek. Giyinip kuşanmak. Giysi. Kıyafet. Kisve. Giydirmek. Donatmak.

Vignettes : Edebi bir eserde üzerine bir süreliğine yoğunlaşılan düşünce veya obje hakkında izlenim yaratılacak sahne. Süslemek. Bir kişiyi veya durumu hoş bir biçimde betimlemek. Kısa hikaye. Kaş. Süs çizmek. Kitap süsü. Vinyet. Skeç.

Crops : Ekin. Ekip biçme. Ürün. Hasat. Mahsulat. Kalabalık. Kesikler. Kısa kesilmiş saç. Verim. Mahsul.

Embroidery synonyms : needlepoint embroidery, exaggeration, appareling, needlepoint, apparels, faggoting, fancywork, drawnwork, immoderacy, pinkings, excess, crop, expansion, extravagancy, lace, decorations, candlewick, engraving, decor, hemstitch, fustian, needlecraft, adornments, hyperboles, dupe, embroider, elaboration, decors, embellish, attire, embellishment, dupes, smocking.

Embroidery ingilizce tanımı, definition of Embroidery

Embroidery kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Needlework used to enrich textile fabrics, leather, etc. Also, the art of embroidering.