Restrict türkçesi Restrict nedir

Restrict ile ilgili cümleler

English: Freedom of speech is restricted in some countries.
Turkish: Konuşma özgürlüğü bazı ülkelerde kısıtlıdır.

English: He feels this new law will restrict his freedom.
Turkish: Bu yeni kanunun, özgürlüğünü kısıtlayacağını hissediyor.

English: Please restrict your orders to what is in our catalog.
Turkish: Kataloğumuzda bulunanlara göre lütfen siparişlerinizi sınırlayın.

English: Jale restricts the amount of meat in her diet.
Turkish: Jale, diyetinde et miktarını kısıtlıyor.

English: Freedom of speech was tightly restricted.
Turkish: İfade özgürlüğü ciddi şekilde sınırlandı.

Restrict ingilizcede ne demek, Restrict nerede nasıl kullanılır?

Restrict oneself : Kendini sınırlamak.

Restrict printer settings : Yazıcı ayarları'nı kısıtla.

Restrict system control panel : Sistem denetim masası'nı kısıtla.

Restrict to : Kısıtlamak. Sınırlamak.

Restricted : Belirli bir türküm için. Zorunlu. Gizli. Sınırlamalı. Yalnızca belirli bir kesimin kullanımına özgü. Kayıtlı. Yasak. Sınırlı. Kayıt altında. Dar.

 

Restricted area : Tahditli saha. Kontrollü giriş sağlanan alan. Erişimi sınırlı alan. Yasak bölge.

Restricted zone : Kontrollü giriş sağlanan alan. Yasak bölge.

Restricted document : Erişim kısıtlı belge.

Restricted credit : Kullanımı koşullara bağlı kredi. Şartlı kredi.

Restricted stock : Sınırlandırılmış hisse senedi. Borsada alım ve satım yasağı bulunan, ancak yetkili kurum tarafından verilen izin ile işlem görebilen hisse senedi.

İngilizce Restrict Türkçe anlamı, Restrict eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Restrict ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Taboo : Tabulaştırmak. Tekinsiz. Memnu. Yasak. Yasaklamak. Tabu. Kutgüç ile yüklü oldukları düşünülen insan, hayvan, nesne ve doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi, bunlardan kaçınma. Mana ile yüklü oldukları kabul edilen insanların, hayvanların, nesnelerin, doğal öğelerin yasaklarla çevrilmesi ve bunlardan kaçınma, a. bk. geçici tabu, sürekli tabu. Konuşulamaz.

Assign : İş vermek. Pay olarak vermek. Vermek. Hamletmek. Belirlemek. Atamak. Bir işe koymak. Ferağ etmek. Görev vermek.

Contracts : Daralmak. Kasılmak. Mukavelat. Sözleşme yapmak. Sözleşmeler. Kasmak. Kontrat yapmak.

Accessing : Erişim.

Localize : Yerini saptamak. Mekansallaştırmak. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Yerelleştirmek. Lokalize etmek. Yerini belirlemek. Saptamak. Belirli bir yere sınırlamak. Yereltmek.

Access mechanism : Erişim düzeneği. Erişim mekanizması.

Moderate : Makul kimse. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Yumuşamak. Yatışmak. Ilıman. Ilımlılaştırmak. Hafifletmek. Azalmak. Yumuşatmak. Yatıştırmak.

 

Narrow : Daralmak. Anca yeten. Kıt kanaat. Dar. Az. Parasızlık. Dar geçit. Çekmek. Kısmak.

Constrains : Zorlamak. Tutmak. Baskı yapmak. Menetmek. İcbar etmek. Engellemek. Mecbur etmek. Alıkoymak.

Curtail : Kısıntı yapmak. Kısaltmak. Düşürmek. Azaltmak. Kısa kesmek. Kısmak. Engellemek. Kesmek.

Restrict synonyms : bother, pale in, scant, astricted, contract, cramp, circumscribes, narrowed, delimits, limit, classify, accent char, attenuate, constrain, localise, cut back, attenuates, acception, access control, abnormal end, banjax, delimitating, constricts, cabining, consecrate, attribute to, devoting, absolute loader, ac adapter, affiliate, circumscribing, restricting, paler.

Restrict zıt anlamlı kelimeler, Restrict kelime anlamı

Derestrict : Özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak. Hız yasağını kaldırmak. Sınırlamayı kaldırmak.

Declassify : Açıklamak. Gizliliğini kaldırmak. Gizlilik derecesini kaldırmak. Dosya veya dava üzerindeki gizliliği kaldırmak. Gizlilik derecesini iptal etmek.

Restrict ingilizce tanımı, definition of Restrict

Restrict kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Restricted. To restrict a patient to a certain diet. To limit. To restrain within bounds. To confine. As, to restrict worlds to a particular meaning.