Ordinary türkçesi Ordinary nedir

  • Basit.
  • Alışılmış.
  • Yetkili makam.
  • Adi.
  • Lokanta (ingiliz ingilizcesi).
  • Olağan.
  • Sıradan.
  • Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi).
  • Lokanta.
  • Alelade.
  • Olağan şey.
  • Sıra işi.
  • Tabldot lokanta.
  • Değişmez kurallar (katolik kilisesi).
  • Alışılmış şey.

Ordinary ile ilgili cümleler

English: Did anything out of the ordinary happen at school today?
Turkish: Bugün okulda sıra dışı bir şey oldu mu?

English: Always use distilled water in steam irons because using ordinary water will cause a mineral build-up over time that will clog the steam holes.
Turkish: Normal su kullanmak zamanla buhar deliklerini tıkayacak mineral birikmesine sebep olacağı için buharlı ütülerde her zaman damıtılmış su kullan.

English: Ali noticed something out of the ordinary in the alley.
Turkish: Ali sokakta olağan dışı bir şey fark etti.

English: Ali wasn't aware that anything out of the ordinary had occurred.
Turkish: Ali olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.

English: Ali is just an ordinary guy.
Turkish: Ali sadece sıradan bir adam.

Ordinary ingilizcede ne demek, Ordinary nerede nasıl kullanılır?

Ordinary ability : Bir yapımevindeki donatımın düzenli olarak çalıştırıldığı düzlemdeki üretim gücü. Normal kapasite. Olağan yapım gücü.

Ordinary capacity : Bir yapımevindeki donatımın düzenli olarak çalıştırıldığı düzlemdeki üretim gücü. Normal kapasite. Olağan yapım gücü.

 

Ordinary check : Olağan çek. Çizgili olmayan, sıradan çek. Adi çek.

Ordinary creditor : Adi alacaklı.

Ordinary debt : Adi borç. Tecim işletmesiyle ilişkisi olmayan, gerekçesi ya da dayanağı yönünden tecimsel sayılması olanaksız bulunan borç. tecimle uğraşan kişilerin işletmeleriyle bir ilişkisi olmaksızın yapmış oldukları özel nitelikteki borç. Olağan borç.

Ordinary least squares : Ols. En küçük kareler yöntemi. Sıradan en küçük kareler.

Ordinary differential equation : Bayağı türevsel denklem. Tipik diferansiyel denklem. Adi diferensiyel denklem. Bayağı türetik denklem. Adi diferansiyel denklem. Bayağı diferansiyel denklem.

Ordinary depreciation : Olağan aşınma payı. Olağan amortisman. Normal aşınma. Durağan bir ya da kuruluşun olağan aşınma sonu değerinin azalma payı. Olağan aşınma. Normal amortisman.

Ordinary interest : Adi faiz. Normal faiz. 360 gün üzerinden hesaplanan basit faiz. Basit faiz. Piyasada yaygın ve kabul edilmiş olan faiz oranı.

Ordinary least squares estimator : Olağan en küçük kareler tahmincisi.

İngilizce Ordinary Türkçe anlamı, Ordinary eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ordinary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Common : Çok rastlanan. Meydan. Bilinen. Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz. Halka açık alan. Kaba saba. Halka açık yer. Müşterek.

Unexceptional : İtiraz edilemez. İstisnasız. Bayağı. Ayırımsız.

Booming : Gürleyen. İlerleyen. Gelişen. Gürleme.

Banausic : Pratik. İşe yarar. Sadece kar için çalışan. Kullanışlı.

Frequent : Kapısını aşındırmak. Hızlı. Sık sık gitmek (bir yere). Sık sık olan. Yaygın. Ayağı alışmak. Sık. Devamlı. Sık sık gitmek.

Bromidic : Sıradan ifadeler içeren. Alalade.

Cheesiest : Banal. İşe yaramaz. Peynire benzeyen. Peynirli. Kötü kaliteli (argo terim). Tapon. Peynirimsi. Ucuz. Peynir kıvamında.

Run of the mill : Değirmen arkı. Bayağı. Özelliksiz. Özel olmayan. Orta karar. Tekdüze.

Auberge : Han. (fransızca) konaklama yeri. Hostel. Fransız hanlarına verilen isim. Konaklama yeri. Pansiyon.

Basic : Temele dayanan. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Asal. Ana. Belli başlı. Basıc. Temel. Esasi. Bazal.

Ordinary synonyms : mine run, run of the mine, cut and dry, mundaneness, casually, easier, common or garden, chaster, eating place, cut and dried, cheapjack, auberges, crudest, orthodox, cheap jack, restaurant, pedestrian, cafes, diffusive, diners, chuffer, normal, nondescript, grillroom, blah, no great shakes, the usual thing, abject, mediocre, chintzier, commonplace, frequents, countrified.

Ordinary zıt anlamlı kelimeler, Ordinary kelime anlamı

Extraordinary : Müstesna. Sıra dışı. Olağanüstü. Özel. Olağandışı. Nadir. Alışılmamış. Garip. Özel olarak görevlendirilmiş. Harikulade.

Unusual : Alışılmadık. Fevkalade. Görülmemiş. Olağan olmayan. Acayip. Görülmedik. Olağandışı. Tip. Alışılmamış. Sıradışı.

Extraordinariness : Benzersizlik. Alışılmamış olma. Sıradışılık. Fevkaladelik. Eşsizlik. Olağandışılık.

Ordinary antonyms : uncommon.

Ordinary ingilizce tanımı, definition of Ordinary

Ordinary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An officer who has original jurisdiction in his own right, and not by deputation. Methodical. Settled. According to established order. Regular.