Cheap türkçesi Cheap nedir

  • Basit.
  • Değersiz.
  • Kolay.
  • Cimri.
  • Ucuz.
  • Uğraşsız.
  • Ucuz ucuz olarak.
  • Ucuzlatmak.
  • Bayağı.
  • Kalitesiz.
  • Benzerlerine ve aynı özellikte bulunanlara göre birim değeri düşük olan.
  • Ucuza.
  • Adi.
  • Asan.
  • Ucuzcu.
  • Elisıkı.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Aciz.
  • Adice.
  • Kıytırık.

Cheap ile ilgili cümleler

English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.

English: A beard doesn't make a philosopher, nor does wearing a cheap coat.
Turkish: Ne sakalla, ne de hırkayla filozof olunur.

English: Alcohol is also cheap in Germany.
Turkish: Alkol Almanya'da da ucuzdur.

English: Ali bought a bottle of cheap wine.
Turkish: Ali bir şişe ucuz şarap satın aldı.

English: Ali bought a bottle of cheap red wine.
Turkish: Ali bir şişe ucuz kırmızı şarap aldı.

Cheap ingilizcede ne demek, Cheap nerede nasıl kullanılır?

Cheap and nasty : Kalitesiz. Ucuz ve kalitesiz.

Cheap as chips : Aşırı derecede fiyatı düşük. Çok ucuz. (argo) toprak kadar ucuz. Sudan ucuz.

Cheap as dirt : Bedava. Sudan ucuz.

Cheap fare : Düşük faizle alınan para. Ucuz para.

Cheap hotel : Ucuz otel.

Cheap labor countries : İşgücünün bol olması nedeniyle ücretlerin göreli olarak çok düşük olduğu az gelişmiş ülkelere gelişmiş ülkeler tarafından verilen ad. Ucuz emek ülkeleri.

 

Cheap money policy : Ucuz para politikası. Faiz oranını düşürerek kredi miktarını artırmayı hedefleyen genişletici para politikası. Genişletici para politikası ile faizlerin düşürülmesi politikası.

Cheap melodrama : Basit dramatize etme sanatı. Halk draması. Ucuz melodram. Adi drama.

Cheap imitation : Daha pahalı bir ürünün ucuz ve düşük kaliteli bir versiyonu. Ucuz imitasyon.

Cheap monetary policy : Ucuz para politikası. Faiz oranını düşürerek kredi miktarını artırmayı hedefleyen genişletici para politikası.

İngilizce Cheap Türkçe anlamı, Cheap eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cheapening : Değerini düşürmek. Ucuzlamak. Ederlerde indirim yapma. İtibarını düşürmek. Değeri düşmek. Ucuzlatma. Değerini kaybetmek. Alçaltmak.

Helpless : Çaresiz. Beceriksiz. Yeteneksiz. Kimsesiz. Zayıf. Miskin. Beli bükük. Biçare. Umarsız.

Inability : Güçsüzlük. Olanaksızlık. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Yapamama. Beceriksizlik. Acziyet. Yeteneksizlik. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Gücü olmama. Yetersizlik.

Beneath contempt : Hor görmeye değmez. Rezil. Ahlaksızca. Hor görmeye bile değmez. Utanmazca. Aşağılık.

Easy : Kolayca. Serbest. Rahatlıkla. Doğal. Rahat. Zahmetsiz. Sorunsuz. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar.

A priori theoretical criteria : Öncül kuramsal ölçüt.

 

Cut price : Tenzilatlı fiyat. İndirimli. Tenzilatlı. İndirimli fiyat.

A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.

Low priced : Düşük maliyetli. Düşük fiyatlı. Her keseye uygun. Ucuzlatılmış. Uygun fiyatlı.

Cheap and nasty : Ucuz ve kalitesiz.

Cheap synonyms : bargain priced, low cost, low budget, nickel and dime, chuffer, arcadias, handseller, a posteriori information, incapable, elementary, coarsely, dastardly, insolvencies, bad debt, two a penny, inabilities, despicable, tinny, impotents, cheapo, basic, ineffectual, helplessness, commonplace, cheapskate, boondoggling, readier, vulgarly, cheeseparing, cheeseparings, cruder, campy, common as dirt.

Cheap zıt anlamlı kelimeler, Cheap kelime anlamı

Expensive : Masraflı. Pahalıya mal olan. Pahalı.

Superior : Üst. Üst (rütbe). Satırın üstüne basılmış. Üstünlük taslayan. Amir. İlgisiz. Kibirli. Yüksek. Daha kuvvetli.

Cheap ingilizce tanımı, definition of Cheap

Cheap kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cheaply. Having a low price in market. To buy. Of small cost or price, as compared with the usual price or the real value. Cheapness. To bargain. A purchase. A bargain.