Populism türkçesi Populism nedir

  • Popülizm.
  • Halkçılık.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hiçbir grup ya da sınıfa ayrıcalık tanınmadan gönencin geniş halk kitlelerine yaygınlaştırılmasını öngören politik öğreti. 1 yüzyılda rusya’da çiftçi sınıfının hayat standardını yükseltmeye yönelik olarak a. herzen ve n. çernişevski tarafından ortaya atılmış ütopik bir sosyalizm. hiçbir bireyin, ailenin, sınıfın veya birliğin diğerlerinden daha üstün olmadığını kabul eden atatürk ilkelerinden biri.

Populism ingilizcede ne demek, Populism nerede nasıl kullanılır?

Populisms : Halkçılık. Popülizm.

Populist : Popülist. Halkçı.

Populists : Popülist. Halkçı.

Vox populi vox dei : Halkın sesi tanrı'nın sesidir. (latince) genel halkın sesi tanrı'nın sesidir.

Vox populi : Halk oyu. Kamuoyu düşüncesi. Halk görüşü. (latince) voice of the people (halkın sesi). Kamuoyu.

Popular capitalism : Halk anamalcılığı. Üretim araçları iyeliğini elbirliklerine, halka açık ortaklıklara kazandırarak, halkı özel anamalcılara ve devlet görevlilerine karşı korumayı amaçlayan siyasal-ekonomik görüş.

Populin : Popülin.

Popular bank : Tecim bankalarından sayca sağlayamayan küçük tecimen ve sanatçılara borç para vermek amacıyla kurulan banka. Halk bankası.

Popular music : Pop müzik. Halk müziği. Yazılı hiçbir kuram, kural ve öğretiye dayanmadan, yalnızca işitme yoluyla öğrenilerek kuşaktan kuşağa aktarılan, coğrafyaya bağlı değişkenler dışında toplum çapında bir bütünlük gösteren, ilkel yapıda çalgı ve araçların kullanıldığı geleneksel müzik türü. bk. müzik, değişken, gelenek, halk. krş. halk koşuğu, halk oyunu. Popüler müzik.

 

Popular astrology : Halkın bilinmeyeni çözmek amacıyla yıldızlarla ilgili olarak kullandığı yöntem ve uygulamaları konu alan bilim dalı. bk. halkbilgisi. krş. halk bitkibilimi, halk hayvanbilimi, halk havabilgisi, yıldızbilim, bakı, düşyorum. Halk yıldızbilimi.

İngilizce Populism Türkçe anlamı, Populism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Populism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

School of thought : Düşünce ekolü. Düşünce tarzı. Düşünce okulu.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Doctrine : İlke. Doktrin. Öğreti. Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi. Akide. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Prensip. Mezhep. Düstur.

Populism synonyms : philosophical system, populisms, ism, a pass through certificate, a shift in individual demand, a change in supply, abnormal budget expenditures, philosophy, a change in demand, ability to pay approach, a type mutual funds, a shift in supply, ability rent.

Populism ingilizce tanımı, definition of Populism

Populism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The political doctrines advocated by the People`s party.