Way of thinking türkçesi Way of thinking nedir

Way of thinking ile ilgili cümleler

English: That way of thinking influenced a lot of people.
Turkish: O düşünce şekli birçok insanı etkiledi.

English: Is there a difference between the way of thinking of men and women?
Turkish: Erkek ve kadınların düşünme biçimleri arasında bir farklılık var mı?

English: His way of thinking is very childish.
Turkish: Onun düşünme tarzı çok çocukça.

English: His way of thinking is very similar to mine.
Turkish: Onun düşünme tarzı benimkine çok benzer.

English: His way of thinking is a bit extreme.
Turkish: Onun düşünce biçimi biraz aşırı.

Way of thinking ingilizcede ne demek, Way of thinking nerede nasıl kullanılır?

Way : Yön. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Davranış tarzı. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Usul. Yöntem. Mesafe. Uzakta. Huy. Kolcuğun veya anahtarın konumlarından her biri.

Of : -nin. -den övünerek bahsetmek. Den. Li. -dan. Nin. -nın. -li. Hakkında. -den.

Thinking : Düşünceli. Düşünce. Düşünen. Görüş. Düşünme. Düşünüş. Fikir.

 

To my way of thinking : Bence. Benim düşünceme göre. Bana göre.

Way of all flesh : Tüm hayvanların yolu. Tüm yaratılanların yolu. Tüm yaratıkların yolu.

Way of dialogue : Müzakere yolu. Görüşme yolu. Diyalog yolu.

Way of talking : Konuşma şekli. Konuşma tarzı. Konuşma biçimi.

Be by way of doing something : Yapmak üzere olmak.

Way of speaking : Söyleyiş.

A long way off : Çok uzakta. Çok uzak. Uzak. Oldukça farklı. Aklı başka yerde.

İngilizce Way of thinking Türkçe anlamı, Way of thinking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Way of thinking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attitude of mind : Kafa yapısı.

Thought : Az şey. Sanı. Özen. Niyet. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey. Düşünme. Kanı. Tefekkür.

Mentalities : Zeka. Mentalite. Anlak. Anlayış. Zihniyet. Akıl. Düşünce yapısı.

Ideology : Toplumsal gidişe ilişkin beklenti ve öndeyileri dile getiren yargılar dizgesi. Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükumetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Verimsiz düşünce. Herhangi bir toplumsal kümenin (ulusun, sınıfın, budunun, meslek ya da din kümesinin vb.) yaşamına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve düşünüş biçimlerinin topu. İdeoloji. Düşüngüdüm. Düşünyapı. Mefkure.

Turn of mind : Zihniyet.

Cast of mind : Düşünüş şekli. Kafa.

Thinkings : Görüş. Düşünceli. Fikir. Düşünme. Düşünce. Düşünen.

Ideologies : İdeoloji.

School of thought : Düşünce okulu. Düşünce ekolü.

Thinking : Düşünceli. Düşünen. Düşünme. Fikir. Görüş. Düşünce.

Way of thinking synonyms : mentality.