A world of türkçesi A world of nedir

A world of ile ilgili cümleler

English: The inactive child is far more inclined to live in a world of fantasy.
Turkish: Durgun olan çocuk bir hayal dünyasında yaşamaya daha meyillidir.

English: He lives in a world of fantasy.
Turkish: O, bir fantezi dünyasında yaşıyor.

English: Ali lives in a world of fantasy.
Turkish: Ali bir hayal dünyasında yaşıyor.

English: We see that the real world is becoming a world of merchandise.
Turkish: Biz gerçek dünyanın malların bir dünyası olduğunu görüyoruz.

A world of ingilizcede ne demek, A world of nerede nasıl kullanılır?

A : (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir. Argonun simgesi. Herhangi bir. En yüksek not. Pek iyi. La (müzik terimi). Atom ağırlığı.

World : Üçüncü dünya. Evren. Yeryüzü. Dünya. Hayat. Yer. Arz. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Toplum.

Of : -nin. Den. -nın. İle ilgili. Karşı. -li. Nin. Hakkında. -dan. -den övünerek bahsetmek.

A world of trouble : Çok fazla zor.

A world power : Dünya çapında bir güç.

 

World of phantasy : Rüyalar alemi. Fantezi dünyası. Hayal dünyası.

All the world of letters : Edebiyat alemi. Edebiyat dünyası.

World of make believe : Rüyalar alemi. Hayal dünyası. Fantezi dünyası.

World of : Bir dünya. -dan dünya kadar. Çok fazla. -dan bir sürü.

The world of commerce : Ticaret dünyası.

İngilizce A world of Türkçe anlamı, A world of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak A world of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A raft of : Bir sürü. Bir yığın. Yığınla.

Not a little : Epey. Ziyadesiyle.

By far : Açık ara. Büyük bir fazlalıkla veya arayla. Çok daha fazla. Açık farkla. Fersah fersah çok. Fersah fersah. Büyük bir farkla. Çok fazla. Ziyadesiyle.

Affluents : Bir nehrin ayağı. Hali vakti yerinde. Varlıklı. Bol. Gönençli. Refah içinde. Irmak ayağı. Gürül gürül akan. Zengin.

A good number of : Hatırı sayılır sayıda.

Vast : Çok geniş. Büyük boşluk. Çok büyük miktarda. Çok büyük. Hesapsız. Uçsuz bucaksız. Büyüklük.

Considerably : Büyük ölçüde. Önemli ölçüde. Oldukça. Epeyce. Önemli oranda.

Affluent : Bir nehrin ayağı. Gönençli. Hali vakti yerinde. Irmak ayağı. Gürül gürül akan. Zengin. Varlıklı. Bol. Refah içinde.

Ever so much : Fazlasıyla. Derecesiz. Çok fazla. Çok fazla miktarda. Çok çok. Birsürü.

A world of synonyms : acres and acres, notably, by a long chalk, a great deal of, a whale of a lot, a great number of, far, above, a whole lot, up to the sky, numerously, a good deal, a whale of, abundant, abounding, a whole lot of, lots of, a great deal, highly, a good, beaucoup, numerous, vaster, many, a lot, copious, a great many, abysmal, vastest, a fair sum, countless, enormously, a spate of.