İnanç nedir, İnanç ne demek
- Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma.
- İnanılan şey, görüş, öğreti.
- Birine duyulan güven, inanma duygusu.
- Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat

"İnanç" ile ilgili cümle
- "Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir." - Anayasa
- "Bilhassa kadınlar arasında hurafeye inanç fazla buralarda." - F. Otyam
- "Kendi getirdikleri inançtan başka her şeye kapalıdır zevkleri." - N. Ataç
Yerel Türkçe anlamı:
Sözüne güvenilir, inanılır (kimse).
Felsefi anlamı:
Öznel olarak yeterli olan, ama nesnel olarak yeterli olmayan gerekçelerden ötürü bir şeyi doğru sayma. // Bu: a. usa uygun, b. duygulara uygun, c. istemeye uygun bir kanı ve onaylama olabilir.
Bir şeyi güvenle doğru sayma tutumu. Bu anlamda:
Bütün yapıp etmelerimizin temelinde bulunan yaşamadan gelen zorunlulukla dış dünyanın (nesnelerin, başka benlerin, Tanrı'nın) var olduğunu kabul etme; bilimsel, ahlaksal, estetik ve fizikötesi açıklamalarda, önermelerin doğruluğunu onaylama.
Yabancı bir yetkenin etkisiyle bir şeyi doğru sayma; bu anlamda inanç, inanılan, özellikle dinsel alanda doğru sayılan şeydir.
Yeterince gerekçesi bulunmayan, kesin olmayan bir şeyi doğru sayma; us yoluyla genel geçer bir doğrulama yapmadan, başkasının tanıklığı üzerine kurulmuş kanıtları, hiç bir kuşku duymaksızın onaylama.
Kişisel düşünmeye dayanmayan, ortaklaşa düşüncenin yansısı olan onaylama ve inanış. (Sanı olarak inanç.)
(Hume'da) Alışkanlık kavramı ile bağlılık içinde temel kavramlardan biri: Bir algı ya da anıya bağlı duygu ; Hume'a göre var olma, algılanmış olma ile aynı şey olduğundan var olma algılanmadan edinilen bir inançtır.
Sosyoloji'deki anlamı:
Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme.
İnanç isminin anlamı, İnanç ne demek:
Erkek ismi olarak; Bir düşünceye gönülden bağlılık. Allaha, bir dine inanma, iman. Güven ve inanma duygusu. Kız ismi olarak; Bir düşünceye gönülden bağlılık. Allaha, bir dine inanma, iman. Güven ve inanma duygusu.
Bilimsel terim anlamı:
Kişiliğin derinliğine sızmış ve tüm öteki süreçlerde yansıması olan en süreğen biliş ve inanışlardan her biri.
İngilizce'de İnanç ne demek? İnanç ingilizcesi nedir?:
belief
Fransızca'da İnanç ne demek?:
dogme
İnanç hakkında bilgiler
İnanç, bir kişiye, bir şeye, Tanrı'ya, herhangi bir öğretiye ya da görüşe duyulan bağlılıktır. İnanç kanıta dayalı olmayabilir. Kelime sıklıkla güven ya da umut yerine de kullanılır. Dinde inanç genellikle bir Tanrı, doğa ya da evrenin yapısı hakkında öğretiler içerir.
İnanç ile ilgili Cümleler
- Siz batıl inançlı mısınız?
- İnanç, aklın ölümüdür.
- İnanç dağları taşıyabilir.
- Ali inançlı değil.
- Fikri farklı olan biriyle evlendiğin için inançlarından vazgeçmemelisin.
- İnanç paradan iyidir.
- O hâlâ dini inançlarla boğuşuyor.
- İnanç bir başlangıç değildir ama tüm bilinenlerin sonudur.
- İnanç ve güven arasındaki fark nedir?
- İnanç her şeyi mümkün kılar....aşk her şeyi kolaylaştırır.
- O benim inançlarıma ters düşüyor.
- İnanç istihbaratın ölümüdür.
- O benim sahip olmadığım bir şeye sahip: inanç
- Böyle saçma bir batıl inanç artık yok.
İnanç anlamı, kısaca tanımı:
Güven : Yüreklilik, cesaret. Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.
Görüş : Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Görme işi.
Öğreti : Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin. Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü.
Tanrı : Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.
Batıl inanç : Doğaüstü olaylara, gizli ve akıl dışı güçlere, kehanetlere aşırı derecede bağlı boş inanç, batıl itikat.
Boş inanç : Kaynakları bilimsel ve dinî temele dayanmayan, dar, biçimci inanma, batıl itikat.
İnançlı : İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit.
İnançlılık : İnançlı olma durumu.
İnançsız : İnancı olmayan, inansız, imansız, itikatsız.
İnançsızlık : İnançsız olma durumu, inansızlık, imansızlık, itikatsızlık.
Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. İlke, yönetici sav. Niyet, tasarı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.
Gönül : Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.
Bulunma : Bulunmak işi.
İnanma : İnanmak işi.
Duygu : Önsezi. Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim.
Akide : Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri. İnanç.
İman : İnanç. Güçlü inanç, inan.
Kişi : Erkek. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.
Bir : Bu sayı kadar olan. Tek. Ancak, yalnız. Sadece. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
Bağlı : Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı. Kapatılmış olan, kapalı. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun.
Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.
Diğer dillerde İnanç anlamı nedir?
İngilizce'de İnanç ne demek? : n. belief, faith, confidence, religion, affiance, conscience, conviction, credence, credo, creed, cult, dogma, faithfulness, opinion, persuasion, positiveness, reliance, tenet, opinions
Fransızca'da İnanç : confiance [la], conviction [la], créance [la], croyance [la]
Almanca'da İnanç : n. Glaube, Gläubigkeit, Religion, Religiosität, Überzeugung, Vertrauen
Rusça'da İnanç : n. вера (F), убеждение (N), вероисповедание (N), верование (N), поверье (N)

Bu kısımda İnanç nedir? İnanç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İnanç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İnanç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.