Doctrine türkçesi Doctrine nedir

  • Akide.
  • Nazariyat.
  • Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi.
  • Mezhep.
  • Doktrin.
  • Öğreti.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Prensip.
  • Düstur.
  • İlke.
  • Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi.

Doctrine ingilizcede ne demek, Doctrine nerede nasıl kullanılır?

Doctrine of descent : Evrim teorisi.

Doctrine of descent theory of evolution : Evrim kuramı. Ortamın etkisi altında, türlerin ağır ağır değişmesi kuramı.

Doctrine of equality : Eşitlik öğretisi. Bütün insanların eşit yaratıldığı temel düşüncesine dayanan, yetenekleri geliştirmek yolunda herkese eşit olanaklar sağlanması ve eğitimde bireysel ayrımların göz önünde tutulması gerektiğini savunan öğreti.

Doctrine of interest : Rousseau ve pestalozzi'nin düşüncelerine dayanarak herbart'ın geliştirdiği, sonradan dewey'nin de savunduğu ve gerek ders konularının seçiminde, gerekse öğretim yöntemlerinin saptanmasında öğrenci ilgilerine önem verilmesi gerektiğini ileri süren bir görüş. İlgi öğretisi.

Begin doctrine : Begin doktrini.

Eisenhower doctrine : Eisenhower doktrini. Komünizmle mücadele eden herhangi bir orta doğu ülkesine finansal ve askeri yardım sözü veren 1957'de abd cumhurbaşkanı eisenhower tarafından belirlenen politika.

 

Carter doctrine : Carter doktrini. Abd'nin eski başkanlarından jimmy carter tarafından kurulmuş olan ve basra körfezi'ndeki bir saldırı durumunun birleşik devletler çıkarlarına bir saldırı olarak görüleceğini içeren politika (1991 yılındaki ırak savaşı'nın dayanağı).

Drago doctrine : Drago doktrini. Drago öğretisi. Borçlu devletin borcunu ödeyemediği durumlarda zorlayıcı önlemler uygulanması veya borçlu devletin topraklarının işgal edilme hakkının bulunmadığını ifade eden ve 1902 yılında arjantin dışişleri bakanı louis m. drago tarafından ileri sürülen uluslararası bir hukuk görüşü.

Economic doctrine : Ekonominin işleyişi ve bu işleyişle ilgili politika çıkarımlarına ilişkin düşünce okulları. İktisadi doktrin. İktisadi öğreti.

Brezhnev doctrine : Brejnev doktrini.

İngilizce Doctrine Türkçe anlamı, Doctrine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doctrine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doxies : Dilenci kızı. Orospu. Fikir. Cariye. Metres. Sevgili. Dilenci kadın. Odalık.

Functionalism : Fonksiyonalizm. İşlevcilik. Halkbilim olay ya da ürünlerinin, ilgili oldukları toplum düzenindeki işlevlerine göre incelenmesini öngören kuram. bk. işlev, işlevsel tümgeler. krş. doğalcılık, güççülük, koşutçuluk. Zihinsel süreçlere, organizmanın çevresine uyması ve çevresini değiştirmesi sırasında yerine getirilen görevler ya da işlemler olarak bakılması gerektiğini ve bu uyumun bütünüyle biyolojik olduğunu ileri süren öğreti. Gödevcilik. Toplumsal yapıyı oluşturan öğelerin işlevlerini aydınlatmaya ağırlık veren kuramsal tutum. 2-(toplumbilimde) toplumu, her bir öğesi belli bir işlev yapan bir karşılıklı bağlılıklar ve etkileşmeler düzeni olarak gören, toplumu tek başına belirleyen herhangi bir temelin bulunmadığını savunan toplumbilim akımı. Toplumsal yapıyı aralarında ilişki bulunan ayrı ve bağımsız öğelerin -birey ya da kurumların- işlevsel ürünü sayan toplumbilim yaklaşımı. İşlevselcilik. Yaşayan kültürlerin türlü kurumları arasındaki dinamik, görevsel ilişkileri; bir kültür öğesinin yaratılış nedenini, bunun tüm kültür içindeki görevini araştıran ve aydınlatmaya çalışan görüş; bu görüş çevresinde toplanan kimselerin oluşturdukları okul. Nesnelerin gereksiz süsleme veya ayrıntı ile amaçlarına uymak amacıyla yapılması gerektiği inancı.

