Policy türkçesi Policy nedir
- Prensip.
- Sigorta belgesi.
- Politika.
- Önlem.
- Plan.
- Davranış biçimi.
- Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.
- İlke.
- Hareket tarzı.
- Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü.
- Poliçe.
- Sigorta sözleşmesi.
- İdare.
- Tedbir.
- Siyaset.
Policy ile ilgili cümleler
English: A fiscal tightening policy is being enacted.
Turkish: Bir mali sıkma politikası yürürlüğe giriyor.
English: Ali must choose the second-best policy according to the circumstances.
Turkish: Ali şartlara göre, ikinci en iyi politikayı seçmeli
English: Ali wanted the policy to be changed.
Turkish: Ali politikanın değiştirilmesini istedi.
English: A secret policy document was leaked to the newspapers.
Turkish: Gizli bir politika belgesi basına sızdırıldı.
English: Adopting the new policy was the best thing this company ever did.
Turkish: Yeni ilkeyi benimsemek, bu şirketin tüm zamanlarda yaptığı en iyi şeydi.
Policy ingilizcede ne demek, Policy nerede nasıl kullanılır?
Policy analysis : Politika çözümlemesi. Siyasa çözümlemesi.
Policy function : Politika fonksiyonu.
Policy holder : Sigortalı kişi. Poliçe hamili. Poliçeyi elinde bulunduran. Poliçe sahibi.
Policy ineffectiveness proposition : Politika etkinsizliği önermesi. İktisadi karar birimlerinin davanışları rasyonel beklentilere dayandığı için hükümet tarafından uygulanan iktisat politikalarının ekonominin üretim ve işlendirme düzeyi üzerinde herhangi bir etkisinin olmayacağını ileri süren ve yeni klasik okul iktisatçılarından t, j. sargent ve n. wallace tarafından geliştirilen önerme.
Policy instruments : Belirlenen politikayı gerçekleştirmeye yönelik kullanılan unsurlar. Politika araçları.
Policy of openness : Açıklık politikası.
Policy makers : Karar alıcılar. Politika oluşturucular. Politikayı belirleyenler. Siyasete yön verenler. Şirket yöneticileri veya hükümet yetkilileri.
Policy of discrimination : Ayırımcı politika.
Policy variables : Politika değişkenleri. Bir politikanın sonul amaçlarının unsurları.
Policy of conformism : Uymacı siyasa. Davranışları kurulu düzenin ölçülerinden ayrılan bireyleri ya da toplumsal kümeleri bu ölçülere uygun davranmaya yöneltmek, uymakta olanların da aykırı davranmalarını önlemek amaçlarıyla izlenen toplumsal denetim siyasası.
İngilizce Policy Türkçe anlamı, Policy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Doctrine : Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Öğreti. Doktrin. Mezhep. Akide. Düstur. Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi.
Commercial papers : Üzerinde yazılı bir değer taşıyan ve elinde bulunduranın istediği an paraya çevirebileceği belge. Ticari evrak. Değerli kağıt. Finansman bonosu. Senet. Finansman bonoları. Ticari belge.
Circumspection : İhtiyat. Sakınganlık. Tedbirlilik. İhtiyatlılık. Öngörü. Dikkatlilik. Dikkat.
Zionism : Siyonism. Siyonizm.
Behaviour : Davranış. Tutum. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Hareket. Davranış tarzı. Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü. Hal. Tavır.
Drawing : Taslak. Tecimsel bir belgiti düzenleyerek imza ettikten sonra işleme koyma. Tersim. Resim. Tasar. Resim sanatı. Karakalem resim. Kroki. İşleme koyma. Tasarı.
Conspectuses : Genel bakış. Özet. Taslak.
Course of action : Belirli bir konuda amaca ulaşmak için yapılması gereken işler bütünü. Hareket biçimi. Eylem planı. Sevk ve idare tarzı. Hareket şekli. Hareket hattı. Yol haritası.
Demeanour : Hareket. Tavır. Tutum. Hal. Davranış.
Thatcherism : Thatcherizm. Margaret thatcher'ın (ingiliz başbakan) politikaları. İngiltere'de margaret thatcher yönetiminde 1980'li yıllarda uygulanan liberal görüşlere dayalı politika.
Policy synonyms : zero tolerance policy, beggar my neighbor policy, beggar my neighbor strategy, plan of action, beggar my neighbour policy, moderationism, line of reasoning, beggar my neighbour strategy, logical argument, ultramontanism, blueprints, discreetness, insurance certificate, guidelines, manoeuvred, expedients, artfulness, behaviour pattern, expedience, dispensation, trade bill, blueprinted, disposal, polity, bill, directorships, caginess, insurance policy, manoeuvreing, tenet, manner, arrangement, behavior.
Policy zıt anlamlı kelimeler, Policy kelime anlamı
Nonpolitical : Siyasetle ilgili olmayan. Politik olmayan. Apolitik. Siyasal olmayan.
Policy ingilizce tanımı, definition of Policy
Policy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To reduce to order. Civil polity. A ticket or warrant for money in the public funds. To regulate by laws.

Bu kısımda Policy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Policy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Policy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Policy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.