Extraordinary türkçesi Extraordinary nedir

  • Olağanüstü.
  • Sıradışı.
  • Müstesna.
  • Olağandışı.
  • Harikulade.
  • Acayip.
  • Sıra dışı.
  • Özel olarak görevlendirilmiş.
  • Alışılmamış.
  • Garip.
  • Nadir.
  • Görülmemiş.
  • Fevkalade.
  • Özel.

Extraordinary ile ilgili cümleler

English: Ali is an athlete with extraordinary speed.
Turkish: Ali olağanüstü hızı olan bir atlettir.

English: 250 kg is an extraordinary weight, even for a sumo wrestler.
Turkish: 250 kg, bir sumo güreşçisi için bile olağanüstü bir ağırlıktır.

English: Ali is an athlete with extraordinary strength.
Turkish: Ali olağanüstü gücü olan bir atlettir.

English: Ali is an extraordinary man.
Turkish: Ali olağanüstü bir adam.

English: A person never reading anything may be fooled with an extraordinary easiness.
Turkish: Bir şey okumayan bir kişi görülmemiş bir kolaylıkla aldatılabilir.

Extraordinary ingilizcede ne demek, Extraordinary nerede nasıl kullanılır?

Extraordinary amortization : Olağanüstü değer kaybı. Finans piyasalarındaki ortaya çıkan olumsuz şoklar nedeniyle izin verilen değer kaybı yöntemi.

Extraordinary budget : Olağanüstü olayların zorunlu kıldığı giderlerin karşılanabilmesi amacıyla hazırlanan ödeneklik. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü ödenektik. Olağanüstü bütçe.

 

Extraordinary budget appropriation : Bütçenin düzenlenmesi sırasında öngörülmemiş bir hizmet için ayrılan ödenek. bk. olağanüstü gider. Olağanüstü bütçe ödeneği.

Extraordinary budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Extraordinary budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe gelirleri.

Extraordinary depreciation : Olağanüstü yıpranma. Yangın, deprem, su baskını gibi doğal afetler dolayısıyla taşınır ve taşınmaz mallar ile bu mallara ilişkin hakların değerini tamamen veya kısmen yitirmesi nedeniyle vergi usul kanununa göre izin verilen yıpranma yöntemi. Olağanüstü amortisman. Fevkalade amortisman.

Ambassador extraordinary and plenipotentiary : Olağanüstü ve tam yetkili büyükelçi.

Extraordinary loss : Olağanüstü yitirce. Çeşidi ve inceliğindeki özellik nedeniyle sayışımlarda özel bir işlem ya da paraya ilişkin bölümlerdeki ayrı bir açıklamayı gerektiren dokunca. Olağanüstü zarar.

Extraordinary measures : Sıra dışı önlemler. Sıra dışı tedbirler.

Extraordinary depresiation : Yangın, deprem, su basması gibi olaylar sonucunda değerinin tamamını ya da bir bölüğünü yitirmede, yeni buluşların etkisi altında teknik verim ve değerleri düşerek tüm olarak ya da bir bölüğü ile işe yaramaz bir duruma gelmede; zorunlu bir çalışma yapmaları nedeniyle fazla yıpranmada; bu taşınır ve durağan değerlerle, haklara ilgililerin baş vurmaları üzerine maliye bakanlığınca verilen yüksek oranlı olağanüstü aşınma payı. Olağanüstü aşınma payı.

 

İngilizce Extraordinary Türkçe anlamı, Extraordinary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extraordinary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exempted : Muaf. Ayrı tutulmuş.

Offbeat : Vurgusuz nota. Vurgusuz. Tuhaf. Alışılmadık.

Sinful : Habis. Günah. Hain. Ayıp. Fena. Günahlı (kimse). Günahkar. Utanç verici. Kötü. Günahlı.

Off beat : Geleneklere uymayan. Alışılmadık.

Unheeded : Göze çarpmamış. Önemsenmeyen. Aldırış edilmemiş. İhmal edilmiş. Önemsenmemiş. Umursanmayan. Aldırış edilmeyen.

Wonderworking : Üstün başarı. Olağanüstü iş.

Crotchet : Tuhaf. Deli. Garip tutku. Dörtlük. Garip düşünce. Delilik. Tuhaf düşünce. Çeyrek nota.

One : 1. Bir tane. Bir sayısı. İnsan. Aynı. Bir (sayı olarak). Tek. Birisi. Kimse. Biri.

Dedicated : İthaf olunmuş. Kendini işine adamış. Verilmiş. Tahsisli. Atanmış. Ayrılmış. Adanmış. İşine kendini adamış.

Extraordinary synonyms : over the top, mundaneness, custome, bonzer, odd, paranormal, wonderful, bizarre, esoteric, unseen, fantabulous, singular, unaligned, awfully, particular, comically, freakier, superbly, doozy, extraordinarily, abnormals, superb, extraordinaire, eccentric, prodigious, some, ad hoc, olympian, marvelous, eccentrics, unsighted, admirably, marginal.

Extraordinary zıt anlamlı kelimeler, Extraordinary kelime anlamı

Comparable : Benzer. Mukayese edilebilir. Kıyas edilebilir. Kıyaslanabilir. Kıyas götürür. Karşılaştırılabilir.

Extraordinariness : Benzersizlik. Alışılmamış olma. Fevkaladelik. Sıradışılık. Eşsizlik. Olağandışılık.

Common : Ortak. Ortamalı. Alışılagelmiş. Halka açık yer. Çok rastlanan. Müşterek. Kaba. Alelade. Halka açık yeşil alan. Çok kullanılan.

Extraordinary antonyms : unimpressive, ordinary, inferior, usual, moderate.

Extraordinary ingilizce tanımı, definition of Extraordinary

Extraordinary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Beyond or out of the common order or method. Extraordinary remedies. That which is extraordinary. Used especially in the plural. Not usual, customary, regular, or ordinary. As, extraordinary evils. As, extraordinaries excepted, there is nothing to prevent success.