İman nedir, İman ne demek
İman; bir din b. terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"İman" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kalpleri vatan aşkı ve imanı ile doluydu." - H. C. Yalçın
Yerel Türkçe anlamı:
Bağ dikmek ya da patates ekmek için açılan çukur.
İmam, hoca
İman isminin anlamı, İman ne demek:
Erkek ismi olarak; İnanma, inanç. İslam dinini kabul etme.
İman hakkında bilgiler
İmân (Arapça: إيمان), Etimolojik olarak güvenmek ve samimiyetle inanmak anlamlarına gelir. Kuran'da sadece bir olan Allah'a ve kendisinin mesajına güvenmek anlamına gelmektedir. Genel anlamda bir din'e ya da yaşam tarzına gönülden bağlanmak anlamı taşır.
İslam dininde îman, Allah'a ve onun elçisi kabul edilen Muhammed'e kutsal kitap Kuran'da anlatıldığı gibi güvenerek şüphesiz, aksini düşünmeden inanmak şeklinde anlaşılmaktadır. İslam İman esaslarını Kuran'dan alır. İman çoğunlukla yalın inanç şeklinde ele alınırken bazı inanç mezhepleri âmeli imânın bir parçası olarak ele alır. Bu durumda ibâdetlerin terki kişinin imansız olduğunun göstergesi olarak kabul edilir.
Her dinde olduğu gibi Musevilikte de İman esasları vardır bunlara İbranice’de emunot adı verilir.
İman ile ilgili Cümleler
- Yarım tabib candan eder, yarım fakih imandan eder.
- İmanın iktidar olmadığı yerde şeytan ihtilal yapar.
- Ben senin imana alınıyorum.
- İmanlı insanlar, doğadaki düzeni ve Tanrı'nın yüceliğini anlamak için matematiğe yönelirler.
- Hristiyan inancında, imanlıların inancına göre, tek bir tanrının vardır ve İsa tanrının oğludur.
- İmanızı yanlış anlamış olabilirim.
- Dinsizin hakkından imansız gelir.
- Tanrı'nın Sözü'nü küçük bir grup imanlıya vaaz ediyor.
- Temizlik imandan gelir!
İman anlamı, kısaca tanımı:
İnanç : Birine duyulan güven, inanma duygusu. Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma. İnanılan şey, görüş, öğreti. Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat.
İman etmek : Tanrı'ya inanmak. güçlü bir inanç duymak.
İman getirmek : Gönül rızasıyla Müslümanlığı kabul etmek. yürekten inanmak.
İmana gelmek : Müslümanlığı kabul etmek. en sonunda doğruyu söylemek. sonradan bir şeyi kabul edip uymak.
İmana getirmek : İstenilen biçimde davranmayı zorla kabul ettirmek. Müslümanlığı kabul ettirmek.
İmanı gevremek : (imanı) çok yorulmak veya sıkıntı çekmek.
İmanı yok : (imanı) acımasız, insafsız. kahrolası!.
İmanım : (imanım) "kardeş, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.
İmanına kadar : (imanına) ağzına kadar, son kertesine kadar, tıka basa, alabildiğince.
İman sahibi : İnanmış, iman etmiş (kimse).
İman tahtası : Göğüs kemiği.
İmaniye : İnancılık.
İmanlı : İmanı olan, inançlı, mutekit. İnsaflı, vicdanlı.
İmansız : İnsafsız, acımasız. İnançsız.
İmansız gitmek : Tanrı'ya inanmadan ölmek.
İmansız peynir : Yağı alınmış peynir.
Açın imanı olmaz : "aç olan kimseden her türlü kötülük beklenebilir" anlamında kullanılan bir söz.
Açlıktan imanı gevremek : Çok acıkmak.
Dinden imandan çıkmak : Kendini kontrol edemeyecek kadar çok öfkelenmek, çok sinirlenmek.
Dinden imandan olmak : Dinî inancını yitirmek.
Dini imanı para : Tek düşüncesi para olan kimseler için kullanılan bir söz.
Dinsizin hakkından imansız gelir : "acımasız olan kişiyi, kendisinden daha acımasız biri yola getirir" anlamında kullanılan bir söz.
Güçlü : Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Şiddeti çok olan. Gücü olan, kuvvetli, yavuz.
Etimolojik : Köken bilimsel.
Güvenmek : Güven duymak, güveni olmak, itimat etmek.
Samimiyet : Senli benli olma durumu, samimilik. İçtenlik.
İnanmak : Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek. Kanarak aldanmak. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek. İman etmek. Bir şeyi doğru olarak benimsemek.
Mesaj : İleti. Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun belirli bir olay veya durum dolayısıyla ilgililere gönderdiği bildiri. Yazı veya sözle anlatılması amaçlanan duygu, düşünce.
Gelme : Gelmek işi. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan.
İnan : Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. İnanmak işi. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.
Diğer dillerde İman anlamı nedir?
İngilizce'de İman ne demek? : [Iman] n. imam, one who leads prayers in a Muslim mosque; Muslim religious leader or chief; magnet, object which has the property of attracting iron or steel
n. allusion, hint, suggestion, mention, pointer, adumbration, finger post, glance at, implicitness, innuendo, insinuation, intimation, office, reference, smell, whiff, whisper
n. faith, belief, faithfulness, religion, credo, creed
Fransızca'da İman : croyance [la], foi [la]
Almanca'da İman : n. Glaube
Rusça'da İman : n. вера (F), уверенность (F)


Bu kısımda İman nedir? İman ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İman tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İman hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.