Contracts türkçesi Contracts nedir

Contracts ile ilgili cümleler

English: Metal contracts when cooled.
Turkish: Metal soğuyunca büzülür.

English: I will not translate contracts anymore.
Turkish: Artık sözleşmeleri çevirmeyeceğim.

English: The Lockheed scandal is a worldwide corruption scandal involving the major American plane manufacturer Lockheed. It came to light in February 1976 and revolved mainly around the acceptance of passenger plane contracts.
Turkish: Lockheed skandalı büyük Amerikan uçak üreticisi Lockheed ile ilgili dünya çapında bir rüşvet skandalıdır.Şubat 1976 da su yüzüne çıktı ve esas olarak yolcu uçaklarının sözleşmelerinin kabulüne odaklandı.

English: I want to sign the contracts.
Turkish: Sözleşmeleri imzalamak istiyorum.

English: Contracts have already been negotiated.
Turkish: Sözleşmeler zaten görüşüldü.

Contracts ingilizcede ne demek, Contracts nerede nasıl kullanılır?

General part of the contracts law : Sözleşmeler yapma ve onalara bağlı kalma ile ilgili olan hukuk. Sözleşmeler hukukunun genel bölümü.

Law of contracts and torts : Borçlar hukuku.

The contracts law : Şözleşme yasası. Sözleşmelerin imzalanmasını uygulanmasını ve sonlandırılmasını düzenleyen yasa.

 

Future contracts : Vadeli sözleşme. Gelecek sözleşmeleri. Örgütlü piyasalarda belli bir değerin önceden belirlenmiş bir tarih ve fiyattan teslim edilmesini öngören ve prim adı altında bir güvence sağlayan ölçünleştirilmiş sözleşme.

Management contracts : Yapım anlaşmaları. Özel kesim veya özelleştirme programına alınan firmalara profesyonel yönetim hizmetleri sağlamak üzere, daha çok gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkelerdeki büyük firmalar arasında yapılan anlaşmalar. Yönetim anlaşması. Yönetimde en iyi ve verimli sonuçlara varmak için, bu konuda görgüsü olanlarla yapılan anlaşmalar. Yönetim sözleşmesi.

Contract an engagement : Taahhüt etmek.

Contract a disease : Bir hastalığa yakalanmak. Bir rahatsızlığa yakalanmak. Hastalığa yakalanmak.

Normal contracts : Sıradan bağıtlar. Onaşma yoluyla yapılan bağıtlar.

Subcontracts : Taşeron olarak (işi) almak. Taşeronluk anlaşması. Taşere etmek. Taşerona vermek (işi). Taşeronluk etmek. Alt mukavele yapmak. Alt sözleşme. Alt mukavele. Taşeron sözleşmesi. Taşeron sözleşmesi yapmak.

Contract book : Mukavele defteri.

İngilizce Contracts Türkçe anlamı, Contracts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contracts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Postured : Kurulmak. Hal. Dik durmak. Kasım kasım kasılmak. Tutum. Taslamak. Vaziyet. Yapmacık tavır takınmak. Poz vermek.

Shorten : Azalmak. Kısalmak. Azaltmak. Kısaltmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısmak.

 

Acquisition agreement : Şirket satın alma anlaşması.

Covenanting : Vaat etmek. Vadetmek. Ahdetmek. Akdetmek. Anlaşmak. Söz vermek. Uzlaşmak. Mukavele yapmak.

Stiffen : Koyulaştırmak. Kaskatı kesilmek. Sertleştirmek. Pekiştirmek. Katılaşmak. Kuvvetlenmek. Sabit kalmak. Kuvvetlendirmek. Tutulmak. Güçlenmek.

Placement : Yerine koyma. Bankanın kredi vermesi. Plasman. Yatırım. Atama. Ismarlama. Yerleştirme. Sipariş verme. Koyma. Para yatırma.

Policy : Siyaset. Plan. İdare. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Önlem. Poliçe. Prensip. Sigorta belgesi. Politika. İlke.

Arbitration clause : Tahkim şartı. Bir kontratta ilerideki çıkacak olan anlaşmazlıkların arabulucu tarafından çözülmesini gerektiren madde. Tahkim klozu. Tahkim hükmü. Arbitraj klozu.

Eye contact : İki insanın bakışlarının buluşması. Göz teması.

Contracts synonyms : severable contract, conditional contract, sealed instrument, sale in gross, aleatory contract, special contract, boilerplate, reserve clause, requirements contract, licensing agreement, contract of hazard, output contract, employment agreement, contract of adhesion, cost plus contract, contract under seal, employment contract, distribution agreement, purchase agreement, gambling contract, purchase contract, become narrow, attitudinized, adhesion contract, narrow down, collective agreement, attitudinizing, brush, partnership, attitudinize, insurance policy, marriage settlement, bilateral contract.

Contracts zıt anlamlı kelimeler, Contracts kelime anlamı

Fire : İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Soru yağmuruna tutmak. Soruvermek. Tezkeresini eline vermek. Yangın. Canlandırmak. Püskürtmek. Alev almak. Ateş. Çalışmak (motor vb.).