Unbelief türkçesi Unbelief nedir

Unbelief ingilizcede ne demek, Unbelief nerede nasıl kullanılır?

Unbeliefs : İmansızlık. İnançsızlık.

Unbelievability : İnanması imkansız olma durumu. İnanılmazlık. Akıl almazlık.

Unbelievable : Şaşırtıcı. İnanılmaz. Akla sığmaz. Akıl almaz.

Unbelievably : İnanılmaz biçimde. Akıl almaz bir şekilde. İnanılmaz bir biçimde. Fevkalade bir şekilde. İnanılmaz bir şekilde. Olağanüstü bir tarzda. Hayal edilemez bir şekilde.

Unbeliever : Gavur. Kafir. İmansız kimse. İnanmayan kimse. İmansız. İnançsız. Allah'a inanmayan kimse. Dinsiz.

Unbearable : Katlanılmaz. Dayanılmaz. Çekilmez.

Unbelieving : İman etmeyen. Akidesi bozuk. Şüpheci. İnanmayan. Kafir. İmansız. Zındık. İtikatsız. İnançsız. Tamamen.

Unbearably : Dayanılmaz bir şekilde. Tahammül edilemez bir tarzda. Katlanılmaz bir şekilde.

Unbelievers : Gavur. Kafir. Dinsiz. İmansız kimse. İmansız. İnançsız. İnanmayan kimse. Allah'a inanmayan kimse.

Unbearable pressure : Tahammül edilemez basınç. Çok çok güçlü baskı veya basınç. Dayanılmaz baskı.

İngilizce Unbelief Türkçe anlamı, Unbelief eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unbelief ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Disbelief : İnanmazlık. Şüphe. Kuşku. Güvensizlik. İnanmayış. İnanmama.

Scepticism : Şüpheci yaklaşım. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Septisizm. Skeptisizm. Şüpheci tavır. Evren, doğa ve toplum konularında kuşkuya yer bırakmayacak kesinlikte, nesnel bilgi elde etme olanağının bulunmadığını savunan bir düşünce akımı. İnakçı düşünceye bir tepki olarak gelişen, insan zihninin hiç bir alanda gerçek bilgiye ya da kesin yargıya ulaşamayacağını ileri süren ve hep kuşku içinde kalmayı gerekli bulan öğreti. Şüphecilik. Kuşkuculuk.

Disbeliefs : İnanmayış. İnanmama. Şüphe. Kuşku. Güvensizlik. İnanmazlık.

Infidelity : Küfür. Kafirlik. İhanet. Sadık olmama. Aldatma. Zina. Sadakatsizlik. Hıyanet.

Indevotion : Tanrısızlık. Saygısızlık.

Impiousness : Tanrıya saygısızlık.

Atheism : Tanrısızlık. Zındıklık. Allah'a inanmama. Dinsizlik. Allahı inkar etme. Tanrıtanımazlık. Kimi toplum ve bireylerde görülen tanrı ya da tanrıların varlığına inanmama durumu, krş. tanrıcılık, cancılık, atasoyculuk, tapıncakçılık. Tanrıya inanmama. Ateizm. Allahsızlık.

Lack of faith : İnanmama. Güven eksikliği.

Faithlessness : Hainlik. İnançsız. Güvenilmezlik. Sadakatsızlık. Sadakatsizlik. Güvensizlik. Vefasızlık. Döneklik.

 

Content : Mutlu. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Hazır. Öz. Kapsam. Anlam yükü. Hoşnut. Mutlu etmek. Hoşnut etmek. Türetme veya birleştirme yolu ile kurulan bir kelimede, o kelimeyi oluşturan kök, ek gibi ögelerden her birinin yeni kelimeye getirdikleri anlam katkısı: ince/ince+lik, somur-/somur-t-/somur-t-kan; anla-/anla-t-/anla-t-ıl-a+bilmek; ayak+kabı, deve+dikeni hanım+eli vb. yukarıdaki kelimeleri oluşturan ögelerden her biri birer anlam yükü taşımaktadır.

Unbelief synonyms : skepticism, mental object, cognitive content, agnosticism, infidelities, unbeliefs, misbelief.

Unbelief zıt anlamlı kelimeler, Unbelief kelime anlamı

Belief : Kanaat. İtimat. Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme. İtikat. Kanı. Fikir. Kişiliğin derinliğine sızmış ve tüm öteki süreçlerde yansıması olan en süreğen biliş ve inanışlardan her biri. İman. İnanış.

Unbelief ingilizce tanımı, definition of Unbelief

Unbelief kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Incredulity. Doubt. The withholding of belief. Skepticism.