Additament türkçesi Additament nedir

İngilizce Additament Türkçe anlamı, Additament eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Additament ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accessorial : Yardımcı. Cezai suç ortağı. Aksesuar.

Perfective : (dilbilimsel) tamamlanma belirten. Mükemmelleştirici. Tamamlanma belirten (dilbilgisi terimi).

Accessional : Fazladan.

Modifiers : Değiştiriciler. Niteleyici. Değiştiren şey.

Integral : Tümlenik. Tümlev. Bir bütünün ayrılmaz bir parçası olan. Bir işlevin, bağlı olduğu değişkenlerin küçük değişimleri için aldığı değerin, değişim aralıkları ile çarpımları toplamının sonsuz küçük değişim aralığı için vardığı erey. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tam. Bütünü oluşturan. Bütün şey. Bitev. Bütünleyici.

Addendum : Ekleme. Ek sözleşme. İlave edilecek şey. Zeyl. Zeyilname.

Processor : İşleyki. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. İşlem birimi. İşlemci (bilişim veya bilgisayar terimi). İşleyen. İşleyici. İşlemci. İşlem yapıcı. İşleç.

Accessive : Fazladan.

Addition : Toplama. Ekleme. İki veya daha fazla çeşitte yem maddesini bir araya getirme veya karıştırma işlemi. Katma. Toplam alma.

Complement : Kompleman. Tamamlayıcı şey. Tamamlayıcı (şey). Komplement. Tam kadro. Tüm. Tamamlamak. Cümle içinde yalın ya da yükleme, yönelme, çıkma, vasıta durumu gibi bir durum eki almış olarak kendisini fiille ilişkili duruma getiren ad: ateş yak-, su püskürt-, yokuş çık-, köşeyi dön-, bir olayı aktar-, yemeğe alıkoy-, işe dal-, yoldan çevir-, başarıyla çalış-, işe bel bağla-, olaydan ders al-, lafı ağzından kaçır- vb. || tümleçler yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan ögelerdir. bastıkları yeri (nesne) görmüyorlar, bataklıklara, su birikintilerine dala çıka, (zarf tümleci) konuşmadan (zarf tümleci) acele acele (zarf tümleci) yürüyorlardı (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 29). şükriye başını (nesne) onun omuzuna (dolaylı tümleç) yaslamıştı (t. buğra, yalnızlar, s. 115). görünürde (zarf tümleci), yani üretimde erkekten çok kadın var (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 43). kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada (zarf tümleci) yalnızım (peyami safa, yalnızız, s. 446). basık tavanlı, tütmüş sobası, pis cigara dumanlarıyla dolu bir kahvede (zarf tümleci) insanlar toplanmışlardı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 16) vb. ayrıca bk. nesne, dolaylı tümleç, edat tümleci, zarf tümleci. Bütünleyici şey.

 

Additament synonyms : additional, subsidiary, accretion, complemental, accession, adhibit, accretions, adjunct, integrant, add on, addenda, accessioning, additive, adjuncts, finishing, accretionary, additions, processors, modifier, complementary, adjoint.

Additament ingilizce tanımı, definition of Additament

Additament kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An addition, or a thing added.