Exempted türkçesi Exempted nedir

Exempted ingilizcede ne demek, Exempted nerede nasıl kullanılır?

Exempted from oath taking : Edilen yeminden muaf. Verilen sözden muaf. Verilen yemin veya sözün belirttiği yükümlülükler altında olmayan.

Be exempted : Muaf tutuldu. Hariç bırakıldı. Muaf tutulmak. İstisna sayıldı.

Was exempted : Muaf tutuldu. Hariç bırakıldı. İstisna sayıldı.

Exempt from : Görevden affetmek. Sorumluluğunu bağışlamak. Yükümlülüğünü kaldırmak.

Exempt from duty : Gümrükten muaf. Gümrükten muaf olmak.

Exemptible : Muafiyet. Muaf tutulabilir. Ayrı tutulabilir. Muaf olabilirlik. Bir görev veya yükümlülüğün dışında olabilme. Hariç tutulabilir.

Exempt from taxes : Vergi ödeme yükümlülüğü olmayan. Vergiden muaf.

Exempt : Bağışık. Bağışıklık. Muaf. Hariç. Hariç tutmak. Serbest. Muaf tutmak. Ayrılık. İstisna etmek.

Exempt from military service : Askeri hizmeti yerine getirmesi gerekmeyen. Askeri hizmetten muaf.

Draft exempt : Çürük. Askerliğe elverişsiz.

İngilizce Exempted Türkçe anlamı, Exempted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exempted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ferly : Hayret. Garip. Şaşırma. Şaşkınlık. Tuhaf.

Exclusive of : Hariç. Dışında. -den ayrı.

 

Excused : Serbestlik verilen. Mazeretli. Muafiyet verilen. Mazur. Mazur görülen.

Dispense : İlaç hazırlamak. Hazırlamak (ilaç vb). Hazırlamak (ilaç). Uygulamak. Bağışlamak. (ilaç veya reçete) hazırlamak. İlaç yapıp vermek. Hariç tutmak. Başarmak. Tevzi etmek.

Immunes : Dokunulmaz. Ayrıcalıklı. Bağışıklığı olan. Etkilenmeyen. Bağışık kimse. Duyarsız. Muaf kimse. Bağışık.

Stunning : Hayret verici. Çekici. Nefis. Hoş. Baş döndürücü. Çok çekici. Büyüleyici. Müthiş. Nefes kesici. Sersemletme.

Extraordinary : Harikulade. Olağandışı. Nadir. Alışılmamış. Sıradışı. Özel. Sıra dışı. Özel olarak görevlendirilmiş. Acayip.

Forgive : Affeylemek. Bağışlamak. Affetmek. Bahşetmek. Kusuruna bakmamak. Bağışlanma. Bağışlama. Geçirmek. Silmek.

Exceptional : Olağanüstü. Şaz. Ayrık. Ender. Ayrıklı. Nadir. Fevkalade. Kuraldışı. İstisnai. İstisna.

Freest : Boş. Ücretsiz. Özgür. Açık. Samimi. Parasız. Serbest bırakmak. Bedava. Vergiden muaf.

Exempted synonyms : singular, free, spare, ferlies, derestrict, privileged, relieve, exempts, insulated, anomalous, deregulate, freer, supernormal, immune, exempt, especial.

Exempted zıt anlamlı kelimeler, Exempted kelime anlamı

Restrict : Daraltmak. Tahdit etmek. Hasretmek. Sınırlama getirmek. Sınırlandırmaya tabi tutmak. Sınırlamak. Kayıtlamak. Sınırlandırmak. Kısıtlamak.

Regulate : Düzeltmek. Denetim altına almak. Ayarlamak. Bir aracı düzenine koyup, doğru işlemesini sağlamak. Ayar etmek. Nizamlamak. Kontrol etmek. Yoluna koymak. İşleyişini regüle etmek.

Enforce : Yürütmek. Takviye etmek. Zorla kabul etmek. Zorla elde etmek. Mecbur etmek. İnfaz etmek. Tatbik etmek. Yerine getirmek. Uygulamak. Zorla yaptırmak.

Exempted antonyms : nonexempt.