School of thought türkçesi School of thought nedir

  • Düşünce tarzı.
  • Düşünce ekolü.
  • Düşünce okulu.

School of thought ile ilgili cümleler

English: Which Buddhist school of thought do they belong to?
Turkish: Onlar hangi Budist düşünce okuluna üyedir?

School of thought ingilizcede ne demek, School of thought nerede nasıl kullanılır?

School : Öğretmek. Tiyatroda yeni bir görüş, başka bir duyuş, anlayış ve heyecan getiren ve bunları birtakım kurallara bağlayan çığır. Ekol. Bilimyurdu. Okul çalışanları ve öğrencileri. Mektep. Sürü halinde yüzmek (balık). Okul. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır. Okutmak.

Of : İle ilgili. Nin. Den. Yüzünden. -in. In. Hakkında. Karşı. -den. -nın.

Thought : Tasavvur. Az şey. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey. Düşünme. Kasıt. Tefekkür. Düşünüş. Düşünce. Özen.

School of art : Sanat okulu.

School of bentham : Faydacılık okulu. Faydacılığı savunan okul.

School of economics : İktisat bilimyurdu.

School of music : Müzik okulu.

School of dancing : Dans okulu. Dans eğitimi yapan okul.

School of labor : İş okulu. Öğrencilerine, öğretim programı çerçevesinde türlü işler yaptırarak onların işe karşı olan istek ve ilgilerini arttırmayı öngören, öğrencilerin zihinsel yönden olduğu kadar bedensel yönden de gelişmelerine önem veren okul.

 

School of hillel : Hille okulu. Halakhik (yahudi din hukuku) hükümlere liberal yaklaşımı ile talmudik okul.

İngilizce School of thought Türkçe anlamı, School of thought eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak School of thought ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast of mind : Düşünüş şekli. Kafa.

Attitude of mind : Kafa yapısı.

Turn of mind : Zihniyet.

Ideology : Düşünyapı. Mefkure. Toplumsal gidişe ilişkin beklenti ve öndeyileri dile getiren yargılar dizgesi. Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükumetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü. Düşüngüdüm. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Herhangi bir toplumsal kümenin (ulusun, sınıfın, budunun, meslek ya da din kümesinin vb.) yaşamına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve düşünüş biçimlerinin topu. Verimsiz düşünce. İdeoloji.

Way of thinking : Düşünme biçimi. Düşünme tarzı. Düşünce biçimi. Düşünüş.

Mentality : Düşünce yapısı. Zihin. Akıl. Anlayış. Zeka. Bir kimsenin anlama biçimi ya da anlama gücü. bir kimsenin benimsemiş olduğu düşüncelerin ve inançların tümüne verilen ad. Ansal işlemlerin kendine özgü biçimlenişinden oluşmuş ve yargısal değerlendirmelerin temelinde yatan ansal bütünlük ya da kavramsal çatı. Düşünüş.

Ideologies : İdeoloji.

Mentalities : Anlak. Anlayış. Mentalite. Düşünce yapısı. Zihniyet. Zeka. Akıl. Düşünüş.