Constrains türkçesi Constrains nedir

Constrains ingilizcede ne demek, Constrains nerede nasıl kullanılır?

Constrain numeric : Sayısala zorla.

Constrain : Zorunda bırakmak. Baskı yapmak. Mecbur etmek. Tutmak. Menetmek. Alıkoymak. Zorlamak. İcbar etmek. Engellemek. Bağlamak.

Constrainable : Engellenebilen. Sınırlandırılabilen. Kısıtlanabilen. Zorlanabilen.

Constrained : Rahatsız. Sıkıntılı. Zorlamalı. Doğal olmayan davranış. Zorlanmış. Zoraki. Yapmacık. Alışılmadık.

Constrained estimator : Kısıtlanmış tahminci.

Constrainer : Zorlayan kimse. Mecbur eden kimse. Kısıtlayan kimse.

Constrainment : Kuvvet. Baskı. Mecburiyet. Zorlama.

Constraint test : Kısıt sınaması.

Constraint : Kısıtlama getirmek. Bir nesnenin, bir özdeğin belirli bir konumda, bir durumda ya da bir devinimde bulunmaya zorlanmasından ileri gelen gerginlik. Uslu durma. Gerçek duygularını saklama. Bilgisayar, hukuk, ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Kısıtlılık. Alıkoyma. Sınırlama. Tahdit. İcbar.

Constraint set : Kısıt kümesi.

İngilizce Constrains Türkçe anlamı, Constrains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Constrains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Detains : Mahrum etmek. Geciktirmek. Durdurmak. İzinsiz bırakmak. Hapsetmek. Gözaltına almak. Oyalamak.

Abducting : Zorla kaçırmak. Adam kaçırmak. Tebit etmek. Kaçırmak (birini). Dağa kaldırmak. Kız kaçırmak. Kaçırmak. Birini zorla kaçırmak. (kas) dışarı çekmek.

Abide by : (sözünü) tutmak. Razı olmak. Sözünde durmak. Bağlı kalmak. -e uymak. Kararından dönmemek. Katlanmak. Uymak. İtaat etmek.

Circumvent : Açığını yakalamak. Kaçınmak. Alt etmek. -den kaçmak. Yan çizmek. Yana kaçmak. Atlatmak. Üstün gelmek. Yenmek. Çevresini sarmak.

Enforces : Zorla kabul ettirmek. Güçlendirmek. Sözünü geçirmek. İcra etmek. Dayatmak. Yerine getirmek. Takviye etmek. Uygulamak.

Bullying : Zorbalık. Dayılık. Fiziksel şiddet. Sataşma. Tehdit. Zulmetmek. Korkutma. Zorbalık etmek. Efelenme.

Book : Opera metni. Deftere geçirmek. Ayırtmak. Deftere işlemek. Yer tutmak. Yazılmış ya da basılmış yaprakların bir araya getirilmesinden oluşan, 49 sayfadan az olmayan ve bir konuyu belirli bir düzen içinde sunan yapıt. Peylemek. Defter. Liste. Libretto.

Abducts : (kas) dışarı çekmek. Adam kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Birini zorla kaçırmak. Dağa kaldırmak. Çekme. Kız kaçırmak. Tebit etmek. Kaçırmak. Kaçırmak (birini).

Efforce : Zorla girmek.

Tighten : Sıkıştırmak. Germek. Tıkamak. Daraltmak. Sıkmak. Sıkılamak. Ciddileşmek. Kasılmak. Sıkılaşmak. Sertleşmek.

Constrains synonyms : circumvented, circumscribed, checks, delays, confining, attach, deters, clamor down, bespoken, approve of, border, bodycheck, affiliating, assigns, be urgent with somebody, called off, debar, debarring, baulks, binds, astricted, trammel, circumscribe, amount to, throttle, confinement, bespeak, circumscribes, clamp, affiliates, coerce, capture, affects.

Constrains zıt anlamlı kelimeler, Constrains kelime anlamı

Unbridle : Gemini çıkarmak. Dizginini çıkarmak.

Unaffected : İçten. Yapmacıksız. Etkilenmemiş. Doğal. Değişmemiş. Bozulmamış. Etkisiz. Tabii.