Common türkçesi Common nedir

  • Meydan.
  • Genel.
  • Topluma ait.
  • Halka açık alan.
  • Yalpı.
  • Kamusal.
  • Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.
  • Sıradan.
  • Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz.
  • Bilinen.
  • Alışılmış.
  • Kaba.
  • Çok kullanılan.
  • Bayağı.
  • Yaygın.
  • Tüketimde rakipsiz olma ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip, özel mallar ile orta malları arasında yer alan mallar.
  • Alelade.
  • Olağan.
  • Müşterek.
  • Karma mal.
  • Kaba saba.
  • Ortak.
  • Toplumsal.
  • Ortamalı.
  • Halka açık yer.
  • Alışılagelmiş.
  • Çok rastlanan.
  • Park.
  • Adi.
  • Halka açık yeşil alan.

Common ile ilgili cümleler

English: A fault common to scientists is mistakenly believing that every problem has a technical solution.
Turkish: Bilim adamlarına göre yaygın bir hata her problemin teknik bir çözümü var olduğuna yanlışlıkla inanmaktır.

English: A very common type of elbow pain is known as "tennis elbow" in English.
Turkish: Çok yaygın bir tip dirsek ağrısı, İngilizcede " tenisçi dirseği " olarak bilinir.

English: Academic fraud may be more common than you think.
Turkish: Akademik sahtekarlık muhtemelen düşündüğünden daha yaygın olabilir.

English: Academic fraud is probably more common than most people think.
Turkish: Akademik dolandırıcılık, çoğu insanın düşündüğünden muhtemelen daha yaygındır.

 

English: Abdominal pain is a common problem.
Turkish: Karın ağrısı yaygın bir sorundur.

Common ingilizcede ne demek, Common nerede nasıl kullanılır?

Common accord : Müşterek mutabakat. Ortak rıza. Ortak mutabakat.

Common action : Ortak işlem. Ortak hareket. Müşterek faaliyet. Ortak eylem.

Common adder : Bayağı engerek.

Common area : Müşterek olarak sahip olunan mülkiyet. Common field. Ortak alan.

Common as dirt : Bayağı. Adi. Paçoz. Sıradan. Görgüsüz. Çok adi.

Common bile duct : Koledok kanalı. Müşterek safra kanalı. Ana safra yolu.

Common base connection : Ortak bazlı bağlantı.

Common bistort : Yılan kökü. Kurtpençesi.

Common brick : Yapı tuğlası. İnşaat tuğlası. Adi tuğla.

Common base amplifier : Ortak bazlı kuvvetlendirici.

İngilizce Common Türkçe anlamı, Common eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Common ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheesy : İşe yaramaz. Berbat. Kötü. Peynir kıvamında. Kötü kaliteli (argo terim). Peynire benzeyen veya peynir içeren. Peynire benzeyen. Peynirimsi. Peynir gibi.

Communis : Kommunis. Genel (latince). Ortak, müşterek, birlikte olan.

Barbarious : Kibar olmayan. Zalim. Medeniyetsiz. Barbar. İlkel. Vahşi. Kültürsüz. Yabani.

General : Umum. Tarikat lideri. Genel mahiyette. Baş. Orgeneral. Halk. Komutan. Ordu komutanı. Genel ilkeler.

Allround : Kapsamlı. Üniversal. Toplam. Değişik yetenekleri olan. Çok yönlü.

Everyday : Her günkü. Her gün. Gündelik. Basit. Vasat. Günlük. Orta halli.

 

Cheap : Asan. Cimri. Elisıkı. Değersiz. Aciz. Adice. Ucuz. Kolay.

Declared : Aleni. Tanımlanmış. Bildirilen. Açık. Deklare. Olarak kabul edilen. Beyan olunan. Şaşmaz. Değişmez.

Across the board : Herkesi ilgilendiren. Herkese eşit. Herkesi kapsayan. Dört bir tarafında. Tüm toplumu kapsayan. Kapsamlı. Her yerinde. Tüm üyeleri kapsayan. Geniş kapsamlı.

Broad : Genişliğinde. Serbest. Enli. Hoşgörülü. Karı. Sınırsız. Liberal. Esas. Açık.

Common synonyms : everydayness, brusque, one size fits all, orthodox, coheir, joint, buffoonish, coarse, customable, agoras, nondescript, pedestrian, current, kenned, social, every, coarse grained, catholic, chintzy, casually, frequent, in the open, cheapjack, barbarian, conjuncts, caitiff, collectives, beastliest, cliched, arenas, goop, conventional, commonly.

Common zıt anlamlı kelimeler, Common kelime anlamı

Individuality : Ferdiyet. Özellik. Şahsiyet. Ferdiyetçilik. Hususiyet. Kendine özgülük. Özgünlük. Bir kişiyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, biricik kılan özellikler ya da bunların bileşim biçimi. Bireysellik.

Individual : Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Kişisel. Özel. Kişi. Tek. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Kimse. Başlıbaşına. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Separate : Ayrı yaşamak. Tecrit etmek. Çıkmak. Ayrıbasım. Bireysel. Müstakil. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Ayrı. Ayırmak. Ferdi.

Common antonyms : extraordinary, unusual, uncommon, uncommonness.

Common ingilizce tanımı, definition of Common

Common kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The community. The people. To converse together. Belonging or relating equally, or similarly, to more than one. As, you and I have a common interest in the property. To confer. To discourse.