Excess capacity türkçesi Excess capacity nedir
- Artık kapasite.
- Artık sığa.
- Artık değer.
- Bir firma veya firma grubunun en etkin (en düşük ortalama maliyet) biçimde üretim yapması durumda üretebileceği miktar ile gerçekte ürettiği miktar arasındaki negatif fark.
- Fazla kapasite.
- İktisat alanında kullanılır.
- Aşırı kapasite.
- Atıl kapasite.
Excess capacity ingilizcede ne demek, Excess capacity nerede nasıl kullanılır?
Excess : Çok fazla. Taşkınlık. Aşırı. Katma. Ölçüsüz. İfrat. Aşırılık. Haddinden fazla. Ek. Fazla.
Capacity : Bir iletkenin yük sığdırım olanağı; iletkenler ve yalıtkanlar dizgesinin erkil birimi başına sığdırabildiği yük tutarı; birimi farad'dır. Bir yoğunlacın elektrik yığma ya da bir aracın elektrik alabilme yeteneği. Mecazi anlamda kavrama yeteneği. Dirayet. Kabiliyet. Sığa. Herhangi bir tiyatro alanının ya da salonunun alabileceği seyirci sayısını gösteren kavram. birim gerilimde bir nesneye sığabilen elektrik yükü niteliği. Durum. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Mevki.
Excess air : Hava fazlalığı. Aşırı hava. Artık hava. Fazla yanma havası. Kazan ya da sobanın yanma odasına giren ve burayı soğutarak yanma verimini düşüren gereksiz hava. Fazla hava.
Excess baggage : Fazla valiz. Fazla bagaj. Bagaj fazlası. Ayak bağı olmak. Yük olarak görmek.
Excess baggage charge : Fazla valiz ücreti.
Excess condemnation : Haksız kamulaştırma. Kentin düzentasarını daha kolay uygulayabilmek ve düzentasara uygun yerbölümleme yapabilmek için gerekenden daha geniş bir alanı kamulaştırma eylemi. kent yönetimine bu amaçla tanınmış yetki. Adaletsiz istimlak. Artıkalım.
İngilizce Excess capacity Türkçe anlamı, Excess capacity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Excess capacity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Incremental value : İyesinin hiçbir katkısı, emeği olmaksızın, kamunun etkinlikleri sonucunda bir toprak parçasının ya da taşınmazın değerindeki artış.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Excess capacity synonyms : surplus value, abnormal budget expenditures, residual value, a change in individual demand, a pass through certificate, overcapacity, abnormal budget, idle capacity, a type mutual funds, a shift in supply, a shift in demand.

Bu kısımda Excess capacity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Excess capacity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Excess capacity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Excess capacity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.