Exceeding türkçesi Exceeding nedir

Exceeding ile ilgili cümleler

English: I thought that went exceedingly well.
Turkish: Onun son derece iyi gittiğini düşünüyordum.

English: You're exceeding your authority.
Turkish: Yetkini aşıyorsun.

English: She is exceedingly sensitive to the cold.
Turkish: O, soğuğa aşırı duyarlıdır.

English: You were exceeding the speed limit, weren't you?
Turkish: Sen hız limitini aşıyordun, değil mi?

English: Ann is exceedingly fond of chocolate.
Turkish: Ann aşırı derecede çikolataya düşkün.

Exceeding ingilizcede ne demek, Exceeding nerede nasıl kullanılır?

Exceeding the budget : Aşırı harcama. Bütçede ayrılandan fazlasını harcama. Bütçeyi aşma.

Exceeding the speed limit : Kanunen izin verilenden daha süratli gitme. Hız limitini aşma.

Exceedingly : Çok. Müthiş. Fazlasıyla. Aşırı derecede. Son derece.

Exceed expectations : Tahmin edilenden fazla olmak. Umulanın ötesine geçmek. Beklentileri aşmak.

Exceed the speed limit : Kanunen belirlenen limitlerden daha hızlı sürmek. Hız sınırını aşmak. Sürat yapmak. Hız limitini aşmak.

Exceeds : Aşırıya kaçmak. İleri gitmek. Sınırı aşmak. Aşmak. Tecavüz etmek. Geçmek. Haddini aşmak. Fazla olmak.

Exceedable : Ötesine geçebilir. Aşılabilir. Ötesine geçilebilir. Aşabilir.

 

Number of fonts should not exceed : Slayttaki en fazla yazıtipi sayısı.

Exceeded the limits : Sınırların ötesine geçen. Kısıtlamaları ve engelleri aşan. Limitleri aşan.

Exceeded : Geçmek. Aşıldı. Sınırı aşmak. Aşmak. İleri gitmek. Aşırıya kaçmak. Haddini aşmak.

İngilizce Exceeding Türkçe anlamı, Exceeding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exceeding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Damnedest : Sıra dışı. En garip. En hayran eden. En acayip. En tuhaf.

Above : Fazla. Bir şeyin üstünde. Yukarı. Yukarıdaki. Artık. Yukarıda. Üst.

Over : Yukarıya. Devirmek. Üzerinden. Bitmiş. Sona ermiş. Fazladan. Üstüne. Fazla. Üzerine.

Acute : Dar. İlerlemiş. Dar (açı). Açıkgöz. Akut. Şiddetli. Sivri. Ağır. Keskin.

Inordinate : Haddinden fazla. İnordinat. Oransız. Düzensiz. Gereğinden çok.

Abnormal : Düzgüsüz. Düzensizlik. Olağandışı. Abnormal. Sapkın. Normal dışı, anormal. Anormal. Uygun olmayan.

Crass : Görgüsüz. Duygusuz. Kaba. Aptal. Aptalca. İncelikten yoksun. Galiz. Densiz. Dangalak (argo terim).

Abundant : Feyizli. Dolu. Bereketli. Gür (saç). Bol. Külli. Dolu (bol). Gani. Verimli.

A world of : Pek çok. Bir hayli. Dünya kadar.

Cloying : Tiksindirici. Bıktıran. İğrenç. Bıktırış. Boğucu.

Exceeding synonyms : abnormals, acutest, doozy, overtopping, overflowing, encroachment, prodigious, a lot, transcendentals, encroachments, acutes, dreamier, abysmal, classical, astronomical, a raft of, affluents, intemperate, measureless, excess, abounding, incommensurable, cruelly, a good deal, crasser, overcoming, awfully, acuter, affluent, a great many, breakneck, overthrust, acres and acres.

 

Exceeding zıt anlamlı kelimeler, Exceeding kelime anlamı

Ordinary : Alışılmış. Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Sıra işi. Basit. Lokanta (ingiliz ingilizcesi). Tabldot lokanta. Olağan. Sıradan. Adi. Lokanta.

Exceeding ingilizce tanımı, definition of Exceeding

Exceeding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : More than sufficient. Extremely. More than usual. In a very great degree. Exceedingly. Extraordinary. Measureless.