 

Precept : (ahlaki) öğreti. Yönerge. Temel. Temel prensip. Yönetmelik. Kural. Kaide. Talimat. Emir.

Rationalism : Yalnızca usun bilgi kaynağı olabileceğini ve doğrunun deneye baş vurulmadan yalnızca önsel ilkelere dayanarak ortaya konulabileceğini ileri süren felsefe öğretisi. Rasyonalizm. Usa, ussal yargıya inanma, usa aykırı ya da usdışı hiç bir şeyi tanımama tutumu. bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneysel genellemeden değil, yalnızca ustan çıkarsanabileceğini savunan öğreti. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Akılcılık. Rasyonalism. Usçuluk. Akılcı.

Majority rule : Çoğunluk yönetimi. Çoğunluk egemenliği. Çoğunluk kararı. Çoğunluk sistemi. Çoğunluk kuralı.

Dualism : Aynı toplumda iki ayrı iktisadi yapının veya piyasanın birarada bulunması. Düalizm. Dualizm. İkilik. Olayları karşıt ve etkileşen iki öğeye dayanarak açıklayan yaklaşım. İkili olma durumu. İkili yapı. İki ayrı ve bağımsız ilkenin kabullenilmesi. Aynı ekonomide iki ayrı iktisadi yapı veya piyasanın birarada bulunması.

Cabalism : Kabalizm. Kabala öğretileri (hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan).

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Populism : Hiçbir grup ya da sınıfa ayrıcalık tanınmadan gönencin geniş halk kitlelerine yaygınlaştırılmasını öngören politik öğreti. 1 yüzyılda rusya’da çiftçi sınıfının hayat standardını yükseltmeye yönelik olarak a. herzen ve n. çernişevski tarafından ortaya atılmış ütopik bir sosyalizm. hiçbir bireyin, ailenin, sınıfın veya birliğin diğerlerinden daha üstün olmadığını kabul eden atatürk ilkelerinden biri. Halkçılık. Popülizm.

Nationalism : Eğitim, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ekonomik yaşamın devletçe izlenilmesi yöntemi. Nasyonalizm. Kavmiyetçilik. Yabancı baskısı ve sömürüsünden kurtulmayı, kendi ulusunu sevip onu yüceltmeyi amaçlamaktan, kendi ırkını bütün başka ırklara üstün görüp onları egemenliği altına almayı istemeye dek varabilen öğretilerin genel adı. Her ulusun kendine özgü kültür ve geleneklere bağlı kalıp kendi varlığını herşeyin üstünde tutarak yaşaması gereğine inanan görüş. Devletçilik. Her ulusun kendi kültür değerlerini, çıkarlarını ve bağımsızlığını her şeyin üstünde tutarak ve koruyarak varlığını sürdürebileceğine inanan, çok kez bölgesel, uluslararası ya da başka tür değerler üzerinde durmayan görüş. Ulusçuluk. Milliyetçilik.

Doctrine synonyms : presentism, contextualism, pacificism, church doctrine, philosophical system, philosophical doctrine, ethicism, nuclear deterrence, states' rights, philosophical theory, kabbalism, theological doctrine, antiestablishmentism, reincarnationism, antiestablishmentarianism, girondism, establishmentism, secular humanism, irridentism, establishmentarianism, religious doctrine, divine right of kings, guidelines, theoretical, precepts, achievement age, cult, divine right, moral, democracy, epicureanism, academic year, denominations.

Doctrine zıt anlamlı kelimeler, Doctrine kelime anlamı

Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.

Imitation : Bir markanın özdeşini yapma. Yapma. Yansılama. Taklit eser. Örnek alınması istenen davranış biçiminin bilinçli ya da bilinçsiz olarak olduğu gibi yinelenmesi. Sahte şey. Emitasyon. İmitasyon. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uyma.

Pluralism : Pluralizm. Çokçuluk. Çoğulculuk. Çoğulluk. Birden fazla makamı olma (din). Çoğul olma. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Plüralizm. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. toplumbilimde: tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü.

Doctrine antonyms : internationalism, multiculturalism, formalism, nationalism, monism.

Doctrine ingilizce tanımı, definition of Doctrine

Doctrine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Teaching. Instruction.