Excess türkçesi Excess nedir

Excess ile ilgili cümleler

English: Don't carry anything to excess.
Turkish: Fazla bir şey taşıma.

English: Five tremors in excess of magnitude 5.0 on the Richter scale have shaken Japan just this week, but scientists are warning that the largest expected aftershock has yet to hit.
Turkish: Richter ölçeğine göre büyüklüğü 5.0'ı aşan beş sarsıntı sadece bu hafta Japonya sarstı, ancak bilim adamları beklenen en büyük artçının henüz vurmadığı konusunda uyarıyorlar.

English: Drinking excessive and extreme amounts of water can result in "water intoxication", a potentially fatal condition.
Turkish: Suyu ölçüsüz ve aşırı miktarda içmek "su zehirlenmesi" ile sonuçlanabilir, potansiyel olarak ölümcül bir durum.

English: He had excess water in his lungs.
Turkish: Ciğerlerinde fazla su vardı.

English: Don't drink to excess.
Turkish: İçkiyi fazla kaçırma.

Excess ingilizcede ne demek, Excess nerede nasıl kullanılır?

Excess air : Artık hava. Hava fazlalığı. Fazla hava. Aşırı hava. Fazla yanma havası. Kazan ya da sobanın yanma odasına giren ve burayı soğutarak yanma verimini düşüren gereksiz hava.

 

Excess baggage : Yük olarak görmek. Fazla bagaj. Fazla valiz. Ayak bağı olmak. Bagaj fazlası.

Excess baggage charge : Fazla valiz ücreti.

Excess capacity : Bir firma veya firma grubunun en etkin (en düşük ortalama maliyet) biçimde üretim yapması durumda üretebileceği miktar ile gerçekte ürettiği miktar arasındaki negatif fark. Artık değer. Artık kapasite. Artık sığa. Aşırı kapasite. Atıl kapasite. Fazla kapasite.

Excess condemnation : Artıkalım. Kentin düzentasarını daha kolay uygulayabilmek ve düzentasara uygun yerbölümleme yapabilmek için gerekenden daha geniş bir alanı kamulaştırma eylemi. kent yönetimine bu amaçla tanınmış yetki. Adaletsiz istimlak. Haksız kamulaştırma.

Excess current : Aşırı akım. Fazla akım.

Excess fare : Bilet ücreti farkı. Bilet vergin farkı. Mevki farkı. Fazlalık için ödenen ücret. Mevki farkı ücreti.

Excess insurance : Sigorta kapsamı dışında. Aşırı hasar sigortası. Sigorta edilen taraflarca ödenmesi gereken hasar payı. Aşkın hasar sigortası. Aşkın sigorta.

Excess cost : Ek fiyat. Masraf fazlası. Ek ödeme.

Excess labour demand : Ücretlerin denge düzeyinin altında olması nedeniyle sunulan emek miktarının istem miktarından az olması. krş. emek sunum fazlası. Emek sunum açığı.

İngilizce Excess Türkçe anlamı, Excess eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excess ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Additament : Tamamlayıcı.

Extravagance : Boşa harcama. İsraf. Müsriflik. Mantıksızlık. Saçmalık. Delilik.

Accessive : Fazladan.

 

Additions : Toplama. Artış. Katkı. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. krş. sızıntılar. Katılma. Katılan şey.

More : Takriben. Ayrıntılar. Fazla şey. -den daha çok. Daha çok. Daha (çok). -den daha. Ziyade.

Exaggerations : Abartma. Şişirme. Büyütme. İzam. Mübalağa.

Exceeding : Aşma. Aşkın. Olağanüstü.

Beyond measure : Sonsuz. Son derece. Hadden aşırı. Hadsiz hesapsız. Sayılamayacak kadar çok. Aşırı derecede.

Exaggerated : Fahiş. Mübalağalı. Abartmalı. Şişirilmiş. Abartılı. Abartılmış.

By a long chalk : Fersah fersah. Büyük bir miktarla. Bir hayli. Oldukça. Uzun bir yolla. Epey.

Excess synonyms : overmuchness, ebulliency, dimensionless, haphazardness, accessional, superabundance, acres and acres, exorbitant, hyperboles, ebullition, accretion, accession, a whale of, ex, effusiveness, immoderacy, inordinate, surplusage, boisterousness, unneeded, interloper, desecration, adscititious, accretionary, admixture, much, extreme, added, extravagant, embroidery, a good deal, countless, immeasurable.

Excess zıt anlamlı kelimeler, Excess kelime anlamı

Necessary : Gereken şey. Lazım olan. Gerekli. Gereken. Lüzumlu. Kaçınılmaz. Vazgeçilmez. Lazım. Muhakkak. Zorunlu.

Moderation : Azalma. Ilımlılık. Yumuşatma. İtidal. Ilım. Tepkileşimlikte ılıncıkların çekirdeklerle çarpışmaları sonucu hızlarını yitirmeleri. İnsaf. Ilımlama. Yatıştırma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Excess ingilizce tanımı, definition of Excess

Excess kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which exceeds what is usual or proper. Superfluity. As, an excess of provisions or of light. The state of surpassing or going beyond limits. The being of a measure beyond sufficiency, necessity, or duty. Immoderateness. Superabundance. Extravagance.