Excesses türkçesi Excesses nedir

Excesses ingilizcede ne demek, Excesses nerede nasıl kullanılır?

Excess air : Kazan ya da sobanın yanma odasına giren ve burayı soğutarak yanma verimini düşüren gereksiz hava. Fazla hava. Hava fazlalığı. Artık hava. Aşırı hava. Fazla yanma havası.

Excess baggage : Fazla bagaj. Fazla valiz. Bagaj fazlası. Ayak bağı olmak. Yük olarak görmek.

Excess baggage charge : Fazla valiz ücreti.

Excess capacity : Artık sığa. Artık kapasite. Aşırı kapasite. Bir firma veya firma grubunun en etkin (en düşük ortalama maliyet) biçimde üretim yapması durumda üretebileceği miktar ile gerçekte ürettiği miktar arasındaki negatif fark. Atıl kapasite. Artık değer. Fazla kapasite.

Excess condemnation : Haksız kamulaştırma. Adaletsiz istimlak. Kentin düzentasarını daha kolay uygulayabilmek ve düzentasara uygun yerbölümleme yapabilmek için gerekenden daha geniş bir alanı kamulaştırma eylemi. kent yönetimine bu amaçla tanınmış yetki. Artıkalım.

Excess fare : Mevki farkı ücreti. Bilet ücreti farkı. Bilet vergin farkı. Mevki farkı. Fazlalık için ödenen ücret.

Excess cost : Ek fiyat. Ek ödeme. Masraf fazlası.

Excess freight : Yük fazlası ücreti. Fazla navlun ücreti.

 

Excess labour demand : Emek sunum açığı. Ücretlerin denge düzeyinin altında olması nedeniyle sunulan emek miktarının istem miktarından az olması. krş. emek sunum fazlası.

Excess insurance : Sigorta kapsamı dışında. Aşkın sigorta. Aşkın hasar sigortası. Aşırı hasar sigortası. Sigorta edilen taraflarca ödenmesi gereken hasar payı.

İngilizce Excesses Türkçe anlamı, Excesses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excesses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interloper : Karışan tip. Gereksiz kimse. Burnunu sokan kimse. Başkasının işine burnunu sokan kimse. Başkalarının işlerine karışan kimse. Başkasının işine burnunu sokan. Bir dizgeye bağlı olmayan yıldız. Yabancı yıldız.

Overdoing : Aşırıya kaçmak. Aşırı yormak. Fazla kullanmak. Fazla yapmak. Abartmak. Fazla özenmek. Fazla abartmak. Ölçüyü aşma. Fazla pişirmek.

Embroideries : Nakış. Süs. Oya. Süslemeler.

Surplusage : Artık. Mübalağa. Artan miktar. Gereksiz iddia ve savunmalar. Aşan şey. Artan. Dava ile ilgisiz iddia. Fazla kısım.

Margining : Mesafe. Kenara yazmak. Sınır. Kenar yapmak. Çerçeve. Hudut. Marj. Kenarlık. Kenar boşluğu.

Spare : Az kullanan. Canını bağışlamak. Az. Sıska. Tutumlu olmak. Kıt. Boş. Esirgemek. Yedek. Yedek parça.

Intemperance : Sertlik. İçkiye düşkünlük. İntemperans.

Fustian : Şişirme. Tumturaklı. Saçma. Pamuklu kadife. Değersiz. Dimi. Pazen. Dimiden yapılmış. Abartılı.

Aggressions : Saldırma. Hücum. Taarruz. Saldırganlık. Saldırı. İhlal.

Additive : Katkı maddesi. Katık. Ek katkı. Eklenecek. Katkı. Katılan kimyasal madde. Toplamsal. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Toplanır. Katılacak.

 

Excesses synonyms : overmuchness, supererogatory, much, surplus, accessorial, overabundance, adjunct, debauchedness, adjuncts, abundances, additional, incrementing, exorbitance, breaking in, unneeded, desecrates, dissipations, addition, additament, accretion, superabundance, no end of, unnecessary, rampancies, deadliness, redundant, excessiveness, assault, extremism, an outrage upon decency, extremes, hyperboles, accessional.

Excesses zıt anlamlı kelimeler, Excesses kelime anlamı

Necessary : Vazgeçilmez. Gerekli. Kaçınılmaz. Gereken şey. Lazım olan. Lüzumlu. Zorunlu. Gerek. Lazım. Gereken.

Moderation : İşletme koşullarını daha kolay denetleyebilmek için tepkime hızını azaltma. ışınetkin özdeklerin parçalanmasıyla ortama dağılan nötronların yavaşlatılmaması. Ilım. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri. Azalma. Yatıştırma. Yavaşlama. Ilımlılık. Ilımlama. Yumuşatma. Ölçülü olma.