Expensive türkçesi Expensive nedir

Expensive ile ilgili cümleler

English: Ali accepted an expensive gift from Mary.
Turkish: Ali Mary'den pahalı bir hediye kabul etti.

English: Ali bought an expensive car.
Turkish: Ali pahalı bir araba satın aldı.

English: Ali ate sushi at an expensive restaurant just around the corner.
Turkish: Ali tam köşedeki pahalı bir restoranda suşi yedi.

English: "30 Yuan is far too expensive for that little room", he thought.
Turkish: " Bu kadar küçük oda için 30 Yuan çok pahalı," diye düşündü.

English: Ali bought a very expensive camera.
Turkish: Ali çok pahalı bir kamera satın aldı.

Expensive ingilizcede ne demek, Expensive nerede nasıl kullanılır?

Be too expensive : Pahalıya mal olmak.

Became more expensive : Pahalılaştı. Daha maliyetli oldu. Fiyatı yükseldi.

Do you have anything more expensive : Daha pahalı bir şeyleriniz var mı.

I find it a little expensive : Bunu biraz pahalı buluyorum.

More expensive : Daha pahalı.

Inexpensive : Masrafı az. Pahalı olmayan. Ucuz. Masrafsız.

Expensing : Sarf etme. Masrafları ödeme. Harcama.

Multiple expension of credit : Sayca genişlemesi. Bir banka tarafından verilen saycanın ikinci bankada yatırım niteliğini kazanması ve üçüncü bir banka için borca karşılık olarak bulunması durumu.

 

Some place not too expensive : Çok pahalı olmayan bir yer.

Inexpensively : Fazla pahaya patlamayan bir şekilde. Pahalı olmayan bir şekilde. Ucuza. Ucuz bir şekilde.

İngilizce Expensive Türkçe anlamı, Expensive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expensive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

High priced : Yüksek fiyatlı.

Precious : Fazla nazik. Aşırı. Aşırı ince. Seviyeli. Değer. Büyük. Çok. Kıymetli. Aziz. Yapmacıklı.

Costly : Mükellef. Değerli. Lüks. Maliyetli. Kazık. Çok pahalı. Kıymetli.

Cost an arm and a leg : Bir servete mal olmak. Pahalıya almak. Pahalıya patlamak. Çok pahalı olmak. Pahalıya mal olmak. Çok pahalıya mal olmak. Çok paraya mal olmak. (bir) servete mal olmak.

Pricey : Kazık marka. Tuzlu.

Uneconomic : Ekonomik olmayan. Zararlı. Karsız. Savurgan.

Pricy : Tuzlu. Kazık marka. Bkz.pricey.

Overpriced : Değerinden fazla fiyatlandırılan. Yüksek fiyatlandırılmış.

Expensive synonyms : dearly won, high ticket, big ticket, priciest, pricier, costlier, dear, costliest, dears, dearer, expensively, sumptuous, exclusive, valuable.

Expensive zıt anlamlı kelimeler, Expensive kelime anlamı

Worthless : Değersiz. Adi. Karaktersiz. Kötü.

Cheap : Asan. Cimri. Benzerlerine ve aynı özellikte bulunanlara göre birim değeri düşük olan. Ucuza. Adice. Ucuz ucuz olarak. Uğraşsız. Bayağı. Elisıkı.

Expensive ingilizce tanımı, definition of Expensive

Expensive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, expensive dress. Costly. Calling for liberal outlay. Dear. An expensive house or family. Occasioning expense. Liberal.