Restricted türkçesi Restricted nedir

  • Kayıt altında.
  • Sınırlamalı.
  • Gizli.
  • Yasak.
  • Kısıtlı.
  • Sınırlı.
  • Kısıtlanmış.
  • Belirli bir türküm için.
  • Hizmete mahsus.
  • Kontrollü.
  • Zorunlu.
  • Kayıtlı.
  • Yalnızca belirli bir kesimin kullanımına özgü.
  • Dar.

Restricted ile ilgili cümleler

English: The police restricted access to the road.
Turkish: Polis yola girişi kısıtladı.

English: This is a restricted area.
Turkish: Bu yasak bir alandır.

English: Freedom of speech was tightly restricted.
Turkish: İfade özgürlüğü ciddi şekilde sınırlandı.

English: You're in a restricted area.
Turkish: Kısıtlı bir alandasın.

English: Freedom of speech is restricted in some countries.
Turkish: Konuşma özgürlüğü bazı ülkelerde kısıtlıdır.

Restricted ingilizcede ne demek, Restricted nerede nasıl kullanılır?

Restricted area : Yasak bölge. Tahditli saha. Erişimi sınırlı alan. Kontrollü giriş sağlanan alan.

Restricted credit : Şartlı kredi. Kullanımı koşullara bağlı kredi.

Restricted document : Erişim kısıtlı belge.

Restricted feeding : Sınırlı yemleme. Kısıtlı yemleme. Ticari yumurtacı piliçlerde cinsel olgunluğun 19-20 haftalık yaşa göre ayarlanması veya yağlanma eğilimi olan damızlık etlik tavuklarda tüketilen yemin azaltılması esasına dayanan, benzer uygulamaların diğer hayvan türlerinde de yapıldığı yemleme programı, sınırlı yemleme.

 

Restricted internal rotation : Özdeciklerin bir kesiminin özgür dönmesinde ısınma ısısını etkileyen sınırlılık. Kısıtlı iç dönme.

Restricted ownership : Sınırlı mülkiyet.

Restricted stock : Sınırlandırılmış hisse senedi. Borsada alım ve satım yasağı bulunan, ancak yetkili kurum tarafından verilen izin ile işlem görebilen hisse senedi.

Circulation restricted stock : Borsada alım ve satım yasağı bulunan, ancak yetkili kurum tarafından verilen izin ile işlem görebilen hisse senedi. Sınırlandırılmış hisse senedi. Opoze hisse senedi.

Context restricted : Bağlama bağlı.

Restricted time : Zaman yasağı. Yıl içerisinde başlangıç ve bitim tarihleri belli olan su ürünleri avcılığının yasak olduğu zaman aralığı.

İngilizce Restricted Türkçe anlamı, Restricted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Restricted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interdicts : Men etmek. Yasaklama. Mahcur. Hacir altına almak. Yasaklama emri. Yasaklama kararı. Yasak etmek. Menetmek. Yasaklamak.

Stated : Beyan edilmiş. Muntazam. Belirtilmiş. Açıklanmış. Belirli. Belirtilen. Belirlenmiş. Muayyen. Belli.

Reduced : Azalmış. İndirimli. İndirgenmiş. Tenzil edilmiş. Küçültülmüş (film). Azaltılmış. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tenzilatlı. Küçültme işlemine uğramış (film) küçültme işlemiyle elde edilmiş (film).

Controlled : İdare edilmiş. Denetlenmiş. Kontrol altına alınmış. Gözlenmiş. Bastırılmış. Denetimli. Güdümlü. Düzenlenmiş. Bastırılmış (isyan vb).

 

Measurable : Ölçülür. Ölçüye gelen doğabilimsel büyüklük. Ölçülebilen. Ölçülü. Ölçümsel. Ölçülebilir.

Scantier : Pek az. Bereketsiz. Az. Eksik. Bayan külodu. Yetersiz. Kısa iç çamaşırı.

Close bodied : Sıkı. Vücuda yapışan.

Cool customer : Sakin. Soğukkanlı. Haddini bilmez kişi.

De rigueur : Görgü gereği. Öngörülen.

Narrow : Daraltmak. Sıkı. Daralmak. Dar geçit. Parasızlık. Cüzi. Az. Çekmek. Ensizleşmek.

Restricted synonyms : out of bounds, restrictive, exiguous, limited, impeditive, stored, forbidden, constricted, registered to, scantiest, indicated, listed, bcc, unemancipated, narrower, ban, acutes, classified, liny, determinate, attenuate, clandestine, narrowest, inscriptive, registered, behind closed doors, auricular, definite, interdictum, blindest, force majeure, incapacious, qualified.

Restricted zıt anlamlı kelimeler, Restricted kelime anlamı

Unclassified : Sınıflandırmaya girmemiş. Gizli olmayan. Karışık. Sınıflandırmaya girmeyen. Tasnif dışı. Sınıflandırılmamış.

Unrestricted : Kısıtlanmamış. Serbest. Kısıtlamasız. Aşırı. Kısıtsız. Tahdit edilmemiş. Sınırlanmamış. Sınırsız. Sınırlamasız.

Free : Serbest. Bağımsız. Muaf. Erkin. Bedava. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Özgür. Serbestçe. Parasız. Rahatlatmak.

Restricted antonyms : unmodified, unconfined.