Mentalities türkçesi Mentalities nedir

  • Anlak.
  • Zeka.
  • Düşünce tarzı.
  • Akıl.
  • Anlayış.
  • Zihniyet.
  • Mentalite.
  • Düşünce yapısı.
  • Düşünüş.

Mentalities ingilizcede ne demek, Mentalities nerede nasıl kullanılır?

Instrumentalities : Yararlılık. Vasıta olma. İşe yararlık. Araç anlayışı. Araç. Vasıta.

Mentality : Mentalite. Anlayış. Zihin. Ansal işlemlerin kendine özgü biçimlenişinden oluşmuş ve yargısal değerlendirmelerin temelinde yatan ansal bütünlük ya da kavramsal çatı. Zeka. Düşünüş. Düşünce yapısı. Akıl. Zihniyet.

American mentality : Amerikan zihniyeti. Amerikalıların davranış ve düşünme karakteristiği.

Primitive mentality : İlkel düşünüş. Genellikle eleştiriden yoksun olma; çocuk düşüncesine benzeme; bir sorunun ayrıntıları üzerinde gereği kadar durmama; somutlaştırma ve kişileştirme eğilimi gösterme; neden ve sonuç bağlantısını çoğunlukla çağrışımlara dayandırma gibi özelliklerle belirginlik kazanan ve ilkel diye nitelenen budunlara mal edilen düşünce biçimi.

Experimentality : Bir bilginin gözlemsel ya da olgusal bir içeriğinin bulunması özelliği. Görgüllük. Deneysellik.

Mentalists : Akılcı. Deli. Düşünce ve davranışları yönlendirme uzmanı. Anlıkçı. Zihinsel zekasını kullanıp. Hipnoz ve telkin uygulayan kimse. Kaçık.

 

Fundamentality : Köklülük. Temelli olma. Gerekli olma durumu. Esas olma durumu. Yaşamsallık.

Mentalist : Zihinsel zekasını kullanıp. Akılcı. Düşünce ve davranışları yönlendirme uzmanı. Deli. Hipnoz ve telkin uygulayan kimse. Kaçık. Anlıkçı.

Monumentality : Anıtsallık.

Mentalistic : Mentalistik (zihinsel).

İngilizce Mentalities Türkçe anlamı, Mentalities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mentalities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acumens : Feraset. Basiret. Sezgi. Çabuk kavrayış. Çabuk kavrama yeteneği. Çabuk kavrama. Keskin zek­a. Yetenek. Yerinde ve doğru karar alma.

Braining : Dimağ. Zeki. Beyin. Beynini patlatmak. Beynini patlatmak (argo terim). Kafa yarmak. Beynini dağıtarak öldürmek. Kafasına patlatmak. Kafasına ağır bir darbe indirmek.

Consciousness : İnsanın çalışma süreci içinde, eş deyişle toplumsal ilişkiler süreci içinde nesnel çevresini ve kişisel varoluşunu anlamasını sağlayan düşünsel süreçlerin toplamı. Şuur. Bilinç. His. Algıları ansal düzeyde bilgiye dönüştüren süreç. bk. an, anlak. Uyanık olma. Bilinçlilik. İnsanın amaçlı bir etkinliği, toplumsal gelişmenin bilinen nesnel yasalarına uygun olarak gerçekleştirmesi durumu.

Apprehensiveness : Akıllılık. Vesvese. Endişe. Endişelilik. Endişelililik. Kaygılı olma eğilimi. Sinirlilik. Hassasiyet.

Horizon : Ufki. Kat. Ufuk. Deniz kıyısında ya da geniş bir düzlükte, gökle yerin birleşmiş gibi görüldüğü ve bulunulan yere uzaklığı yükseldikçe artan çember yayı biçiminde çizgi. Gözerimi. Horizon. Tabaka. Toprağın çeşitli oluş evrelerinde bulunan katları. Toprak katları.

 

Genius : Ruh. Peri. Yaratıcılık. Görüş. Koruyucu melek. Üstün yetenek. Deha. Yetenek. Öke. Dahilik.

Thought : Felsefe. İlgi. Kanı. Niyet. Tasavvur. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey. Düşünce. Düşün. Düşünme. Kasıt.

Cognisance : İdrak. Malumat. Karışmak. Kaza alanı. Mahkemenin davayı dinlemesi. İtiraf. Farkında olma. Bilgi. Kavrama.

Advices : Nasihat. Tavsiye. Fikir. Tavsiyeler. Danışma. Öğüt. Uyarı.

Comprehension : Anlama. Fehim. Kavrama. İrfan. Bir kavramın anımsattığı niteliklerin ya da taşıdığı anlamlı iz ya da davranışların tümüne verilen ad. İdrak. İzan.

Mentalities synonyms : mindset, apprehension, thinkings, brains, ingeniousness, clear headedness, mentality, cuteness, fettle, way of thinking, acumen, cast of mind, chump, acuteness, brain, deepness, conceptions, bean, esthesia, conception, ideology, thinking, frame of mind, bacon rind, concept, geniuses, grey matter, mind, intelligible, cognizance, adorableness, grasp, mental faculty.